| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
G.Ü TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS HASTALIKLARI ANA BİLİM DALI
ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. TÜRKTAŞ:
-''SİGARA, ALERJİK RAHATSIZLIKLARDA HASTANIN DURUMUNUN
AÄžIRLAÅžMASINA NEDEN OLUR''
-''SİGARA KULLANAN HASTADA TEDAVİDEN YETERLİ YANIT ALINAMAZ,
HASTANEYE YATIŞLAR ARTAR. BU NEDENLE HANGİ ALERJENE BAĞLI
OLURSA OLSUN BU HASTALARIN SİGARA İÇMEMELERİ GEREKİR''
15.05.2008 01:20:07
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi GöÄŸüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı ÖÄŸretim Üyesi Prof. Dr. Haluk TürktaÅŸ, sigaranın alerjik rahatsızlıklarda hastanın durumunun ağırlaÅŸmasına neden olduÄŸunu belirterek, ''Sigara kullanan hastada tedaviden yeterli yanıt alınamaz, hastaneye yatışlar artar. Bu nedenle hangi alerjene baÄŸlı olursa olsun bu hastaların sigara içmemeleri gerekir'' dedi.
TürktaÅŸ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çevresel alerjenlere baÄŸlı olarak astım, saman nezlesi ve göz alerjisi (konjonktüvit) gibi hastalıkların ortaya çıktığını söyledi.
Ancak, bu hastalıkların söz konusu alerjenlerle her karşılaÅŸan kiÅŸide görülmediÄŸini, genetik yatkınlığın da bunda etkili olduÄŸunu anlatan TürktaÅŸ, anne veya babasında bu tür rahatsızlığı bulunanlarda astım ve benzeri hastalıkların görülme olasılığının diÄŸer kiÅŸilere göre 2-6 kat daha fazla olduÄŸunu bildirdi.
Genetik yatkınlığın da bu tür hastalıkların görülmesinde tek başına etken olmadığını belirten TürktaÅŸ, ''Genetik yatkınlığı olanlarda doÄŸumdan itibaren yoÄŸun çevresel alerjenlerle karşılaÅŸma, aylar yıllar içinde zamanla o kiÅŸiyi duyarlı hale getirir. Duyarlı hale gelmek hastalığın ortaya çıkmasını gerektirmez. Çevresel alerjenlerle genetik yatkınlığın bir araya gelmesi alerjik hastalıkları ortaya çıkarabilir'' ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Alerjik hastalıklara genellikle birlikte rastlandığını, toplumda saman nezlesi görülme sıklığının yüzde 20-25, astım görülme sıklığının ise yüzde 6-7 oranında olduÄŸunu ifade eden TürktaÅŸ, ''Astımlı hastaların yüzde 70'inde saman nezlesi de vardır'' dedi.
-ALERJİYE NEDEN OLAN ALERJENLER-
Alerjiye genellikle solunum yoluyla alınan alerjenlerin neden olduÄŸunu bildiren TürktaÅŸ, ev tozu, güneÅŸ görmeyen evlerdeki mantar sporları ve küf mantarları ile hijyeni bozuk evlerdeki hamam böceklerinin baÅŸta gelen alerjenler olduÄŸuna dikkati çekti.
Bu alerjenlerin yıl boyunca ÅŸikayetlere neden olduÄŸunu kaydeden TürktaÅŸ, mevsimsel ÅŸikayetlere neden olan alerjenlerin başında ise polenlerin geldiÄŸini bildirdi.
Türkiye'de genellikle çayır çimen polenlerinin alerjiye yol açtığını, aÄŸaç polenlerinin bu konuda ''masum'' olduÄŸunu vurgulayan TürktaÅŸ, ancak, bazı bölgeye özel aÄŸaç türlerinin polen alerjisine neden olabildiÄŸini söyledi.
Kavak aÄŸaçlarından çevreye yayılan pamuk ÅŸeklindeki tohumların alerjik olmadığının altını çizen TürktaÅŸ, ''Bu pamukçukların olduÄŸu dönemlerde çayır çimen polenleri alerji yaptığı için kavak aÄŸaçları suçlu görülür. Ama bu yanlıştır'' dedi.
TürktaÅŸ, mevsimsel alerjenlere karşı alerjisi olanların genellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında duyarlı hale geldiklerini kaydederek, ÅŸunları söyledi:
''GeliÅŸmiÅŸ ülkelerde polenlerin yoÄŸun olduÄŸu dönemlerde hava durumu gibi polen uyarıları yapılır. Hastalar da bu dönemlerde gerekli olmadıkça dışarıya çıkmaz. Hastaların alabileceÄŸi en baÅŸta gelen önlem zaten budur. Yüze takılan maskeler ise koruyucu deÄŸildir.''
-''SİGARADAN UZAK DURMALILAR''-
Sigaranın alerjik rahatsızlıklarda hastanın durumunun ağırlaÅŸmasına neden olduÄŸunu bildiren TürktaÅŸ, ''Sigara kullanan hastada tedaviden yeterli yanıt alınamaz, hastaneye yatışlar artar. Bu nedenle hangi alerjene baÄŸlı olursa olsun bu hastaların sigara içmemeleri gerekir. Özellikle çocuklar pasif içicilikten korunmalıdır'' diye konuÅŸtu.
Alerjik hastalıkların tedavisinin 3 ayağı bulunduÄŸunu anlatan TürktaÅŸ, bunun birinci ayağının hastanın eÄŸitimi olduÄŸunu, hastanın hangi ilaçları ne zaman kullanacağını iyi bilmesi gerektiÄŸini belirtti.
Korunmanın, tedavinin ikinci ayağı olduÄŸunu, hastanın sigara ve alerjenlerden uzak durması gerektiÄŸini ifade eden TürktaÅŸ, tedavinin üçüncü ayağının da ilaç kullanımı olduÄŸunu söyledi.
TürktaÅŸ, ''İlaç tedavisiyle hasta saÄŸlıklı biri gibi yaÅŸamını sürdürebilir. Burada önemli olan hastalığın kontrol altına alınmasıdır. Hastalığı sürekli olanlar ilaçlarını yaÅŸam boyu, mevsimsel olanlar ise rahatsızlıklarının devam ettiÄŸi sürece kullanmalıdırlar'' diye konuÅŸtu.
-HİYJEN HİPOTEZİ-
Alerjik hastalıkların artışıyla ilgili ortaya atılan ''Hijyen hipotezi''ne de deÄŸinen TürktaÅŸ, hijyene az önem verilen toplumlarda alerjik hastalıkların da az görüldüÄŸünü bildirdi. TürktaÅŸ, ''İleri toplumlarda sadece astım deÄŸil, alerjiler de çok yaygındır. Bu, bağışıklık sistemiyle ilgili bir durum. Biz bu açıdan belki biraz daha ÅŸanslı bir toplumuz. Ama saÄŸlıklı bir yaÅŸam için hijyenin gerekli olduÄŸu da unutulmamalıdır'' ÅŸeklinde konuÅŸtu.
Uygun tedavi uygulandığında astımın korkulacak bir hastalık olmadığının altını çizen TürktaÅŸ, ''Astımlı olup olimpiyat madalyası alan sporcular olduÄŸu unutulmamalıdır'' dedi.
Bu haber için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
SAĞLIK kategorisindeki bütün başlıklar için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 6 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.