Son Dakika
BAĞLANTILAR
HAVA TAHMİNLERİ
Konya Ankara
Aksaray Kayseri
Karaman Antalya
Niğde Kırşehir
Afyon Isparta

Sektörün devleri şeker üretimini tartışıyor

Pancar Ekincileri Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik), Dünya Pancar ve Şeker Kamışı Üreticileri Konfederasyonu (WABCG) ile şeker sektörü ve tarımın son durumunu masaya yatırdı.Dünya Şeker Pancarı ve Şeker Kamışı Üreticileri Birliği'nin Yıllık Olağan Konsey Toplantısına 33 ülkeden 21 şeker pancarı 17 şeker kamışı yetiştiricisi organizasyon katıldı. Pancar Ekincileri Kooperatifleri Birliği (Pankobirlik) dünya şeker sektörünün ele alındığı uluslararası toplantıya ev sahipliği yapıyor. 01.07.2008 03:49:29
Yazıyı KüçültYazıyı Büyüt

Bu yıl 29.su düzenlenen ve şeker sektörünün problemlerini uluslararası düzeyde tartışan Dünya Şeker Pancarı ve Şeker Kamışı Üreticileri Birliği (WABCG) konsey toplantısı 1-3 Temmuz 2008 tarihleri arasında İstanbul ve Konya'da gerçekleştiriliyor. Swisotel'de başlayan toplantının açılışında konuşan Pankobirlik Başkanı Recep Konuk dünyanın gündeminde bulunan gıda krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Recep Konuk, "Gıda krizinin en önemli çözümü fiyatları artıran tarım dışı faktörlerin etkisinin izole edilmesiyle mümkündür. Ayrıca üretimin teşvik edilmesi, atıl tarım alanlarının değerlendirilmesi, dünyanın üretim dengesinin yeniden yapılanması gerekmektedir. Örneğin Sovyetler Birliği dağıldığı zaman terk edilen 21 milyon hektarlık hububat arazisi halen kullanılmıyor. Gıda ve Tarım Örgütü'nün (Food and Agriculture Organisation FAO) raporlarına göre Rusya'nın hububat verimini yüzde 45, Kazakistan'ın yüzde 60, Ukrayna'nın yüzde 70 artırma potansiyeli var. Öte yandan gelişmekte olan ülkelerin tarımsal üretimde ortalama verimi, gelişmiş ülkelerin yarısı kadardır. Tek başına bunlar bile gelecekte dünyanın küresel bir açlık tehlikesini yaşamayacağının göstergesidir." şeklinde konuştu.

Türkiye'de ve dünyada açlık korkusunun geçmişte olduğu gibi bugün de devam ettiğine değinen Recep Konuk, bu korkunun tarımsal üretimin desteklenmesiyle azalacağını belirtti. Ayrıca bazı kesimlerce gıda krizinin başlıca aktörleri arasında gösterilen biyoetanolün sanıldığı gibi Türkiye'de önemli tarım alanlarını işgal etmediğini söyleyen Konuk, "Türkiye'de tarımsal atıkların değerlendirilmesi sonucunda biyoetanol üretiliyor" dedi.

Gıda krizine yönelik alınan tedbirlerin önemine dikkat çeken Recep Konuk, şeker ile ilgili dünyadaki çalışmalara dikkat çekti. Dünyanın farklı coğrafyalarında üreticilerin hem ortak hem de yerel tabiat şartlarından kaynaklanan sorunları olduğuna dikkat çeken Konuk, hükümetlerin siyasi tercihleri ve içinde yaşanan toplumların ekonomik gelişmişlik düzeyleri nedeniyle bu sorunların ülkelere göre farklılıklar gösterdiğini belirtti. Her ülkeye göre farklılık gösteren girdi maliyetleri, destekleme politikaları, işçi ücretleri ile sosyal maliyetlerin şeker pancarı ve şeker kamışının fiyatlarında değişikliğe neden olduğunu belirten Konuk bu konuyla ilgili şeker sektörünü örnek olarak gösterdi. Konuk, "Şekerin piyasa fiyatını etkileyen diğer unsurlar ise üretim teknolojisi, koruma oranları ve ülkedeki şeker sanayinin rekabetçi yapısıdır" dedi.

Avrupa Birliği'nde şeker reformu yaşandığını belirten Konuk, bunun sektöre ciddi anlamda bir dinamizm kazandırdığını kaydetti. Dünya Ticaret Örgütü yaptırımları nedeniyle ihracatın 1,4 milyon tonla kısıtlandığını da ifade eden Konuk, şunları söyledi: "Hindistan'da ihraç edilebilir fazlalıkta artış söz konusu. Yeni izlemeye alınan aktörlerden olan Çin'de ise üretim ve tüketimde güçlü bir büyüme gözleniyor. Tüm bu verilerden hareketle 2008/2009 dönemi için ilk tahminler; tüketimin 4 milyon ton artışla 165 milyon tona ulaşacağını, dönemsel olarak ise 1,5 milyon tonluk bir arz açığı gerçekleşeceğini gösteriyor. 2009/2010 dönemi için ise ilk tahminlere göre 3,5 milyon tonluk dönemsel bir arz açığı olması bekleniyor."

"AB ülkelerinde şeker fabrikalarında kooperatiflerin payının yüzde 60'larda" diyen Recep Konuk konuşmasına şöyle devam etti: "ABD'de ise üretimin tümü üretici kooperatiflerine aittir. Çalışma gurubunda yapılacak değerlendirmeler sonucunda, şeker fabrikalarının üretici birliklerince işletilmesinin hem tarımsal kalkınma hem de sektörel rekabet açısından daha doğru ve denenmiş bir yaklaşım olduğunun ortaya çıkacağı kanaatindeyim. Bu çerçevede şunu belirtmem gerekir; birliğimiz tarım-sanayi entegrasyonunun dünyadaki belki de en başarılı örneklerinden biridir. Sanayi ile üretim arasında kurulan güçlü bağ sayesinde hem sanayinin verimliliği artmakta hem de tarımın ihtiyaç ve öncelikleri süratle giderilmektedir. Bu güçlü bağ sektörün hızlı gelişimini sağlayan etkin bir Ar-Ge faaliyetini de sürekli hale getirmektedir. Ancak sektörümüzü ve dünya sağlığını tehdit eden gelişmeler biz üreticileri endişelendirmektedir. Örneğin, özellikle gıda sanayinde doğal şekerin yerine kimyasal tatlandırıcıların kullanımının yaygınlaşması gibi hem biz üreticileri ve tarımsal üretimi hem de toplum sağlığını tehdit eden ciddi bir mesele var. Bizim bu toplantımızdan özellikle bazı ülkelerin gıda kodekslerinde kimyasal tatlandırıcıların kullanımına izin veren uygulamalarının yaratacağı ekonomik maliyeti ve ciddi sağlık sorunları riskini ortaya koyacak bir değerlendirmenin çıkacağını umuyorum."

Bu haber toplam 86 kez okunmuş.

Yorumlar

Bu haber için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.

İlk yorumu siz yapın!

Şu an sitemizde 10 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.

HakimiyetYeni Gazete İletişim ve Yayıncılık Ltd. Şti. | Copyright © 2008, All Rights Reserved. Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. Herhangi bir haber veya içerik; izinsiz ve/veya kaynak gösterilmeden kullanılamaz.