| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Artan petrol fiyatları, dünyadaki resesyon ve yurt içindeki siyasi riske rağmen “yabancı portföy yatırımcısı” İMKB'yı terk etmiyor. Yabancılar Türkiye’ye güvenini koruyarak tatlı kârlar elde ediyor08.07.2008 04:30:33
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) 2003 yılından itibaren 17 milyar YTL’den başlayarak 2007 yılında 128 milyar YTL’ye yükselen yabancı işlemlerdeki hacim 2008 yılının ilk çeyreğinde 59 milyar YTL’ye ulaştı. Bu yıla yüzde 72.4 ağırlıkla giren yabancılar İMKB’de Haziran ayı içinde yaşanan siyasi riske rağmen yüzde 69’un altına düşmedi. Yabancıların payı Temmuz başı itibariyle yüzde 70.17’lere demir attı. AK Parti kapatma davasıyla Ergenekon operasyonunda sona gelinmesiyle yabancı akınının yılın başındaki ilgiden daha fazla olacağı görüşü ağırlık kazanıyor. Yabancılar söz konusu süreyi de en geç 30 Ağustos olarak tahmin ediyor.
“Yerlinin kaçtığı yere oturuyorlar”
AS Haber Ajansı’nın (asha) derlediği haber analize göre, piyasalara yönelik kötü gelişmeleri abartarak ekonomide bir balon oluşturulmasına aldırmayan yabancılar Türkiye’de yatırımlarını sektör bazlı olarak daha da pekiştirmek istiyor ve orta ve uzun vadeli yatırımlara yöneliyor. Uzmanlara göre, siyasi riskin geçici ve Türkiye’nin bu tür dalgalanmalara alışık olduğunu bilen yabancılar yerli yatırımcılardan daha cesaretli davranıyor. Yerlilerin kaçtığı yeri hemen tutan ve orada istikrar sağlamaya çalışan yabancılar yüzde 70 civarındaki İMKB’deki ağırlığını yüzde 75’lere taşıma planları yapıyor. Hükümetin iç sorunlara rağmen orta ve uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme yakalanması için gerekli tüm yapısal reformları gerçekleştirme çabasında olduğunu, ülkenin kısa vadede potansiyelin altında büyüse de orta ve uzun vadede önemli bir büyüme yakalayacağına inanan yabancılar Türkiye’yi bırakmak niyetinde görünmüyor.
“Türkiye dünyanın en kârlı piyasası”
Uzmanlar, dünyada en karlı borsalardan birinin İMKB ve Türk piyasaları olduğunu, kısa zamanda belirlenen sektörlerde tatlı kârlar elde eden yabancıların gelmişken ülkedeki özelleştirmelere de zemin hazırlığı yaptığını belirtiyorlar. Yerli yatırımcının yüksek faiz, düşük kur politikasını bahane ederek ülke dışında istikbal aradığına değinen uzmanlar, “Yabancı kadar dirençli olmayan Türk yatırımcılar aslında ülkeyi terk etmekle büyük kayıplar veriyor. Yurt dışında hiç kimse büyük karları avucunuza bırakmaz. Türkiye’de 10 kazanıyorsanız, yurt dışında bu kazancınız 0.5’i bile bulmaz. Yabancılar bu karları neden bıraksın. Türkiye’yi yabancılara terk eden Türk yatırımcılar ekonomi savaşında her zaman mağlup oluyorlar” yorumu yapıyorlar.
“Yabancı portföy yatırımcısının gözü özelleştirmelerde”
Halka arzlar konusunda önemli değerlendirmelerde bulunan uzmanlar, “Son yıllarda çok başarılı halka arzlar sonrası yeni şirketlerin piyasa çıktığı görülüyor. Yabancılar bu hisselerden ciddi biçimde pay alıyor. Yerli yatırımcı ise ‘yenilmişlik’ psikolojisiyle yabancının yaptığının tam tersini yapıyor ve halka arzlarda meydanı yabancılara bırakıyor. Bu konuda bilgilendirme ve tanıtıma ihtiyaç var. Hükümetin de yerli yatırımcıya yönelik yeni bir çalışma başlatması gerekiyor” açıklamasını yapıyorlar. Yabancıların özellikle uluslar arası kredi derecelendirme, yatırım ajansları ve önemli kuruluşları da arkalarına alarak büyük bir güç birliği yaptıklarını dile getiren uzmanlar, “Daha dün OECD 2008 Ekonomik Görünüm Raporu’nda Türkiye’deki siyasi riskleri ve belirsizlikleri ön plana taşıyarak yabancılara ballı börekli kapılar açıyor. Dünya Bankası’nın bugünkü açıklamaları da bundan farklı değil. Tabi yerli işi tersinden anladığı için gereken tepkiyi veremiyor” diye konuşuyorlar.
“Türkler finans ve para merkezli sistemleri bilmiyor”
Dünyada faizlerin yüzde 5, Türkiye’de ise yüzde 22 seviyesinde olduğuna dikkat çeken uzmanlar, “Yüzde 22 ile borçlanıp yüzde 5 ile satıyorsunuz. Türkiye vadeleri sürekli öteleyerek borçlanıyor. Bu çuval tersine çevrilmelidir. Siyasi risk bahanesiyle faizleri yükseltenlere, enflasyon beklentisi oluşturanların tuzağına düşmeden üretimle rekabetçi ihracata girmek, yurt dışına kaçmadan ülkedeki yabancı portföy yatırımcılarıyla dişe diş mücadele etmek gerçek manada milliyetçilik ve vatanperverlik olur” diyorlar. Oyakbank satışının farklı bir mantık çerçevesinde yapılmadığına değinen uzmanlar, yurt dışından gelen bir Hollandalının Türkiye’de Oyakbank gibi çok rahat bir şekilde ileri seviyede bir bankayı alabildiğine işaret ediyorlar ve Türklerin finans başta olmak üzere para merkezli sektörleri çok iyi bilmediklerini ve bilmedikleri sektörlerden de süratle uzaklaştıklarını ifade ediyorlar.
“Yabancı çıkmıyor, güç denemesi
Bu haber için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
EKONOMİ kategorisindeki bütün başlıklar için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 15 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.