| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Bu gece Müslüman alemi Miraç Kandili'ni kutlayacak. Miraç, Peygamber Efendimizin bir gece Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya, oradan da Yüce Allah'ın huzuruna vardığı, içerisinde pek çok hikmet ve sırların bulunduğu mübarek bir yolculuğun adıdır. Peygamberimiz miraçtan beş müjde ile döndü. İnsanlığa beş hediye getirdi. 29.07.2008 03:52:35
Mehmet Paksu peygamberimizin Miraç'tan getirdiği 5 hediyeyi şöyle yazdı:
Miracın beş hediyesinden birincisi: İnsanın sonsuz ihtiyaçları, sayısız düşmanları vardır. Fakat buna karşı aciz, fakir, perişan durumda bulunuyor.
Oysa
insanın bütün ihtiyaçlarını karşılayacak, bütün düşmanlarını alt edecek
sonsuz kudret sahibi birisi vardır. İnsan O'nu tanır, O'na yaklaşır ve
O'na kul olursa bu geçici dünya konağında Cennet adayı bir misafir
olarak yaşar. Peygamberimiz miraçta bütün iman esaslarını; melekleri,
ahireti, Cenneti ve Allah'ın cemalini, güzelliğini gözleriyle
gördü ve geldi bize haber verdi. Bizim de bu nimetlere ulaşacağımızı
haber verdi.
Miracın ikinci hediyesi:
Peygamberimiz miraçtan Kâinatın Sahibi'nin, Alemlerin Rabbi'nin razı
olacağı ve seveceği şeylerin neler olduğu müjdesini getirdi. İnsan
saygı duyduğu, iyiliğini gördüğü bir büyüğüyle görüşmek ister, onu
sevgisini kazanma yollarını arar, der ki: "Keşke yolunu bulsam,
doğrudan o zatla görüşsem de, benden ne istiyor anlasam, onun hoşuna
giden şeyleri bilsem." Bunun gibi bir insan da, "Ne yaparsam Allah beni
sever, nasıl hareket edersen Allah'ın hoşnutluğunu kazanırım?" diye
Rabbi'nin razı olacağı şeyleri merak eder. İşte Peygamberimiz, miraç
dönüşü Allah'ın nelerden razı olacağı haberi getirdi. Allah
ile nasıl buluşacağımızı, nasıl görüşeceğimizin yollarını anlattı. Yüce
Yaratıcı ile beraber olmanın en güzel yolu, O'nun razı olacağı en tatlı
vesile, beş vakit namazda huzura çıkmaktır.
Miracın üçüncü hediyesi:
Peygamberimiz ebedi saadetin definesini gördü, anahtarını alıp getirdi,
insanlara ve cinlere hediye etti. Bu müjdenin önemini şu örnekten
anlıyoruz: İdam sehpasına çıkarılan bir adam ipi çekileceği
bir anda affedilse, bir de padişahın sarayının yanında kendisine bir
saray verilse ne kadar sevinir. İşte insan da öldükten sonra
yok olma gibi bir tehlike ile karşı karşıya kaldığı bir anda
Peygamberimizin getirdiği bu müjde ile sonsuz bir sevince ulaşır. Aynı
sevinci bütün insanlar ve cinler sayısınca düşürülse müjdenin azameti
daha açık büyüyecektir.
Miracın dördüncü müjdesi: Peygamberimiz bize Allah'ın nur cemalini görme hediyesini getirdi.
Kendisi Rabbinin cemalini gördüğü gibi, Cennette de mü'minlerin
göreceği müjdesini verdi. Bir insan çok sevdiği birisini görmek için,
onun yolunda her şeyini feda eder, gerektiğinde canını bile göze alır.
İşte, gördüğümüz ve göremediğimiz bütün güzeller ve güzellikler O'nun
eseri, bütün nimetler O'ndan geliyor, hayat ve hayatla gelen ne kadar
güzel şey varsa hepsi O'nun güzelliğinden kaynaklanıyor. Bütün aşklar,
sevgiler, muhabbetler ve saadetler O'nun katından bize ulaşıyor. Bunun
içindir ki, Allah'ın cemalini görmek Cennetin bütün nimetlerini gölgede
bırakıyor.
Miracın beşinci müjdesi: Cenab-ı
Hakk'ın en nazlı sevgisinin insan olduğu miraçla anlaşıldı. İnsan aciz,
zayıf ve muhtaç bir varlık iken, Allah ile yakınlık kurunca öyle bir
makama ulaştı ki, bütün kainat üstünde bir mertebe kazandı. Nasıl ki
rütbesiz düz bir ere, "Sen paşa oldun" dense dünya çapında bir sevince
ulaşır. Bunun gibi, sürekli ayrılık acısı çeken, yok olma korkusuyla
endişeler içinde kıvranan bir insana da, "Sen öldükten sonra yok
olmayacaksın, ebedi bir Cennete gideceksin. Hayalinin hızında, ruhunun
genişliğinde, kalbinden geçen her şey önüne gelecek, o âlemde Rabbinin
cemalini göreceksin" müjdesinin verilmesi her şeyin üstünde bir rütbe
kazandırır.
Bugün
Bu haber için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
YAŞAM kategorisindeki bütün başlıklar için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 3 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.