| Konya | Ankara |
| Aksaray | Kayseri |
| Karaman | Antalya |
| Niğde | Kırşehir |
| Afyon | Isparta |
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 5811 sayılı ''Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun''u onayladı. Kanun neler getiriyor?
21.11.2008 07:12:42
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 5811 sayılı ''Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun''u onayladı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan açıklamaya göre, Cumhurbaşkanı Gül, kanunu yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderdi.
Bazı Varlıkların Milli Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Kanun'a göre, gerçek veya tüzel kişilerin, 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla sahip olduğu yurt dışındaki; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, varlığı kanaat verici bir belgeyle ispat edilen taşınmazları, bu kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar YTL cinsinden rayiç bedelle banka veya aracı kuruma bildirilecek ya da vergi dairelerine beyan edilecek.
Bu kıymetler, Vergi Usul Kanunu uyarınca, defter tutan mükelleflerce beyan tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilebilecek.
Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kanun hükümleri uyarınca kanuni defterlerine kaydettikleri kıymetler için pasifte, özel fon hesabı açacaklar. Bu fon hesabı, sermayenin parçası sayılacak, sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılamayacak, işletmenin tasfiye edilmesi halinde ise vergilendirilmeyecek.
Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecekler. Bu varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacak.
-TÜRKİYE'DE BULUNAN SERMAYE ARAÇLARI VE TAŞINMAZLAR- Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin sahip olduğu, Türkiye'de
bulunan ancak 1 Ekim 2008 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında,
işletmenin öz kaynakları arasında yer almayan para, altın, döviz,
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazlar, bu
kanunun yayımlandığı ayı izleyen üçüncü ayın sonuna kadar YTL cinsinden
rayiç bedelle, vergi dairelerine beyan edilecek. Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, bu kanun hükümlerine
göre Vergi Usul Kanunu uyarınca kanuni defterlerine taşınmazlar
dışındaki varlıklarını, banka ve aracı kurumlardaki hesaplara yatırmak
suretiyle kaydederek, pasifte özel fon hesabı açacaklar. Bu fon hesabı, sermayenin parçası sayılacak ve beyan tarihinden
itibaren 6 ay içinde sermayeye eklenecek. Serbest meslek kazanç defteri
ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu
kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecekler. Bu varlıklar dönem
kazancının tespitinde dikkate alınmayacak. Defter tutma yükümlülüğü bulunmayan gelir vergisi mükellefleri,
taşınmazlar dışındaki varlıklarına ait tutarları, banka ve aracı
kurumlardaki hesaplara yatırabilecek. Bunlar için diğer şartlar
aranmayacak. -GERİYE DÖNÜK İNCELEME YAPILMAYACAK- Vergi dairelerine yurt dışından getirilen ekonomik varlıkların
değeri üzerinden yüzde 2, yurt içinde beyan edilen varlıkların
değerlerinin yüzde 5 oranında vergi kesilecek. Bu vergi, kesintinin
yapıldığı ayın sonuna kadar ödenecek. Vergi, hiçbir şekilde gider
yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecek. Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin
yüzde 2 oranında hesapladıkları vergiyi, bildirimi izleyen ayın 15.
günü akşamına kadar bağlı bulunduğu vergi dairesine beyan edecek ve
aynı sürede ödeyecekler. Yurt dışından veya yurt içinden beyan edilen varlıklar nedeniyle 1
Ocak 2008'den önceki dönemlere ilişkin vergi incelemesi ve vergi
kesintisi yapılmayacak. Ancak, diğer nedenlerle, bu kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten sonra başlayan 1 Ocak 2008 tarihinden önceki dönemlere
ilişkin vergi incelemeleri sonucu, gelir, kurumlar ve katma değer
vergisi yönünden tespit edilen matrah farkından, bu kanun kapsamında
beyan edilen tutarlar mahsup edilerek tarhiyat (vergi hesaplama işlemi)
yapılacak. Gümrük, kaçakçılıkla mücadele, vergi usul kanunlarındaki suçlar
yönünden hapis cezasını gerektiren bazı fiillerle ilgili soruşturma ve
kovuşturmalar devam edecek. Beyan edilen varlıklarla ilgili, Vergi Usul Kanunu'nun
amortismanlara ilişkin hükümleri uygulanmayacak. Bu varlıkların elden
çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması
bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmeyecek. Yurt dışından bildirim veya beyan yapıldığı tarihten itibaren 1 ay
içinde Türkiye'ye getirilmeyen, Türkiye'deki banka ya da aracı
kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmeyen para, döviz, altın,
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları dolayısıyla veya
beyanda bulunulduğu halde bilanço esasına göre defter tutmayan
mükelleflere, varlıklara ilişkin tutarların banka ve aracı kurumlara
yatırılmaması, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflere ise
süresi içinde sermaye artırımında bulunulmaması halinde, vergi
incelemesi ve vergi kesintisi uygulanacak. Bunun yanı sıra söz konusu
varlıklar için inceleme, soruşturma ve kovuşturma yapılabilecek, idari
para cezası kesilebilecek. Yurt içinde beyanda bulunulduğu halde, sermaye artırımında
bulunulmazsa bu varlıklar için vergi incelemesi ve vergi kesintisi
uygulanacak. İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek ve tüzel kişiler, yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek zorunda olacaklar. Kanun uyarınca verilmesi gereken beyannamelerin şekil, içerik ve
ekleri ile verileceği yeri ve kanunun uygulanmasına ilişkin diğer usul
ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkili olacak. -YURT DIŞI KAZANÇ İSTİSNASI- Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların 30 Nisan 2009
tarihine kadar elde ettikleri kazançları da dahil; kanuni ve iş merkezi
Türkiye'de bulunmayan kurumların iştirak hisselerinin satışından doğan
kazançları, merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumlardan elde ettikleri
iştirak kazançları, yurt dışında bulunan iş yeri veya daimi temsilcisi
aracılığıyla elde ettikleri ticari kazançları; bu kanunun yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren 31 Mayıs 2009'a kadar Türkiye'ye transfer
edilmiş olması kaydıyla, gelir ve kurumlar vergisinden müstesna
tutulacak. Tam mükellefiyete tabi gerçek kişiler ile kurumların kanuni ve iş
merkezi Türkiye'de bulunmayan kurumların tasfiyesinden doğan
kazançları, 31 Ekim 2009 tarihine kadar Türkiye'ye transfer edilmiş
olması kaydıyla gelir ve kurumlar vergisinden müstesna olacaklar. -BAKANLAR KURULUNA MEVDUAT GARANTİSİ- Bankacılık Kanunu'nun 63. maddesinin 3. fıkrasında sigortaya tabi
olacak tasarruf mevduatının ve gerçek kişilere ait katılım fonlarının
kapsamını ve tutarını belirlemeye ilişkin TMSF'ye verilen yetkiler,
kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 2 yıl süreyle doğrudan
Bakanlar Kurulu tarafından kullanılacak. Bakanlar Kurulu, bu süre içerisinde tasarruf mevduatının ve gerçek
kişilere ait katılım fonunun yanı sıra, sigortaya tabi olacak diğer
mevduatın ve katılım fonlarının kapsamını ve/veya tutarını ve sigorta
kapsamı dışında tutulacak mevduat ve katılım fonlarının niteliğini
belirlemeye de yetkili olacak. Bakanlar Kurulu tarafından sigortaya tabi tutulan mevduat ve katılım fonları, TMSF tarafından sigorta edilecek. Kredi kuruluşları, nezdinde bulunan katılım fonlarının sigortaya
tabi kısmı üzerinden sigorta ettirecek ve bunun üzerinden prim
ödeyecek. TMSF, Bakanlar Kurulu tarafından belirlenecek kapsam ve tutar,
mevduat ve katılım fonu için ödemelerin sigorta primleri oranını tarif
etmek, şeklini ve diğer usullerini Bankalar Kanunu'ndaki usul ve
esaslara tabi olmaksızın BDDK'nın görüşünü alarak belirleyecek.
Bu haber için kayıtlı yorum bulunmamaktadır.
GÜNCEL kategorisindeki bütün başlıklar için TIKLAYIN.
Şu an sitemizde 2 aktif ziyaretçi bulunmaktadır. [+] Ayrıntılı istatistikler için tıklayın.