1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Haçlı Zihniyeti
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Haçlı Zihniyeti

A+A-
Hz. Mevlana’nın vuslata erişinin 743. Yılını kutladık. Bu kutlama biraz buruk ve sönük geçti. Çünkü Türkiye’de son günlerde yaşanan terör olayları yüreğimizi kanattı. Ancak Türk Milleti yılmayacak ve bunun da hakkından gelecektir.
Gazetemizin Pazar nüshasında haberimizin manşetini görenler görmüştür. Görmeyenlere ben söyleyeyim.
Manşetimiz “HÜZÜN İKLİMİ”
Evet, bir taraftan terör ve kayıplarımız, diğer taraftan sınırımız ötesinde Halep’te yaşanan insanlık dışı hareketler ve mevsim soğuğu birleşince gerçekten hüzün mevsimi.
Türkiye sözde dostlarımız ve bildiğimiz düşmanlarla içte ve dışta çepe çevre terör sarmalındadır. Türk Milleti bir çok sorunla boğuşmaktadır. Ancak terör her şeyin önüne geçmiş durumdadır.
Aslında haftanın bu ilk gününde iyi şeyler yazmak gerekir diye düşünmekteyim ama, yaşadığımız olaylar buna izin vermiyor.
Olayı bir futbol maçına döndürürsek Türkiye savunuyor, Ülkemize ve milletimize saldıranlar ise saymakla bitmiyor. En başta görülen PKK, sonra PYD, Hizbullah, Daiş DHKPC. Bunlar bilinen terör örgütleri.
Peki bunları geriden açık ya da gizli kim destekliyor?
ABD ,İran, İngiltere, hatta Çin,İsrail, Yunanistan, Ermenistan.Almanya, Fransa, kim ne dersin gizliden gizliye Rusya…
Kısacası Haçlı zihniyeti.
Ne gerip değil mi ?
AB parlamentosunda Ankara yönetimi deniliyor. Bunan arkasından yarınlarda Diyarbakır yönetimi denecektir. Bu üslup federasyonlarda kullanılır. ABD başkanı Trump Dış ilişkiler danışmanı 1999 da yaptığı bir konuşmada” Ortadoğu ve Türkiye’de 20 yıl sonra haritalar değişecek” demişti. Şimdi yeni başkan bunu uygulayacak mı göreceğiz…
Türkiye içinde bu düşmanlar öncelikle parçalanmayı sağlamak istiyor ve fikir ayrılıkları ekiyorlar. Mesela Hükümet doğu illerinin kalkınması ve buraya biraz daha ilgi gösterince görmekteyiz ki, sinsi bir oyunla ve Tvitırlarla “Diğer bölgelere ayrımcılık yapılıyor” diye sosyal medya da trafik yoğunluğu yaşanıyor.
Dikkatle baktığımız zaman Irak’ta Kürt bölgesi oluştu. Suriye’de oluşmak üzere. Sıra Türkiye’de. AB Parlamentosu diyor ki, her milletin bir bölgesi var. Türkiye’de Kürt milletinin bölgesi yok. Bunu da bizim içimizdeki hainler bu görüşü yaymaktadırlar. Halbuki, Bu ülkenin tapusu TC vatandaşı olan herkese aittir. Yani Hakkârili bir vatandaşın İstanbul’da, İzmirli vatandaşın ise Van’da eşitliği vardır.
Dış politikalarımızı iyi yönlendirmemiz lazım. Yapılan yanlışlar varsa düzeltmemiz gerekir. Suriye’de karşımıza ESET değil, ABD, Fransa,Almanya, Rusya çıkmaktadır. Bir taraf tan ortağımız olan bu ülkeler, diğer taraftan bize düşmanlık beslemektedirler.
O halde ne yapmalıyız?
İşte bütün sır bu sorunun içinde.
Öncelikle güvenlik güçlerine güvenmeliyiz. Güvenmeliyiz ki, toplumsal bütünlüğümüz bozulmasın. Terörün şekli ve kapasitesi arttığına göre Türkiye’nin MİT ve İSTİHBARAT nitelik ve nicelik olarak artırılmalıdır.
Bakınız Diyarbakır ve o bölgede hendek barikatı ve operasyonlarında halk Türk Devletinin yanında oldu. Türkiye’nin Kürtlerle derdi olmadığını herkese en iyi şekilde anlatmalıyız. Suriye’de PYD ve İŞİD ile derdimiz var.
Terör mücadelesinde gevşeme olmamalıdır. Provokasyonlardan da kaçınılmalıdır. Malum siyasi partiye yapılan saldırılar PKK’nın isteyip te yapamadığı hareketlerdir. Yapılan açıklamalarda yöneticilerimiz diline çok dikkat etmelidir. Bağırmakla- çağırmakla olmuyor. Bunlar diplomasi ile yapılmalıdır.
Türkiye’de hukuksuzluk varsa giderilmelidir. Hukuk çalışmıyorsa, bugün başka yarın başka olursa kimse buna itimat etmez.
Yanı başımızda terör örgütleri yuvalanmışsa, bugünkü yöntemle bunları temizlemek kolay olmayacağını görmekteyiz.
Türkiye etkin bir diploması yapmalı, içerde de kararlılık gösterilmelidir. Kimse kusura bakmasın yapılan bazı yanlışlarla FETO ve PKK terör örgütü oluştu ve bunlarla mücadele sürmektedir.
İç ve dış düşmanlarımız şunu iyi bilsinler.
Bundan 250 yıl öncesine giderseler ABD, 700 yıl geriye giderlerse Rus, 1200 yıl geriye giderlerse İngiliz, 1700 yıl geriye giderlerse Fransız, 2 bin yıl geriye giderlerse Alman bulamazlar.
Ama insanlık tarihinin ne kadar gerisine gidilirse gidilsin her yerde TÜRK vardır. Tarihten TÜRK’ü silmeye kimsenin g ücü yetmez. 
Bu yazı toplam 195 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.