1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Hadim Ve Taşkent Hatıraları - 2
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Hadim Ve Taşkent Hatıraları - 2

A+A-
Çetmi Şelalesi programımızın bitimiyle az ileride ki Çetmi Mahallesi’ne gidip tam merkezde ki çok hoş park yerinde çaylarımızı yudumladık. Burada yaşayan vatandaşlarla sohbet etme imkânımız oldu. Tabiatın verdiği huzurdan mı bilmiyorum ama insanlar inanılmaz derecede sakin ve huzurlu idiler. Stresten eser yoktu. Hepsinin ağzından dökülen cümleler rabbimize şükre yönelikti. Zaman dar olunca buradan hareket ederek Taşkent’e geri geldik. Buraya gelmişken Taşkent’in simgesi haline gelmiş, başbakanımızın dile getirdiği Kıble Kayası’na çıkmamak olmazdı. Zirveye ulaşınca kuşbakışı olarak Taşkent’in doyumsuz güzelliğini seyre başladık. Koca kayalıkların arasında mahzun ve vakar duruşuyla sanki bir şeyler anlatmak ister gibiydi. Burasıda mesire alanı haline getirilmiş. Oturma alanları, mescid gibi sosyal anlamda ne isterseniz var. Ama bu kayalıkta beni en çok etkileyen etrafta ki çam ağaçlarının mis kokan rayihaları oldu. Ciğerlerimizi doyasıya doldurduk. İnanın insanın zihni temizleniyor. İçinde yaşadığımız toplumsal stres ve can sıkıcı tüm gelişmeler zihninizde resetleniyor. Aklımdan çoluk çocuk oraya giderek çadır kurmak geçmiyor değil. Bu zevki ailelerimize de yaşatmamız lazım.

Taşkent’e inince bizi makamında bekleyen genç ve idealist başkan Osman Arı ile birçok konuda hasbihal etme fırsatımız oldu. Bu arada Sayın Başkan’ın telefonları susmak bilmedi. Tüm siyasetçilerin ortak kaderi olan vatandaştan beklenti amaçlı yağan telefonların hepsine kırmadan dökmeden hiç üzmeden cevap vermeye çalışan inat ve ısrarlı olanlara bile sabırla tatlıya bağlayarak telefonu kapatan başkanı tebrik ediyorum. Bölgenin ağabeyi olmuş. Bu herkesin kolayca başarabileceği bir durum değildir. Başkanla sohbetimiz esnasında Taşkent’in hemen altında ki derede yapılan kamyonların fink attığı hummalı çalışmanın ne olduğunu sorduk.

Değerli okurlarım neymiş biliyor musunuz?
Avşar Mahallesine yapılan dev barajın suları, bir önceki yazımda ifade ettiğim Konya Ovasını besleyecek olan Bağbaşı barajına su taşıyacak. Bu taşıma esnasında su o tarafa yönlendirilirken Taşkent’in altına inşa edilecek olan Hidroelektrik Santral kanalıyla da elektrik üretilecek. Yani bir taşla iki kuş vurulacak. Ülkemizde bu kadar devasa projeler gerçekleştiğine bir kez daha şahit olmaktan tarifsiz mutluluk duydum. Dahası Konya’dan çıkıp ta buralara kadar adım adım devam etmekte olan yeni yol açma ve yol yapım çalışmalarına hiç girmeyeceğim. Koca dağlar delinerek, kazılarak mesafeler kısaltılıyor. Uzaklar yakın oluyor. Bu kadar müthiş bir çalışma sürerken bunu takdir yeteneğini kaybetmiş olan ve AK Parti hükümetini topa tutan çevreleri Allaha havale ediyorum. Bizzat gördüğüm bu çalışmalar karşısında hala üzümün çöpü armudun sapıyla uğraşan, diğer muhalefet partilerinin ucuz vaatlerine kanan ve üç kuruş fazla maaş vaadine kanarak yapılan yatırımları görmezden gelen halkımızı anlamakta güçlük çekiyorum. Bakınız bu hizmetler başbakanın memleketi diye de yapılmıyor. Kısa bir süre önce Nevşehir’e, ondan öncesinde Aydın ve Muğla taraflarına da gittim. Her bölgede hummalı bir çalışma var. Lütfen Avrupa’nın kokuşmuş liderlerinin ve uhdelerinde ki köpeklerinin oyunlarına ve tuzaklarına fırsat vermeyin. Onların oyununu bozmak için tekrar düşünün. Attığımız her adımda yaptığımız her yatırımda zıvanadan çıkıyorlar. Hele İstanbul’a üçüncü havalimanı projesi Avrupalı devletlerin uykusunu kaçırıyor. Akıllara zarar taktiklerle bizi yıpratmaya çalışıyor. Bugün başımıza musallat ettikleri terör belasının ardında vallahi Almanya var. Diğer Avrupa ülkeleri var. Bu oyunu bir anlayın artık. Bizi iç savaşlarla yıpratmak ve önümüzü göremez hale getirmek istiyorlar.

Sözümüz farklı mecralara kaydı.
Taşkent’e gitmişken daha önceden duyduğumuz Başbakanımızın halacığı Nilüfer ninemizi de ziyaret ettik. Eşiyle birlikte Taşkent’te mütevazı bir evde mutlu bir yaşam idame ediyorlar. Nilüfer ninemizin hayat kokan ellerinden öptük. Kendisi evin önünde ki avluda fasulye ayıklarmış. Hacı amcama akşam güzel bir taze fasulye pişirecek. Tüm ısrarlarına rağmen vaktimizin darlığını gerekçe göstererek akşam yemeğine kalmadık. Ninemiz bana, hükümet kurma aşamasının başarısızlıkla sonuçlanmasına atfen endişe içinde yeğeni, Başbakanımız Davutoğlu’ndan ne olacağını sordu. Kendisine rahat olmasını, halkın onun ardında olduğunu söyledim. Bu sözlerim bile onu teselli etmeye yetti.
Taşkent’te çok güzel bir park var. Oraya Mihrap Parkı ismi verilmiş. Bahçesinde buz gibi akan sudan içmeyi lütfeden rabbime şükürler olsun. Birde burada Köşebaşı lakaplı bir ağabeyimizin işlettiği restoran var. Oraya da uğramanızı öneririm. Özellikle de sac kavurmasını yemeyi ihmal etmeyin. Yine kayalıklar üzerine oluşturdukları açık hava mescidinde akşam namazlarımızı cemaatle eda ederken püfür püfür esen rüzgârın sesi rabbi zikir hissi veriyordu.

Birde geçmişi hakkında fazla bilgi olmayan Uzun Şıh Türbesini ziyaret ederek Fatiha okuduk.
Ey Rabbim bizlere böyle mükemmel bir vatan ihsan ettiğin için sana milyonlarca kez şükürler olsun.

 
Bu yazı toplam 91 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.