1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Hadimi K.S.Nun Namazda Huşu Risalesinden
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Hadimi K.S.Nun Namazda Huşu Risalesinden

A+A-
Hadimi merhum: Namazda Huşu Risalesinde, namaza teallük eden batıni ve zahiri edepler mevzuundan bahsederken; Hamd, namazı cennetin anahtarı ve insanlardan, cinnilerden cümle müminlere MİRAC kılan Allahü Teâlâ’ya muhsusdur. Diyerek Risalesini başlıyor.
Bu cümleden olarak! Müminin cennete girmesi için, namazın ehemmiyetini ifade etmektedir. Risalenin ikinci sayfasında: İlim, Huşu ve Huzuru Kalb başlığı ile huşu ve kalbin huzurunun ehemmiyetini bizlere, ayeti celile ve hadisi şeriflerle, Huzu ve Huşu kelimelerinin manalarını, kalbi bir izahla anlatmaktadır.
Nisa Suresi ayet 43 de: “Serhoş olduğunuz halde namaza yaklaşmayın”, Ayeti celilesini izah ederken Kesret’ül-fehm (anlayış kıtlığı, şuur noksanlığı) ve dünya muhabbetinden, serhoşluktan ne söylediğinizi bilinceye kadar namaza yaklaşmayın. Ve nice namaz kılıcı var ki, içki içmediği halde, namazda ne söylediğini bilmiyor, diyerek manasını bir nevi tefsir ediyor.
Bir ahbabım anlatmıştı: İmam namazda yanılmış, fatihlik yapan yok. Namazdan sonra arkadaşı, münevver olarak bildiği tanıdığı zata: Efendim siz münevver insansınız. Neden imamın hatasını düzeltmediniz? Deyince. Bey amca gülerek; Evladım, o anda dükkân da müşteri ile meşguldüm, diye cevap vermiştir. Hepimiz iyi düşünelim lütfen!
Yine bir ayeti celilesinde: “Gafillerden olma” buyuruyor. Başka bir ayeti celilesinde ise: “Benim zikrim için namaz kıl” buyurmaktadır.
Bu ayeti celileler ve hadisi şeriflerin ifade ittiği mana: Kişi kalbi gafil, ne okuduğunun ve ne dinlediğinin farkında değilse, yani namazda kalbi, Allahü Teâlaya değil de, masiva ile yani kalbi Allahın gayriyle meşgul ise, o namaz insanı kötülüklerden alakoyamayacağı anlaşılmaktadır.
Aynı mevzua devam ederek buyuruyor ki: ”Muhakkak namaz zikirdir, kıraet, ruku, sücud, kıyam ve kuud’dur”.

ZİKİR VE KIRAET

Zikir ve kıra’ete gelince, bunlarda Allah c.c.) nun ismi ile beraber Hz. Allah ile muhatablık vardır. Hıtap, lisanla olmadığı zaman kalble olur. Gaflet ise, kalb de olanı nefy eder. Zikir ve kıraetin, namazın meşruîyeti, kalbi Allah c.c.) nun nuru ile cilalamaktır. Mücerred lisanın hareketi fayda vermez.
RÜKÛ VE SÜCUD: Rükû ve sücud tazım içindir. Mücerred bedenin hareketi fayda vermez. Muhakkak kalbin huzuru namazın ruhudur.

KIYAM’A GELİNCE: Huzurun temini üzere kalbin imametini tenbih ederiz. Zira gaflet, Allah’a kıyamdan kalbi reddedendir. Bunun gibi cesetle iltifat (sağa sola bakınmak) kerahet meydana getiriri. Keza: Kalble iltifat ( kalbin namazda dağınıklığı) mekruhların en şiddetlisidir.
Bu izah da, yüce Alim Hadini k.s., hakiki namaz kılan müminin namazda, kalbinin Allah’ın gayriye iltifat etmemesinin şiddetle lazım geldiğini ifade ediyor.
Ve diyor ki; Namaz içinde iltifat yani sağa sola bakınmak kerahet iras eder Gögös kıbleden ayrılırsa namaz bozulur. Bunun gibidir ki, nazarğahı İlahi olan kalbin Allahın gayriye yine namazda iltifat etmesi, daha şiddetli bir kerahettir der.

KALBİN HUZURU SEBEBİ VE SEMERESİ

Huzuru kalp demek, kendisine necat sahibi (kurtuluşuna sebep olacak) olan şeyin gayrisinden kalbi boşaltmaktır. Onun sebebi de himmettir himmet. Kalp, kişinin ehemmiyet verdiği şeye tabidir uyar. Kalp, sahibinin ehemmiyet verdiği ve dilediği şeyi verdiği ile huzur bulur.
Kalbin huzuru, kıra’et esnasında lafzın manasını düşünmektir. İşte bu namaz, insanı fuhşiyattan ve münkirattan nehy eden namazdır. Okuduğu şeyin manasını mülahaza etmeden okuyan (manasını düşünmeden) istenen semereyi elde edemez.

KALBİN SEMERESİ

Kalbin semeresi: Dünyevi meşguliyetlere kalbi cezbedici sebepleri çıkarmakla, kalbi meşgul eden havatırı (arızaları) def etmek içindir. Zira kim bir şeyi çok severse onu çok zikreder. Bundan dolayı, kim Allah’ın gayriyi çok severse onun namazı havatırdan saflaşamaz.
Öyle ise Mümine yakışan! Müracat mahallinde Allahın gayriyi daha mühim kılmamak ve onun üzerine yani kendi üzerine daha müessir kılmaktır.
KIRAETİN SEBEBİ: Kıraet’in sebebi, kalbin huzurundan sonra zihni, mananın idrakine sarf etmektir. (Devam edecek)
Bu yazı toplam 93 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.