1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Hadimi’nin Hayatı ve Eserlerine Umumi Bir Bakış
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Hadimi’nin Hayatı ve Eserlerine Umumi Bir Bakış

A+A-
Bu mevzu da Prof. Ramazan AYVALLI beyefendinin bir Sempozyumundan da faydalanacağız. ”Hadimi’nin ilmi şahsiyetinin teşekkülüne tesir eden amiller ve “Hadimi’nin Hayatı ve Eserlerine Umumi bir bakış” sempozyumlarında Sayın Ayvallı beyefendi, Makalesine şöyle başlamaktadır:
Horasan İllerinden gelmiş Anadolu’nun medar-ı iftiharı namını almış Müderris Kara Hacı Mustafa Efendinin oğlu olan Mevlana Ebu said Muhammed Hadimi (K.S.), h.1113, M.1701 de Hadim de dünya’ya gelmiştir.
Henüz 5 yaşında, âlim ve müderris olan babasından ilim tahsiline başlamış, 10 yaşında Hafızı Kuran olmuş, 18 yaşına kadar babasında, 18 yaşın da yine babası tarafından Konya’daki KARATAY medresesine gönderilmiştir.
Anadolu da yaşayan fıkıh ve tasavvuf âlimlerinin büyüklerinden olan Hadimi hazretlerinden ilim almak için, Hadime her taraftan akın akın talebe gelmiş. Hatta gelen yüzlerce talebe, babasının Medresesine sığmamış, Hadimliler, ona o Medresenin yerinde yeni bir Medrese yaptırmışlardır. Talebenin çokluğu sebebiyle, bu Medresede kâfi gelmeyince, o büyük izdihamla açık hava tedrisatına başlamıştır.
Yaz aylarında Hadimden 12 km. uzaklıktaki Kerban Pınar da ders vermiş. Burası Hadimden Bozkır istikametine giderken, Gevne köyü yol ayırımından biraz gittikten sonra sağ tarafa dağın içine ayrılan bir yoldan dönülür. Tahminen 500 metre gidilir. İlerde bahsedeceğimiz, Yasinni su, Vucuh’lu su ve etrafında medrese yıkıntıları görülecektir.
Hem dini ilimler ve hem de fen ilimleriyle mücehhez olan Hz. Hadimi’nin şöhreti, Konya sınırlarını aşmış Hatta ilim membalarından olan İstanbul’dan bile talebeler gelmeye başlamıştır.
Hadimi, Tarikatı Muhammediye şerhinin yani BERİKA’nın 2.cildinin sonunda Tasnif (Eser yazma) işini, başkalarına faydası geçen ibadetlerin en kıymetlisi, kesilmeyen daimi olan amellerin en büyüğü, sadaka’i cariye’nin en kuvvetlisi olarak tavsif etmektedir. Yine kitap yazmanın, dinin İtikadi, ahlakı ve ameli yönden mühim olan hususları cem edeceğini ifade etmektedir.
Bu kitabını, Seyyidi’l-evvelin vel-ahirin olan Peygamberimizin huzurunda, ona hizmet ve yaklaşma hususunda verdiği bir sözün yerine getirmek niyetiyle yazdığını, bu sebeple Allah Teâlâ’nın, kendisini diğer Salihler ile beraber, onların zümresi içerisinde haşir etmesini ümit ettiğini dile getirmektedir.
Bu kitabının yani BERİKA’İ MUHAMMEDİYE ‘nin İtikadi yani ehlisünnet ve’l-Cemaat akidesini, takva hakikatlerini ve takvanın teferruatından olan ahlak v.b. mevzuları ihtiva ettiğini, Bâtıni tasfiye (İçi temizleme) hususunda lüzumlu itikat, ilim, ahlak ve sair hususları içine aldığını belirten Hadimi Merhum, Kitabı’nın sonunda hüsn-ü hatime yani son nefesini imanla vermeği, hususiyle şahadeti temenni etmektedir. Şehadetin kendilerine nimet verilen Peygamberler, Sıddıklar, Şehitler ve Salih’lerle beraber olmağa vesile olacağını, bir ayeti kerime’yi de delil getirerek zikretmektedir.
Hüsnü hıtam’ın yani ruhunu imanlı olarak teslim etmenin, ariflerin en yüksek arzuları, abid’lerin en üstün maksatları, Vera sahiplerinin en kıymetli istekleri, müttekı zahitlerin en âli(yüce) talepleri olduğunu, bunun, Rabbil-Âleminin, kitapları indirmesinin bir neticesi ve Nebileri ve Rasülleri göndermesinin semeresinin özü olduğunu beyan etmektedir.
BEYT
Mensendigi mağrur olup dime, varmı benim gibi
Bir muhalif rüzgâr eser, savurur harman gibi. (Devam edecek) 
Bu yazı toplam 49 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.