1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. HAİNLERİN PLANI
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

HAİNLERİN PLANI

A+A-

Türk Milleti tarih boyunca birçok darbeler, saldırılar yaşadı. Hepsinin de hakkından geldi.Hinlere, Türk düşmanlarına diz çöktürmesini bildi.
Yakın tarihimize baktığımızda da bunları gördük yaşadık.
Bunları burada zikretmek istemiyorum.
İşte yaşadığımız son hainlik 15 Temmuz FETO ayaklanması.
Allah bu necip Türk Milletine  böylesi günler dileyelim bir daha yaşatmasın.
Bundan yaklaşık 15-16 yıl önce   YENİMERAM GAZETESİNDE   FETO’NUN HAİN OLDUĞUNU, Amerikan ajanı olduğunu köşemde yazdığımda başıma gelmedik kalmamıştı. Merak edenler İl Halk kütüphanesinde araştırır o yazıyı bulur.
Neyse  iktidar bu hain FETO’yu hep “Hoca efendi” diye lanse etti. Dini kullanarak  yıllarca 15 Temmuz’u planlayan bu terör örgütü lideri adeta ülkemizi “ayrık otu” gibi sardı ve sonunda da 15 Temmuz hain palnlarını uygulamaya kalktı. Yaklaşık 250 kadar vatandaş şehit oldu. Güya dostumuz olan  ABD başta olmak üzere birçok ülkede hale bunu korumaktadır.
FETO ve fetocuları temizlemenin nice 3 yılları alacağını düşünüyorum. Allah devletimize , Milletimize zeval vermesin. Ancak burada şunu da belirteyim,  basit ve FETO’u olup olmadığı kesinleşmeyen bazı kimseler ya  içeride yatmakta, ya da bir süre evini, işini kaybedip, itibarını kaybedip daha sonra “Pardon” ile karşılaşarak dışarı çıkmıştır. Gerçek FETO ve FETO’cular ise saman altından su yürütmeye devam etmekte ve hatta el üstünde tutulmaktadırlar.
Bugün kendisinden olmayan insanları  FETÖ'ye destek olmakla veya FETÖ'nün amaçlarına hizmet etmekle itham eden  idari bir yapının da var olduğunu görüyoruz, biliyoruz.
Özellikle İYİ Partinin kurulması aşaması ile siyasal alanda ön almak isteyen bu zihniyet İYİ Parti ile FETÖ arasında bir ünsiyet varmış algısı yaratarak siyasi alanda bir manevra yapmak istemiştir.
Unutmamak gerekir ki bugün ülkemizde birçok vatan sever FETO’cu yapılanmanın tehlike ve risklerini iktidar partisine 2000'li yılların başından beri anlatmaya gayret etmesine rağmen iktidar partisi tehdit ve tehlike kendisine yönelene kadar yani 2013 yılı sonuna kadar kararlı bir irade göstermemiştir.Hatta o kimseler malum örgüt tarafından göze çok batanları yok etmiştir.
Öyle ki bu yapılanmanın tehlikesi, uluslararası kuruluşlar ve emperyal devletler ile bağlantısı, ülkemiz için ortaya çıkardığı risk ve tehditler çok kez dile getirilmiş ancak bu konuda hassasiyet gösterenler ne yazık ki birer birer bertaraf edilmiştir.
15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe girişimine kadar dahi iktidar partisine yakın isimler, kurum yetkilileri doğrudan veya dolaylı olarak bağlarını sürdürmüşler ve devlete başkaldırı halinde olan bu grubun tavırları görmezden gelinmiştir. Bu işin farkına varılınca da “atı alan Üsküdar’ı geçmiştir”
15 Temmuz sonrası dönemde de devletin bu yapıya mensup birçok siyasi ve bürokratı korurken tabanda çok sayıda insanın ceza aldığı, hakkında ihraç kararları verildiği bir döneme şahit olunmuştur. Yani 15 Temmuz'dan sonra yaşanan gelişmeler tıpkı 15 Temmuz öncesinde olduğu gibi önemli hataları bünyesinde barındırmaktadır. FETO’cu yapılanmanın bürokratik, ekonomik ve siyasal ayağı üzerinde yeterince durulmadan yalnızca tabandan başlatılan bir mücadelenin sonuç alabilme imkanı bence bulunmamaktadır. Yılını öldürmek için başını ezmek gerekir. Kuyruk bir iş yapamaz. 
15 Temmuz sonrasında arzu edilen tablo devlette liyakatin egemen kılınması, hak ve ehliyet temelli bir sisteme mümkün olduğunca geçilmesi iken bu yapılmamış ve ne yazık ki devlet başkaca dini grupların eline teslim edilmektedir. Bunlarda kamuoyunca bilinmektedir. Bir ip ucu verilecekse Sağlık bakanlığı incelenmelidir. Elbette ki kendi alanları içerisinde kaldıkları sürece siyaset yapmadıkları sürece dini gruplar ülkemizin bir gerçeği toplumumuzun önemli bir kabulüdür. Ancak devlet yönetiminin bir cemaat ya da tarikat yapılanmasına terk edildiği görüntüsü dindar insanlarımız da dahil olmak üzere herkesi rahatsız eder ve üzer.İşte dini kullanarak Darbe yapmaya kalkışsan FETO terör örgütü örneği…
Daha önce kendisine yapılan uyarılara kulak asmadan FETÖ yapılanmasını devlet içerisinde etkili hale getiren, sistemin merkezine oturtan siyasi iradenin acı bir biçimde tecrübe edilen bu sürecin sonunda artık devletimize yeni bir macera yaşatma hakkı bulunmamaktadır. Zamanında tedbir alınmalıdır.
Kimse kusura bakmasın ama,  bir milat koyup, ondan önce  ülkeyi alabora eden, sonrasında ise kendi hatası  ile devletin kodlarını bu yapıya teslim edip sonrasında kendince bir savunma mekanizması olarak kendisinden olmayan herkesi bu mel'un yapıyla birlikte imiş gibi gösterme gayreti içerisinde olmak takdir edersiniz ki siyaseten ucuz bir yöntem olup günümüz dünyasında bir karşılığı bulunmamaktadır.
Artık şunun iyi anlaşılması gerekir ki devlet, şahısların, grupların ve cemaatlerin üzerindedir. Devlet, milletin menfaatleri doğrultusunda liyakat temelli idare edilmeli ve hiçbir gruba terk edilmemelidir. Hiçbir gurup veya cemaat ayrıcalıklı olmamalıdır. Aksi halde ülkemizde çok sayıda terör örgütü ile  Allah korusun karşılaşma ihtimali ile baş başa kalabiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.