1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hak, Adalet, Vicdan, Hukuk
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hak, Adalet, Vicdan, Hukuk

A+A-
Yukarıda yazının başlığına bir bakar mısınız.
Kim hak, kim adalet istemez?
Bence çıkacağını sanmam.
Herkesin vicdanı vardır. Kimse ben vicdansızım demez ki. Herkes kendince vicdan sahibidir.
Yaa hukuk…
Öyle zamanlar olmuştur ki, vicdan da onlarda, hukuk ta onlar, adaleti de onlar sağladıklarını sanmışlardır .
Tarih bunların örnekleriyle doludur.
Dünya’dan Firavunlar, krallar, Hitler, Musoluni’ler, Stalinler gelip geçmiştir. İşte Suriye’de Esat, geçmişte Irak’ta Saddam, Libya’da Kaddafi…
Bugün tarih bu ve bunun gibilerini yargılamaktadır.
Hak, Adalet, Vicdan, Hukuk,; insanlığın her zaman aradığı, istediği, uğruna büyük mücadeleler vererek bedel ödediği kavramlardır. Katillerde, soysuzlar da, hırsızlarda başı dara düşünce adalet ister, hukuk ister…Bu kavramlara herkesin ihtiyacı vardır.
Ne yazık ki; geçmişte olduğu gibi bugün de bu kavramlar, her kesimce farklı algılanmakta, farklı yorumlanmaktadır.
Kişiye, kişilere, gruplara, menfaat çevrelerine göre değişkenlik gösteren kavramlar; uygulamada, insanları isyan ettiriyor.
Türkiye’de Yargı; çağdaş ülkelerde görülmeyen bir tartışmanın içinde! Öylesine ki hemen her soruşturma, her dava, her karar, lehte veya aleyhte tartışma konusu ediliyor.
Siyasetçiler gibi sokaktaki halk da; adalet var mı, yok mu diye tartışıyor.
Siyasetin, sermayenin emrinde yargı, felakettir, felaketin habercisidir.
Yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı örtüsü altında yargı’nın içine düşürüldüğü durumu kimsenin savunacak mecali yoktur.Yargı gücünü vesayete dönüştürerek, bunu yargı bağımsızlığıyla meşrulaştırmaya çalışmanın hukuk devletinde yeri olamaz.Yargı’nın konjonktürel dalgalanmalara, değişen ve seçilen kişilerin kimliğine bağlı olarak sürekli revize edilmesi endişeyle izlenmektedir.
Yargı’nın siyasetin içine çekildiği kanaati yaygınlaşmaktadır.
Yargı kararlarının vicdanları tatmin etmemesi; Türkiye’nin hukuk devleti imajını zedelemektedir.Ülkede; siyasetçi, gazeteci, polis, savcı, hakim ikiye bölünmüş durumda.
Yürütülmekte olan soruşturmalar ve görülmekte olan davalarla ilgili yapılan yorumlar, bağımlı bir yargı algısının oluştuğunu göstermektedir.
Yargı bağımsızlığı, hukuk devleti, tarafsızlık, yansızlık, tartışılıyor.
Daha de ötesinde demokrasi tartışılıyor.
Hukuk devleti tartışılıyor.
İslam dininin ilkeleri, Müslüman kimlik tartışılıyor.
Adalet, hırsızlık, dürüstlük, yalancılık, sahtekârlık, ikiyüzlülük, düzenbazlık tartışılıyor.
Böyle olunca da ne yazık ki değer verdiğimiz kavramlar anlamını yitiriyor. Her kesime göre farklı anlam kazanıyor.
Demokrasinin, özgürlüklerin teminatı olan hukukun üstünlüğüne olan inançla, yargı’yı her türlü siyasetten, dinlerden, ideolojilerden, keyfilikten, yandaşlıktan uzak tutmaya çalışmak gerekir.
Unutulmamalıdır ki; adalet bir gün herkese lazım olur.
Unutmayalım ki, ders alınmış başarısızlık en büyük başarıdır. İnsanlar yolunu bu sonuca göre düzenlemeli ve buna göre yol haritasını çizmelidir.
 
Bu yazı toplam 126 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.