1. HABERLER

  2. KONYA

  3. Hak aramayla geçen bir ömür
Hak aramayla geçen bir ömür

Hak aramayla geçen bir ömür

Teknik Ressam bölümünden mezunu olan ve askerliğini yapan Veli Özağan evli, üç çocuk babası olduğunu söyleyerek, “2004 yılında Konya ‘Görmeyenleri Koruma Derneği’ (GÖRDER) Şube Başkanlığına seçildim. 2016 yılına kadar 12 yıl boyunca Konya’da ve Türkiye’de

A+A-
1948 yılında İzmir’de kurulan ‘Görmeyenleri Koruma Derneği’ Türkiye’de engelliler adına kurulan ilk dernek. Kurulduktan sonra Türkiye’nin tüm illerine şubeleri açılan derneğin Konya Şubesi 1992 yılında açıldı. 1964’de Bozkır’da doğan ve sonradan görme engelli olan Veli Özağan, hayatını ve görme engellilerin yaşadıkları sorunları anlattı. Dernek hakkında bilgi veren Özağan, “Görmeyenleri Koruma Derneği devletimize kılavuzluk etmiş engelliler haklarıyla ilgili yol gösteren bir dernektir. 1955 yılında bakanlık kurulu kararıyla kamu yararına çalışan dernekler arasına alındı ve 1992 yılında Konya şubesi açıldı.” diye konuştu.

ÖMRÜMÜZ HAK ARAMAKLA GEÇTİ
Görme Engelliler Federasyonu Genel Sekreteri ve Görmeyenleri Koruma Derneği Konya Şube Başkanı Veli Özağan, önceden engelsiz olduğu için mücadele etmenin ve haklarını aramanın faydalı olacağını düşündüğünü söyledi. Özağan, “Ömrümüz sürekli hak aramakla geçti. Önceden engelsiz olduğum için mücadele etmemizin daha çok faydalı olacağını fark ettim. Engellilerin haklarının aranması gerektiğini kabullenerek bu yönde çalışmalar yaptım.” ifadelerini kullandı.

MÜCADELE DEVAM
Görme engelliler adına Konya’da yaşadıkları sıkıntıları dile getiren Özağan, evdeki dizaynın kendilerine göre yapıldığını ancak dışarıya çıktıklarında birçok sorunla karşılaştıklarını dile getirdi. Temel haklarının kanunlarla, yönetmeliklerle belirlenmiş olmasına rağmen günlük hayatta uygulama alanında çok büyük eksiklikler ve yanlışlıklar yaşandığını belirten Özağan, “Verilen hakları bile alabilmek için mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Bu bizi çok üzüyor çünkü 24 saat boyunca engelli olarak yaşadığımız için mücadele etmek zorundayız. Evimizde yaşarken problem olmuyor çünkü evin dizaynını kendimize göre ayarlıyoruz ve burada yardım görmüyoruz. Ama dışardaki hayatta açık, kapalı alanlarda ve toplu taşıma araçlarında büyük sıkıntılar yaşıyoruz.” diyerek kanunla verilen haklar için mücadele etmeden almak istediklerini söyledi.

KALDIRIMLAR YENİDEN DİZAYN EDİLMELİ
Özağan, “Kaldırım nedir? Yayaların yürüdüğü yürüyüş alanları. Burada engelliler için uygunsuz ağaçlar, direkler, çöp kovaları, billboardlar gibi yanlış şekilde kaldırıma yerleştirilmiş bu cisimlerden rahatsız oluyoruz. Bunlarla ilgili düzenlemeler yapılmalı bununla ilgili yapılması gerekenler mevzuat çok açık. Engellilerin her alana gidebilmesi için yayaların yürüyüş yolları engellilerin erişebilirliğine uygun düzenlenmesi lazım. Ama maalesef Konya’mızda buna dikkat edilmiyor ve çok zorlanıyoruz. Vatandaşlar ve yerel yöneticiler biraz empati yapsınlar bu konuda.” sözleriyle kaldırımların engellilere göre dizayn edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

ÖN YARGILARI YIKMALIYIZ
Toplumun engellileri doğru tanımadığını söyleyen Özağan şunları kaydetti: “Toplumun önyargılarını kırmak için farklı çalışmalara imza attık. Yaya geçitlerinde, otobüslerde, kaldırımlarda, mimari yapılarda, alışveriş merkezlerinde, iş alanlarında, sinemada hayatın birçok önemli bölümünde çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Biz çalışmaları yaparken toplumun ön yargılarını yıkabilmek amacıyla çeşitli farklı çalışmalar yapıyoruz. Hiç görmeyenler, ya da kısmi görmeyenler sinemaya gittiği zaman bazı kesimler görmediğiniz halde sinemaya gidince ne anlıyorsunuz gibi yorumlarda bulunuyorlar. Bu yorumlarla karşı karşıya kalınca hem görme engellilerin topluma kendini daha çok tanıtması gerektiğini hem de toplumun engellileri tamamen tanımadığını fark etmiş olduk. Toplumumuz engelliyi tamamen tanımadığı için bazı yanlış davranış şekilleri ortaya çıkıyor. Buda bizi üzüyor.”

HERKES ENGELLİ OLABİLİR
Son olarak engelliliğin sadece sağlık problemi olmadığını ve yaşlılıktan dolayı insanların ileride engelli olacağını kaydeden Özağan, sözlerini şu şekilde sonlandırdı: “Her vatandaş yaşlandığında ömrünü engelli olarak sonlandırmış olacak. Dolayısıyla sağlıklı vatandaşlar engelli vatandaşlara asla onur kırıcı, alaycı davranmasınlar. Günün birinde yaşlandıkları zaman gözü az gören, kulağı az duyan, beli bükülmüş bastonla yürümeye başlayacaklar ve o zamanda engelliliği kısmen tadacaklar. Herkes hoşgörü içinde yaşamalı. Birbirimize karşı saygılı olmalı ve haklarımızı korumalıyız.”/Nagihan Çapkın

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.