1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. HAK MÜCADELEMİZ MAL MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜ
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

HAK MÜCADELEMİZ MAL MÜCADELESİNE DÖNÜŞTÜ

A+A-

Şu ülkede maalesef hak mücadelesinin yerini mal mücadelesi aldı. Bugün AK Parti’nin ülke çapında ki düşüşünü en iyi özetleyen gerçek budur. Hiç hata ya da diğerlerinde yanlış aramaya gerek yok. İnsan, yaşadıklarında ters giden durum olduğunda bunu ciddiyetle gözlemleyerek hatasını tespit etmek zorundadır. Hep diğerlerinde yanlış aramak ve çıkan sonucun farurasını diğerlerine kesme mantığı doğru değildir. Çünkü bir şımarıklık oluşur. Dünya malının cazibesi birilerine münhasır bir gerçek değildir. Bu herkesi, her kesimi içine alabilecek bir zafiyetin adıdır. Bundan sonrası için yapılması gereken harp zayiatından geriye kalanlarla yeniden, samimiyetle doğru idare şeklini yakalamak ve o yolda ilerlemektir. Burada harp kelimesini farklı yönlere çekmeyin. Bu harp kelimesinden kastım, hakka ulaşma yolunda mücadeledir. 
Devlet idarelerinden tutun da bir kurumun idaresine hatta aile içi iletişime kadar birçok konuda geçerli olan bir durumdan bahsediyorum. Hata insanoğlunun yapısında var. Ama asıl amaç, o hatayı kendinden yaşam çizgin boyunca uzakta tutabilmendir. Bunu sağlama aldıkça kimseden zarar görmezsiniz. Saldıranlar, eleştirenler olsa da dimdik ayaktasınızdır. Ta ki size çepeçevre içine alan imkanlar yumağında hep geçmişi, daima geçmiş tecrübelerinizi ve şımarıklığın yahut ta diğerlerini ötekileştirmenin bir hata olduğunu bilmek ve o yolda doğruyu tesis etmekle mükellefsiniz. Bunda başarıyı siz değil, sizi yaratan tayin eder. Ama başarıya giden yolda ki azminiz ve kararlılığınız nispetince tayin eder. Bunda sonuç sizin dışınızda gelişir. Eğer tezata düştüyseniz, hataları görmezden geldiyseniz, kendinizi vazgeçilemez zannettiyseniz o noktadan itibaren çöküş süreciniz başlar. 
İşte AK Parti’nin bugün içine düştüğü durumun en veciz özeti bu. İnsan yaşanan tüm gelişmelerde önce kendini sorgulamalı, yaptıklarının çetelesini tutmalı, ben nerede hataya düştüm diye sorgulamalıdır.
Hepimiz bu fani dünyaya geldik, günü geldiğinde, er ya da geç göç edip gideceğiz. Bu gerçeği asla değiştiremeyiz. Yani haddimizi bilmek zorundayız. Bunu bilemediğimiz sürece nefsani kabarmaların önüne ne olursa olsun geçilemiyor. 
Nedir yahu derdimiz?
Daha fazla kazanıp, daha fazla mülk sahibi olmak mı? Daha lüks arabalara binmek mi? Daha fazla arsa sahibi olmak mı? Daha yüksek mevkilere çıkarak insanları dilediğimiz gibi yönetmek mi? 
Tamam, diyelim hepsi elinize geçti.
Bundan sonrası ne olacak? Yığınla biriktirdiğiniz uğruna ahiretinizi sattığınız onca birikim sizi ebedi alemde kurtaracak mı? 
Öyle değil mi?
Sonuçta ölüp gitmeyecek miyiz?
Konuya bu noktadan yaklaşım göstermek, onurlu bir müminin şiarı olmalı. 
AK Parti’nin 2002 yılında iktidara geldiğinde seçimi nasıl kazandığını hatırlar mısınız? 
O yıllarda yaşanan kemikleşmiş zulümler yumağı vardı. Ağzınızdan çıkan masum bir ifade bile şaklabanca oynamalar sonrasında sizi polisle muhatap edebiliyor, bir anda kendinizi hapiste bulabiliyordunuz.  
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Pınarhisar cezaevine girmesine sebep olan şiiri hatırlar mısınız? 
O şiir, insanı içeri tıktıracak kadar mı ağır ifadeler içeriyordu?
Tabii ki hayır. 
Başörtüsü zulmü sebebiyle üniversite kapılarında nöbet bekleyen polisleri, güvenlik görevlilerini unutmadık. İkna odalarını unutmadık. 
Ama asıl unutulmaması gerekeni unuttuk. 
O yıllarda o kardeşlerimize ölümüne destek veren biz kimlik müslümanları, bugün yakaladığımız bolluk ve bereket içerisinde o gün yaşadıklarımızı unuttuk. Ne güzeldi, başı açılan bacımız için hak mücadelesi veriyor, başörtüsünün Allah’ın emir olduğunu bağıra bağıra direniş gösterebiliyorduk. 
AK Parti iktidarı ile bu zulüm sona ermiş olsa da bugün başını kapatan kızlarımızın çoğunda o günkü islami şuurun olmaması, başına takındığı bir bez parçasıyla aklınca cenneti garantilediğini zanneden ama makyajın dibine vuran, vücut ölçülerine göre giyindiği kot pantalonla aklınca islamın hamisi şovmenliğine soyunan kızlarımızın düştüğü durum, hatamızı ortaya koymuyor mu?
Evet şekilci olduk. Dış görüntünün tutsaklarıyız. İçimizin hiç önemi yok. 
Size bir basit soru sormama müsade edin: Bir müslüman olarak % kaçımız namazını özenle eda ediyor? 
O gün sokakları inleten gençlerimizin, ablalarımızın, ağabeylerimizin % kaçı dini hassasiyet noktasında dikkatli davranabiliyor?
AK Parti’nin nerede kaybetmeye başladığını anlamanız için bu örneği gösterdim. 
İnsana yatırım noktasında başarısız olan AK Parti bugün ektiğini biçiyor. 
İçeriye sızmış cerahatin akıtılması şart oldu. 

Bu yazı toplam 1008 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.