1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Hâkim Tahir Mihmandaroğlu!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Hâkim Tahir Mihmandaroğlu!

A+A-
Karaman ilimizden İbrahim Sümbül Ağabeyim aradı. 1974 ile 1978 yılları arasında Çumra’da Tarım İlçe Müdürlüğünde çalıştığını Ayakkabıcı Nuri Yıldız’ın kardeşi olduğumu öğrenince memnun oldum ve aradım. Dedi.
Ayrıca Hâkim Tahir Mihmandarlı çok yakından tanıdığını ifade etti.
Bana öncelikle böylesi bir yazı ile bizi o günlere götürdüğünüz için teşekkür ederim. Dedi. Ayrıca bilgi olarak Van Ağır Ceza Reisi değil Ağrı Ağır Ceza Reisi olacak. Başvekili değil bakan olacak. Diye bilgi verdi. Notunuzu köşemde düzelterek yazacağım. Dedim ve yazdım.
Çumra’ya gönderilen Azerbaycan Türkü Hâkim Tahir Mihmandarlı’yı bugün sohbet köşemizde anlatacağız.
70’li yıllarda ben o zaman ortaokula gidiyordum uzun paltolu, başı kalpaklı, kalın kaşlı müşfik haliyle Çumra sebze pazarında elinde sepeti dolaşırdı. Köylülerle sohbet eder hal hatır sorardı.
O gelirken pazardaki halk hürmetle yol verir veya selamını alırdı. Biri birlerine;
--- Bizim Hâkim Bey geliyor, kendisini yormadan ihtiyacını görelim. Derlerdi. Hâlbuki Hâkim Bey pazarda gezmeyi severdi.
--- Sevgili Çumralılar! Burası yani sizin Çumra Sebze Pazarınız bana memleketimi hatırlatır, çocukluğumun, gençliğimin geçtiği Azerbaycan’ı bulurum bu pazarda, bırakın ben serbestçe hasretimi gidereyim. Dermiş.
Tabi bu Pazar gezileri sırasında ağabeyim rahmetli Ayakkabıcı Nuri Yıldız ve medaştan emekli Mustafa Filik Ağabey bulunurdu.
Ben Hâkim Tahir Mihmandarlı Ağabeyi ilk kez Ağabeyimin ayakkabı dükkânında görmüştüm. Ağabeyim;
--- Tahir Amca bu benim kardeşim Ahmet ortaokulda okuyor. Diye beni tanıtmıştı.
Bu tanıtımdan sonra birçok kez şimdiki Alparslan Türkeş Caddesindeki Karalar Apartmanındaki evine bakkal eşyası ve daha başka ihtiyaçlarını götürmüştüm.
Bunun yanında o zaman Çumra Büyük Ülkü Derneğinde biz öğrencilere seminer verdiğini hatırlarım. O zaman Büyük Ülkü Derneği Başkanı Zeki Danış ve yardımcısı Nuri Ağabeyim idi.
Evet, o yıllarda Çumra MHP İlçe Başkanı Niyazi Yılmaz, yönetiminde ise Nuri Yıldız, Ali Şen, Mustafa Erçoban, Ahmet Bayrakçı, Dişci Abdullah Ünal, Şemsettin Üzüm, Ahmet Şahin hemen ilk aklıma geliverenler.
Yine Ocakta ise Al İhsan Köfe, Zeki Danış, Nurettin Çalı, Necati Işık, Rahmetli Ramazan Çetin, Recep Kaya ve Rahmetli Zeki Atalay hatırıma gelenlerdir.
Şimdilerde zaman zaman eskilerden dem vurulduğunda Hâkim Tahir Mihmandarlı’yı Niyazi Yılmaz Başkan, Ahmet Yıldız, Ahmet Çelik, Ahmet Gündüz, Berber Ali Şen, Himmet Tömtöm olarak anarız.
Ben sohbet köşemde bu konuşmaları yazarak okuyucularımla paylaşırım. Geçenlerde Niyazi Yılmaz Başkan Tahir Ağabeyden söz açıldığında;
--- Aslında Hâkim Tahir Bey “Ben Çumra’da vefat edersem beni buraya defnedin. Demişti ancak, ailesine anlatamadık. Cenazeyi götürdüler. Dedi.
Ünlü romancı Mehmet Niyazi Hâkim Tahir Mihmandarlı’nın Türkiye kaçışını başka deyişle göçüşünü “ÖLÜM DAHA GÜZELDİ” adlı romanla atlatmış. Eserin tanıtım anonsunda;
“BÜTÜN ÇETİNLİĞİNE RAĞMEN GÖÇ MUŞTULARA GEBEDİR. BİR YERDE ÖLEN UMUTLARI BİR BAŞKA DİYARIN YENİDEN DOĞURMASIDIR.
TAHAMMÜL EDİLEMEZ EZİYETLERDEN KAÇARAK TÜRKİYE’YE SIĞINMIŞ, KENDİSİNİ YETİŞTİRMİŞ, AĞIR CEZA REİSLİĞİNDEN EMEKLİ OLMUŞ VE RAHMETE KAVUŞMUŞ AZERBAYCAN TÜRKÜ’NÜN ANAYURDUNDA BAŞINDAN GEÇENLER. YAŞANANLARIN ÖLÜMÜ ARATTIĞI ROMAN!”
Tabi burada ve bazı özgeçmişlerde eksiklikler olabilir. Tahir Ağabeyimiz Çumra’da vefat etti o zaman emekli falan değildi ve halen çalışıyordu.
Bizler o zaman ortaokulda okuyorduk. Hâkim Tahir Mihmandarlı vefat ettiğini duyunca okula falan gidemedik. Şimdiki Alparslan Türkeş Caddesinde bulunan Karalar Apartmanındaki evinin önünde toplandık. O yıllarda Rahmetli Çumra Belediye Başkanı Durmuş Ali Çalık idi.
Hükümet erkânı, mahalli idare ve halk çok ilgi gösterdi. Cenaze Ulu Camii önüne şimdiki tatlı su çeşmesinin orada olan musallaya kondu biz Ülkü Ocaklı Gençler olarak sırayla cenaze namazı kılınıncaya kadar başında nöbet tutmuştuk.
Yukarda da ifade ettiğim üzere cenaze namazı Ulu Camide kılındıktan sonra ailesi tarafından Çumra’dan götürüldü.
Cenazesinde bütün Çumralılar var dersem yalan söylememiş olurum.
Herhalde Çumra’ya halkla bütünleşmiş böylesi Hâkim gelmemiştir. Hasta ziyaretinde, düğünde, ölümde her ne olursa Hâkim Tahir Mihmandarlı orada muhakkak olurdu.
Ağabeyim Nuri Yıldız trafik kazası geçirmişti hastanede yatışında olsun hastaneden sonra evinde yatarken olsun her gün muhakkak ziyaret ettiğini biliyorum.
Hâkim Tahir Mihmandarlı vefat ettiğinde bizim komşular;
--- Dorlalıların Hâkimi vefat etmiş diye bize başsağlığına gelmişlerdi. Çok yakın akrabaları olmasa her şeylerine bu kadar iştirak etmezdi. Diyerek gelmişlerdi.
Hâkim Tahir Mihmandarlı aslen Azerbaycanlı olduğunu söylediğimizde ise şaşırıyorlardı. Nerden bu kadar samimiyet diye sorduklarında babam rahmetli;
--- Hâkim Tahir Bey aynı milletin evladı yani Türk ve Müslüman bunun yanında biz onunla aynı davanın adamıyız! Dediğini hatırlıyorum.
Geçenlerde oğlu avukat Umut Mihmandarlı ile görüştüm. İstanbul’da olduğunu söyledi.
Çumralı hemşerilerimize selamları iletmemi istedi.
Yıllar geçmesine rağmen kendisini Çumralılara, yetişmemizde çok büyük katkısı bulunan o zamanın gençlerine unutturmayan Hâkim Tahir MİHMANDARLI Ağabeyimizi rahmetle anıyoruz.
Bu köşeden zaman zaman böylesi hizmetleri ile yıllar geçse de unutulmayacak işlere imza atan bürokratları anmaya devam edeceğiz.
Marifet iltifata tabidir. 
Bu yazı toplam 644 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum