1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. HÂKİMİYET’LE BÜYÜYEN KONYA BASINI
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

HÂKİMİYET’LE BÜYÜYEN KONYA BASINI

A+A-

Yıllar geçiyor. Ömür kandilimizde ki yağ damla damla eksiliyor. Bize göre koskoca gibi görünen bu ömrü renklendirip ışık veren, can veren, hayat veren, şevk veren koskoca 21 yıllık Hâkimiyet Gazetemizin istikrarlı yürüyüşünün yıldönümündeyiz. Rabbim bugüne kadar mahcup etmedi. Bundan sonrada mahcup etmesin. Gazetemizi farklı kılan etkenlerin başında çalışanların samimiyeti, kişiliği ve candan gelen özverili çabaları ön plana çıkıyor. Daha öncede farklı gazetelerde sayısız makalelerim yayınlandı. Onlara bir lafım sözüm yok. Ama Hâkimiyet gazetemizin benim hayatımda ki yeri bambaşkadır. Özellikle gazete sahibimiz Yusuf Gürbüz Beyefendinin samimi duruşu ve içtenlikle gösterdiği yaklaşım ve dostluğun yeri ayrıdır. İşte beni bu güzellikler gazetemize bağladı. Bundan dört yıl önce 2013 yılının yaz aylarında başlayan süreç bugüne kadar pek çok güzelliği beraberinde getirdi. Her şeyden önce samimi dostlarımın artmasına vesile oldu. Geçmişin karanlıklarına bıraktığım menfaate dayalı, itici ve sıkıcı daha da dikkat çekici olan riyakâr dostlukların bitmesine vesile oldu. Dost görünüp, riyakârlığın, fesatlığın, hasetliğin tavan yaptığı bugün hiçbir şekilde hatırlamak istemediğim egosu şişik çevrelerden kurtulmama vesile oldu. İnşallah bu şekilde yakaladığım bu samimi atmosferin devamını niyaz ediyorum.

Gazetecilikte belki de en önemli şey; şahsiyetli duruş olmalı diye düşünüyorum. Ben Yusuf Bey’de bunu gördüm. Her zaman sözünün eriydi. Hiçbir zaman en küçük bir saygısızlık ya da empati dışı bir tutumunu görmedim. İşte gerçek sevgi ve dostluğa giden yolda ki kaynayan bu kazandan şerbet akıyordu. Bu sizin elinizdedir. O kazandan şerbet akıtacak olan da sizsiniz irin akıtacak olan da sizsiniz.

Bu dünyanın gelip geçici olduğunu anlamada idrak yeteneği zayıf kalan kişilerden mümkün mertebe uzaklaştım. Uzaklaştıkça önüme daha engin ufuklar açıldı. Dostluk kapıları sıralandı. İşte benim de aradığım tam buydu.

Çünkü insani ilişkilerini menfaate dayandıranların varacağı nokta samimiyetsizlik ve kopuştu.

Buradan tüm dostlarıma ilan ediyorum. Etrafınızda ki kalabalıklara itibar etmeyin. Az ama öz olanı tercih edin. Hani çevre edinmek dedikleri bir tabir var ya. O tabiri fazlaca önemsemeyin. Bol çevre edinip te etrafınızı menfaat yüklü, sizden hep beklenti halinde olan kişiler çevreleyeceğine varın sizin etrafınızda sınırlı sayıda ama sizinle birlikte hareket edebilen, size gerçek dost olabilen ve sizi menfaate ya da üç kuruşa satmayan kişiler olsun yeter. Vallahi yeter, billahi yeter.

Samimi dostlarınız varsa, siz en zenginsiniz. Sizi kimse alt edemez. Dostluk penceresi önünüze açılsın yeter.

Baba ve oğul konuşuyorlarmış. Babası oğluna sormuş, “Senin kaç tane dostun var?” Oğlan: “Ohooo yüzlerce…” diye cevap vermiş

Babası oğluna açıklamış. “Bak oğlum” demiş insanın bir sürü arkadaşı olabilir ama yüzlerce dostu olamaz. Dost dediğin diğer arkadaşlara benzemez. İnsanın hayatı boyunca ancak 1 ya da 2 tane dostu olabilir.

Oğlu: “saçma” demiş. “Benim bir sürü dostum var ve hepsi beni sever ve her zaman bana yardıma koşacaklarından da eminim.”

“Öyle mi?” demiş babası. O zaman gel seninle bir test yapalım.

Adam birkaç tane tavuk kesmiş ve başka birkaç ıvır zıvır’la bir çuvala doldurmuş. Tabi haliyle çuvaldan kan damlıyormuş. Baba; “Şimdi git demiş bu çuvalı arkadaşlarına götür ve onlardan yardam iste. Çuvalı birlikte bir yerlere gömün.”demiş.

Çocuk yola çıkarak bir arkadaşının kapısını çalmış. Arkadaşı, bunun elindeki kanlı çuvalı görünce hemen yüzüne kapıyı kapatmış. Çünkü hepsi çuvalın içinde bir ceset olduğunu sanmış.

Oğlan yüzü allak bullak babasına dönmüş olanları anlatmış. Babası demiş; “İşte senin arkadaşlarının dostluğu bu kadar. Şimdi al bu çuvalı benim dostuma götür.”

Oğlan tekrar sırtlanmış çuvalı yola düşmüş. Babasının dostu kapıyı açıp, oğlanı kan ter içinde, elinde kanlı bir çuvalla görür görmez etrafa şöyle bir bakmış ve hemen içeriye almış. “Sen Ahmet’in oğlusun değil mi?” diye sormuş. Çocuk; “Evet” demiş. Ver elindekini diyerek çuvalı almış. Arka bahçeye çıkarmış, arka bahçede bir çukur kazıp çuvalı gömmüş. Çocuğa su ikram etmiş. Bu arada yetmemiş, gömdüğü yer belli olmasın diye oraya sarımsak ekmiş.

Çocuk; “Ben artık gideyim” demiş. Adam; “Babana selam söyle sarımsak tarlasına gözüm gibi bakıyorum” demiş.

Çocuk gitmiş babasına durumu anlatmış. “Gerçekten senin dostun varmış benimse sıradan arkadaşlarım” demiş. Babası; “Yooo bitmedi” demiş “Şimdi tekrar git dostumun kapısını çal ve açar açmaz yüzüne okkalı bir tokat yapıştır.” Çocuk şaşırmış; “Olur mu hiç öyle şey” demiş. Babası; “Olur olur, ancak o zaman anlayacaksın dostluğun ne demek olduğunu.”

Çocuk çaresiz utana sıkıla tekrar yola düşmüş. Kapıyı çalmış. Babasının dostu kapıya çıkar çıkmaz da babamın size iletmek istediği bir şey var demiş. Nedir o demeye kalmadan çocuk okkalı bir tokat yapıştırmış baba dostunun suratına.

Babasının dostu demiş ki; “Benim de babana iletmek istediğim bir şey var… Söyle o babana biz bir tokata satmayız koskoca sarımsak tarlasını” demiş!

Çocuk o zaman anlamış dostluğun değerini ve babasının yüzlerce arkadaşın olacağına bir dostun olsun yeter derken ne demek istediğini…

Bu kıssaya bir suçun örtülmesi gibi anlayışla bakanlar olabilir. Ama burada amaç dostluğa ve güvene vurgudur. Yoksa amacımız suçlunun korunması ya da saklanması değildir.

İşte Hâkimiyet Gazetemizde ki dostluğun yansımasını bu kıssa çok iyi ifade ediyor. Dostluğun olması bir kereye mahsustur. Yıkılması imkânsızdır. Yıkılıyorsa zaten o dostluğu tesis edememişsinizdir.

Hâkimiyet Gazetemiz 21 yıllık tertemiz geçmişiyle Konya basınımıza öncü oldu. Ağabey oldu. Kendisine atılan tokatlarda bile vakarını korudu. Menfaatinin esiri olmadı. Küçük hesaplar peşinde koşarken koskoca dostlukları yıkmak şöyle dursun, yaralamadı bile…

Yusuf abim, Allah yar ve yardımcın olsun.  

 

 

Bu yazı toplam 371 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum