1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. HAKK’A TESLİMİYET VE SINIRI AŞMAMAK!
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

HAKK’A TESLİMİYET VE SINIRI AŞMAMAK!

A+A-

Şüpheli konulardan kendisini koruyanlar, imanını, inancını, şeref ve haysiyetini de korumuş olur. Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise her geçen gün harama doğru kayar giderler. Tıpkı sürüsünü başkasına ait bir arazinin etrafında otlatan çoban misali gibidirler. Sürünün her an bu araziye girme tehlikesi vardır.
Hz. Adem(as)’den son peygamber hz. Muhammed(a.s) arasında gelmiş geçmiş tüm peygamberlerin anlatıp öğrettikleri(tebliğ) dinin hakikati, “Hakk’a ve O’ndan gelene, akıl ederek, yürekten inanarak tam bir teslimiyet, körü körüne bir teslimiyet değil, basiret üzere yani bir bilinç şekli ile, şuurlu(bir kimlik sahibi olarak) Allah ve Resûlünden gelen ilme dayalı olan bir teslimiyettir. 
İmanın temelinde ise peygamberler ve onun insanlara öğrettikleri gerçeklere şek ve şüphe olmayan tam bir güven yatmaktadır. Bu imanda asla şüphe emmareleri bulunmaz. Tüm şüpheler terk edilmiştir ve yürek, tam bir imanla ve itaatle “evet tasdik ediyorum” diyebilmelidir. Böyle bir imanın söz ve amele yansıması “Katıldık(iştirak) ve itaat ettik” demekten ibarettir.
Dini kuralları hayat düsturu edinip ona göre yaşamak ise her iman sahibi bireyin bir hayat tarzıdır. Dinin emirlerine göre değilde heva ve heves ile dünyevi arzularına, alışkanlıklarına, dünya sahrasında yaşanan hayatın akışına ve daha başka gerçeklere bakılarak bir başka yol tutturmak da bir başka hayat tarzı olur. Bu iki hayat tarzı, zaman zaman yaratılış gereği ortak noktalarda kesişmiş olsa da bir sahada farklılıklar arz eder. Çünkü nefsin hevâsı, çoğu zaman Hakk’ın muradı ile çatışacaktır. İşte kulluk imtihanı da burada başmış olmaktadır. Kendi nefsinin isteklerine rağmen Hakk’ın iradesine teslim olacaktır. Hakk’ın kulu olurken, diğerleri çoğu zaman kendi nefislerinin putperesti olurlar.
Allah ve Resûlü’nün bize çizdiği hayat tarzına Kur’ân-ı Kerim “Hududullah” tabirini kullanıyor. Bu ifadeyi, dışına çıkmamamız gereken “kırmızı çizgiler “olarak da ifade edebiliriz. Allah Resûlü(a.s) Efendimizin şu sözleri, ilahi hudutlar(sınırlar) içerisinde bir müslümanın yol haritasının ne olması gerektiğini açıklamaktadır.
“Helal ve tayyib olan şeyler de, haram ve müskirat olan şeyler de apaçık belirtilmiştir. Bu ikisinin arasında, halkın birçoğunun helal mi, haram mı olduğunu bilmediği şüpheli(şüpehat) konularda vardır. Şüpheli konulardan sakınanlar(kaçınanlar), dinini ve ırzını korumuş olur. Şüpheli konulardan sakınmayanlar ise gitgide harama dalarlar. Tıpkı denize giren bir insan gibi. Önce ayakları ıslanır. Geri dönmez ve ileri gider. Göbek ıslanır devam eder ve boyunu aşan suya dalar ve bir daha geri dönemez ve boğulur. Bir başka deyişle de tıpkı sürüsünü başkasına ait bir arazinin etrafında otlatan çoban gibi ki, onun bu araziye girme tehlikesi vardır. 
Dikkat edin! Her padişah’ın girilmesi yasak bir arazisi vardır. Unutmayın ki, Allah’ın yasak arazisi de haram kıldığı şeylerdir. Şunu iyi bilin ki, insan vücudun da küçücük bir et parçası vardır(kalp). Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi olur. Eğer o bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir.”(Buhari; İman: 39, Bûyû: 2)
Vâbisa İbni Ma’bed r.a)’den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Resûlüllah(s.a.v)’in huzuruna varmıştım. Bana:
-”İyiliğin ne olduğunu sormaya mı geldin?” buyurdu.
-Evet, dedim.
O zaman şunları söyledi:
-”Kalbine danış. İyilik, özbenliğinin uygun gördüğü ve yapılmasını kalbin onayladığı şeydir. Günah ise içini tırmalayan ve başkaları sana yap diye nice nice fetvâlar verse bile içinde şüphe ve tereddüt uyandıran şeydir.” (A. İbn Hanbel, Müsned, IV, 227-228; Dârimi, Bûyû; 2)
Fi Emanillah!...

Bu yazı toplam 1620 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.