1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. HALEN UYKUDA Kİ ZAVALLILAR!..
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

HALEN UYKUDA Kİ ZAVALLILAR!..

A+A-

Adamın biri bir mecliste karşıma çıktı. Güzel ülkemizin başına örülmeye çalışılan kumpaslardan haberdar olduğu halde kendini terör örgütünün masallarına kaptırmış. Bunca olan biten karşısında halen uykusunda ısrar etmekte.
Konuşurken bir süre söylediklerine ve hareketlerine odaklandım. Bir şeyler anlatmaya çalışmanın gereksiz ve nafile çaba kalacağı alenen ortadaydı. Durumunun müflis tüccar mesabesinde olduğunu bir diğer tabirle umutsuz vakıa olduğunu anladıktan sonra çok fazla çaba göstermenin yararsız olduğuna kanaat getirince günahlarıyla baş başa bırakmanın doğru olacağına kanaat getirdim. Umulur ki düştüğü garabetin farkına varır. Peşinde koştuğu terör örgütünün uzun zamandır insanların samimi duygularını istismar ederek, kendilerinin kaz gibi yolunduğunu idrak eder.
Etrafımızda yığınla kalabalık var. Bunlar içerisinde oturup bir konuda istişare edilebilecek kesimler var. Birde ayıklanmak suretiyle posaya ayrılanlarla boş yere kaybedilecek bir zaman var. Çünkü bu posa mesabesinde ki insanlarla kaybedilecek zaman israfı yerine doğruya aç, hakka kayıtsız tutkun ama bilgi noksanlığı sebebiyle etrafına bakınan doğruya koşmak isteyen mahzun insanımızın dertleriyle hemhal olmak onlara çıkış yolu göstermek daha evla geliyor. Birine doğruyu anlatmakla geçireceğimiz uzunca bir süreyi çok daha fazla sayıda ki bilgiye aç insanlara harcamanın büyük bir vebalden kurtulmaya vesile olacağından eminim. 
Avret mahallinden çıkardığı pis çamaşırını kapışmak için makatını yırtan zavallıların olduğu yerkürede hakkı ve hakikati göremeyecek kadar beyinlerini kiraya vermiş insanların ne peşinde olduğunu anlamak için yoğun bir çaba göstermeye gerek olmadığı kanaatindeyim.
Kimisi kolayca ulaştığı maddiyata tutulmuş, yaşadığı bonkör hayatın tadını çıkarmak ve sefasını sürmekle gününü gün ederken bu grubun içerisinde ve tabaka-i esfel’de yer alan kesiminin ise halen bunlara şakşakçılık yapması ne kadar hazin bir realitedir.
Yarından sonra Şeb-i Arus…
Mevlana Hazretleri ne güzel ifade etmişler:
“Gözlerinin gördüğünü yüreğinin gördüğüne değişiyorsan eyvallah! Yüreğinin gördüğünü gözlerinin gördüğüne değişiyorsan eyvah, eyvah!” 
Ortada olan bitenin zuhur ettiği bir dönemde yüreği körelmiş kesimlerin gözlerinin gördüğüyle iktifa ederek yüreklerinden fışkıran feryada kulak tıkamaları ne kadar hazindir. 
Çeşitli zaman dilimlerinde toplumumuz, başka bir topluma dönüşmüşçesine, ideallerini, tanımlarını, tavırlarını hatta dilini ve din anlayışını gömlek değiştirir gibi çıkarıp atan kesimlerin olduğu bir anlayışa kurban gitmenin toplumumuza ne gibi zararlar verdiğini biliyoruz. Uydurulmuş dinlerine mensup cemaat liderlerinin teslim aldığı ve çevresine toplanan kalabalıklar için çizdikleri adına cemaat ya da tarikat dedikleri boşlukta ki insanları avlayarak büyüdükleri ve dikte etmeye çabaladıkları uydurma din anlayışına sahip olanlar hep vardı bundan sonra da olmaya devam edecek.
Bugün bunlarla başlar yarın diğerleriyle devam eder. Bu kıyamete kadar sürüp gidecek. 
Milletimizin en kıymetli bağı olan İslam, maalesef rezil hocaefendiler ve şeyhlerin uydurdukları taklide dayalı yorumları din edinmiş mensupları tarafından bugünkü muharref durumuna ulaştı. Dahası,  yaygın olarak siyasal bir hedefe ulaşmak amacıyla devlete, halka karşı sistemli şiddet eylemlerine başvurma olarak tanımlanabilecek terörizme başvuracak kadar sapkınlık içinde, hıyanette olan, sözde İslami cemaatlerin varlığını hep beraber dehşete kapılarak uzun zaman boyunca takip ettik.  Hatta bu yapılanmalardan birinin dünyanın en büyük terör örgütlerine taş çıkartırcasına korkunç katliamlar gerçekleştirdiğine şahit olduk. Dini amaç göstererek örgütlenmiş olanların hem tarihte hem de günümüzde kimlerle ve bir takım adına süper güç denilen devletlerin attığı kemikleri yalamak suretiyle ulaştıkları boyutu gördük. 
Samimi Müslümanlar, imanında samimi olanlar çok iyi bilirler. Müslümanım dediği halde hangi dine mensup olursa olsun, diğer insanları katledenler, insanlara küfreden, beddua eden, darbe ve şiddet sopasıyla zulüm sergileyenler kısaca ifade etmek gerekirse Ebu Leheb’in ahlakıyla ahlaklananların Kur’an ahlakıyla uzaktan yakından alakaları olamaz.  Kur’an’la ahlaklanmışlardan olamazlar. 
Kur’an’ın böyle sapkınlıklara müsamaha göstermediğini, en güzel örnek Resulullah (sav)’in hayatından anlarsınız.
Buna rağmen azgınlığında sınır tanımayıp masum cemaat ya da grup kisvesiyle çevre edinerek bununla kendini olduğu irtifanın çok üstünde sanan zavallılar hep oldu ve olmaya devam edecek.
Ne diyelim!
Mevla görelim neyler, neylerse güzel eyler…

Bu yazı toplam 573 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.