1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. HALKIMIZ, NİÇİN BU DENLİ TATİL MERAKLISI?
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

HALKIMIZ, NİÇİN BU DENLİ TATİL MERAKLISI?

A+A-

Yarıyıl tatilinin yarıdan fazlası sona erdi. Gelecek hafta çocuklarımız yine okul yolunu tutacaklar.

Hatırlarsınız, haber bültenlerinden dinlemişsinizdir. Daha yarıyıl tatili başlamadan ortalıkta bir yaygara koptu. Kar yağarsa okulların tatili uzar mı?

Düşünsenize, daha 15 gün süreli tatil başlamadığı halde, çocuklarımız, gençlerimiz tatil bitimine bir de kar tatili eklenmesine yönelik beklentilerini paylaşıyorlar.

Sizi bilmem ama benim açımdan bu durum çok fecaat bir durumdur. İnsan okuldan, eğitim ve öğretimden, arkadaşlarıyla kaynaşmaktan niçin bu denli uzak kalmak ister?

Bu sorunun cevabını bulduğumuz gün ülkemizin eğitim öğretim sorununu da çözmüş olmak için ilk adımı atabileceğiz.

Çocuklar ve gençler niçin okul ortamından uzak kalmak isterler?

Halbuki büyük bir keyif ve istekle okula akın etmeleri daha mantıklı gelmiyor mu?

Bunun farklı noktadan cevapları var.

Geçmişte bizim çocukluğumuzda ki kaynaşma ve dostluk sistemi tamamen ortadan kaybolmadı mı?

Çünkü çocuk ve gençlerimizi robotlaştırdık. Onları teknolojik imkanların içinde boğarak, kapsamlı araştırma, ilmi ve bilimsel gerçeklere hakim olmaları cihetinde yönlendirmedik.

Sokakta, toplu taşımada, okulda, parkta, markette, kafede, yolculukta ellerinde ki cep telefonuyla içli dışlı olmalarını engelleyemedik. Bu sebeple onları sosyal hayattan kopardık. O ufacık aletlerden öğrendikleriyle kendilerinin, alim, bilgin, uzman olduklarını düşünenler bile ortaya çıktı.

Bundan 30 sene öncesini düşündüğünüzde çocuklarımızun, gençlerimizin ve hatta yaşlılarımızın bilmedikleri konularda sustukları ve bir bilenden öğrendikleri, oldukça olgun bir yapıya sahip olmakla herkes kendini en iyi ve en doğru yerde konumlandırmasını biliyordu.

Artık, kulaktan dolma, sosyal medyadan okuduklarıyla allame olduğu zannına kapılan güncel bir neslin oluşmasına şahit oluyoruz.

İşin kötüsü haddini bilen insanların sayısı da günden güne azalıyor.

Bir mecliste otururken en az bilen kadar bilmeyenin de lafa karıştığı, hüküm verdiği, yanlışında ısrar ettiği, ama buna karşılık eline bir tek kitap alıp okumaktan dahi uzak olanların boru öttürdüğü bu sistemde büyüyen gençlerimizin nasıl bir kişilik yapısına bürüneceklerini bekliyorduk ki?

Kimse bilmediğini kabul etmiyor. Daha dünkü tıfıllar; babaları yaşında ki tecrübeli insanlarla laf yarışı peşinde koşuyor. Sevgi, saygı, ihtiram kalmamış. Maneviyat zaten hiç kalmamış, tamamen maddiyat peşinde koşan yedikçe acıkan, içtikçe susayan, egosu kabardıkça daha da şımaran, hayattan ve ölümden zerre kadar ibret almayan, alamayan bir neslin oluşumunun ana sebebi, sosyal medya imkanlarını halkın kucağına atarken, bunun getirilerini ve götürülerini inceden inceye hesaplamayan hem devletin, hem eğitim kurumlarının, hem ailelerin üzerine düşen payı alması gerekiyordu.

Kimse diğerine suç isnat etmesin. Herkesin bir köşesinden bulaştığı yanlış noktalar var. O yanlışlar bir araya toplanınca karşımıza devasa bir sorunlar yumağı çıktı. Kimse bir diğerine pas atmasın. Herkes önce kendine düşeni öğrenmeli ve o konuda bir yol izlemelidir.

Bugün bu yanlış niye var?

Aileler, TV programlarına, sosyal medyaya, okula ve daha nice sebebe teslim ettikleri evlatlarının ardında durmasını bilemediler.

Babalar, analar, dedeler, nineler olarak herkes çocuklarının ipini ne idüğü belirsizlerin kontrolüne terk ettiler.

İşte yazımın başında kullandığım çocuklarımız niçin daha tatile başlamadan tatile ek bir kar tatili gelmesini beklemeye koyulurlar?

Yukarıda anlattığım sebepten ötürü, kimse zora gelmek istemiyor. Hiç kimse sorumluluğu üzerine almadığı için eğitim sistemi sos veriyor.

Okullar, insana huzur kaynağı olmalıydı. Gençlerimizin kaçtığı sıkıldığı, mal yarışı yapılan, sevgili yapılan, batı özentisi kurbanı, diğerlerine gösteriş peşinde koşan, babasına binbir dümenle düşük faizli krediyle mezara kadar ödeme garantili aldırdığı otomobiliyle caka satarak üstünlük telakki eden gençlik bugün gördüğünüz nahoş havanın ortaya çıkmasına önayak oldu. Her şeye kolayca ulaşabilen insandan ne beklerdiniz ?

Kimse kötümser olduğumu iddia etmesin. Okul yakınlarında ki cafelerde kızlı erkekli gençlerin ciddiyetten uzak konuşma ve oturuşlarını görüyorum ben…

Kendi kızımı dahi Kız İmam Hatip’te ki öğrencilerin akla zarar saygısız ve pervasız davranışları sonrasında farklı bir liseye aktarmak zorunda olan bir veli olarak bu yazımı karalıyorum

Sağa sola bakmayalım. Önce kendimize bakalım.

Soralım, nerede yanlış yaptık?

Bu yazı toplam 1220 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.