1. YAZARLAR

  2. Prof. Dr. Ali ACAR

  3. Halkımız ve partiler darbeye karşı uzlaştı
Prof. Dr. Ali ACAR

Prof. Dr. Ali ACAR

Yazarın Tüm Yazıları >

Halkımız ve partiler darbeye karşı uzlaştı

A+A-
Cumhurbaşkanı Erdoğan da vatandaşları milli iradeye sahip çıkmaya çağırarak, herkesi meydanlara çıkmaya çağırdı. Dün Gecenin yarısına doğru C.Başkanımızın çağrısı üzerine yollarda uzun araç konvoyları oluşturuldu. Konya şehir meydanı, Mevlana meydanı ve Konya Ak Parti önü askeri kalkışa tepki vererek omuz omuza tek vücut olunmuştu. Yol kenarlarında vatandaşlar Türk bayraklarıyla coşkulu bir şekilde tepkilerini ortaya koyuyorlardı. Özellikle halkımızın tankların üzerine çıkmaları darbe teşebbüsüne tepkilerini göstermekteydi.

15 Temmuz Cuma akşamı önce İstanbul’daki boğazlarda yolu kapatan jandarmanın kısa süre sonra ülkede darbeye girişim yapmaya çalışmasına Türkiye’nin hemen her yerinde yaşayan vatandaşlar meydanlara çıkarak darbeye karşı direnişe geçti.
İstanbul Atatürk Havalimanı, valilik Ak Parti binaları, Ankara Emniyet Müdürlüğü, MİT Müsteşarlığı gibi resmi kurumları ablukaya alarak darbe girişiminde bulunan jandarma ekipleri, MİT Müsteşarlığı’na da helikopterle ateş açtı.

Halkın yoğun tepkisi üzerine İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan ve Vatan Caddesi’ndeki emniyetin önünden çekilen tanklar kışlalara döndü. Türk siyaset kurumunun bunca deneyimden demokrasi, sivilleşme ve siyasi istikrar açısından gerekli dersleri artık çıkardığı açıkça görülmektedir.
Bir ülkenin kalkınması için güçlü olması için öncelikle istikrarın sağlanması gerekir. İstikrarın sağlanmasında üç önemli yapının sağlam olması gerekir. Bunlar ekonomik siyasi yapı sosyal yapıyı ifade etmektedir. son yıllarda bu üç alanda görülen önemli gelişmeler bir grup askeri darbe kalkışının tezahür etmesi halkın tepkisi ile boğulacaktır. Bu kalkış ve darbe girişim başarısız olmaya mahkûmdur.
Ülkemizde yaşanan her şeye rağmen dünyaya örnek bir ülke yolunda ilerlerken ülkenin özgürlüğünü ellerine geçirmek için hata yaptılar. bu darbe kalkışı ve terörü Tarih sayfalarına bu ihanet şebekesini kara harflerle yazılacak. Öte yandan FETÖ terör örgütünün dünyadan habersiz erlerimizi tatbikata gidiyoruz diyerek kandırıp kendi milletine ateş ettirerek kendi çirkin emellerine alet etmeleri olmuştur. Vatana hizmet için kışlanın yolunu tutan o askerlerimizi kullananlar milleti evlatları ile karşı karşıya getirmiştirler. O gece ülkemizde 7’den 70’e herkes bu zalimlerin karşısına dikilerek vatanına, bayrağına ve demokrasiye sahip çıkmıştır. Terör denilen baş belası ile topyekûn mücadele edilirken, ülkemizin ekmeğini yiyip, suyunu içenlerin ihanete kalkışmasının affedilir tarafı yoktur. Onlar cezalarını da çekmelidirler.

HALKIN GÜVENİ
İstikrar konusunda temel unsurlardan birisinin güven olduğunu daha önceleri belirtmiştik. Güven duyulduğu zaman güven duyulan partilerin oy oranları yükselmekte, güven azaldığında da oy oranları düşmektedir. Demokrasi kuramı temsili kurumların meşruiyetini yönetilenlerin rızasına, karar alama süreçlerini ise toplumsal uzlaşmaya bağlamaktadır. Karar alama süreçlerine katılım ise toplumsal taleplerin siyasal kurumlara aktarılması ve karar mekanizmaları içinde son derce uyumlu bir performans görülmektedir. Günümüz dünyasında güçlü bir biçimde yer almak isteyen bütün ülkeler, siyasi, ekonomik ve hukuki sistem ve kurumlarını çağın gerekleri doğrultusunda yenilemek mecburiyetindedir. Türkiye’de son on yılda demokratikleşme ve hukuk devletinin tesisi doğrultusunda atılan adımlar ve AB sürecinde gerçekleştirilen reformlar, onun uluslararası gelişmişlik endekslerindeki sırasını belirgin biçimde yukarıya taşımıştır.

HALKIN DESTEĞİ YOK
Aksine ihtimal veremiyorum. Deneyimler ve aklın yolu istikrar yakalanmışken son siyasi gelişmeler Türkiye’nin önünü açabildi. Her alanda Yeni Türkiye’nin doğuşu ve Yeni siyasette uzlaşmanın, katılımın ve askeri kalkışa tepkinin bir göstergesidir. Her askerî müdahale sonrasında ülkede yeni bir siyasî ve toplumsal süreç başlamış ve bu süreçlerin her biri kendilerine özgü geçiş biçimlerini oluşturmuştur. Fakat geçiş biçimlerinin hiçbiri, yeni bir müdahaleyi imkânsız duruma getirecek bir amacı, yani askeri otoriteyi sivil otoritenin yönetim ve denetimine tabi kılacak bir düzenlemeyi içermemiştir. Bu sebeple her dönemde devletin ve toplumun militarizasyonu çabalarıyla askerî müdahale tehdidi devam etmiştir. Böylece askerî müdahaleler ve buna kronik bir biçimde imkân veren askerî vesayet sistemi, toplumun özgürleşmesinin ve ekonomik gelişimin önündeki en büyük engeli oluşturmuştur

UZLAŞMA
Demokrasiler, toplumda iç çatışmaları hafifleterek bu çatışmaların politik krizlere ve ekonomik çöküşe/hengâmeye dönüşmesini engellemektedir Halkımızın yıllardan sonra alınacak önemli derslerden biri, demokrasilerin iç çatışmaları yönetme ve ekonomik krizlere uyarlanma konusunda diktatörlüklerden daha üstün olduğudur. Halkın değişik partililer tarafından ortak uzlaşma ve birleşme sağlanması siyasi bütünleşme açısından önemli olmaktadır.

TÜRKİYE DEMOKRATİK BİR DEVLET YAPISINA SAHİPTİR.
Modern devletin bir diğer özelliği de anayasal devlet olmasıdır. Anayasa ile devletin dayandığı esaslar, işleyişi, yeni siyasetin dayandığı temeller belli prensipler etrafında tanımlanmıştır. Yeni Çağ sonrasında ulaşılan çözümlerin kurumlaştırılması ölçüsünde anayasalar ortaya çıkmış, modern devlet giderek anayasal devlet olarak tanımlanmıştır. Birey tek başına çözümü elde edebilmekte ancak toplum bundan faydalanamamaktadır. Bu, bağlayıcı şartların oluşturulmasını gerekli kılmış ve Batı aleyhine çözümlerin getirilmemesi için belli kuralların konulması gerekmiştir.

SİYASETTE İSTİKRAR
Siyasi parti Başkanlarının bu kalkışa karşı uzlaşmaları ve ortak tavır ortaya koymaları siyasi istikrar açısından da önemli boyutlarında birisidir. Toplumsal, ekonomik, kültürel ya da başka krizler, siyasi katılım yoluyla üretilecek siyasi modeller içinde ele alındığı ve bu yollarla aşıldığı zaman, hem istikrar daha güçlü bir zemine kavuşacaktır, hem de siyaseti ve demokrasiyi güçlü kılan refleksler ortaya çıkacaktır. Bu da Türkiye'nin darbelere ve kalkışlara karşı pek çok alanda siyasetin, devletin elini güçlü kılacaktır

Bu millet demokrasiye
Bu millet geleceğe
Bu millet istikrara
Bu millet uzlaşmaya bütünleşmeye sahip çıktığını ispat etmiştir

 
Bu yazı toplam 272 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.