1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hamaset Ve Siyaset
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hamaset Ve Siyaset

A+A-

Ülkelerde siyasetçilerin iki malzemesi var.

Birisi hamaset, diğeri siyaset.

Siyasetçiler bu ikiliyi yerine göre kullanmaları normal ve olağan sayılır. Yalnız aşırı hamaset ise inandırıcı olmaktan çıkar, tepki alır.

Hamaseti en çok ta iktidarlar yapar.

Ancak görüyoruz ki, referandum öncesi “EVET” isteyenlerde, “HAYIR “ isteyenlerde hamaseti en baş malzeme olarak kullanmaktadırlar ama muhalefet gurubunun bunu daha çok yaptığını görmekteyim.

Üstelik referanduma yaklaşık bir ay var ve ne yazık ki, oy kullanacakların en az yüzde 15’i kararsız durumda. Hamaseti kim iyi yapar, kim iyi halka kendisini anlatırsa bunlar o tarafa dönebileceğini düşünmekteyim.

Şuradan belirteyim ve yaşadığım olaylar, edindiğim tecrübeye göre siyaset her zaman hamaset üzerinden yapılmaz. İktidar partisinin sorumluluğu tamam da ana muhalefet partisi dediğin zaman, iktidardan bile önemli.Hatta öyle ki bizim ülkede muhalefet iktidarı denetler ve çalıştırır. Tabi ki, doğru muhalefet yapılabilirse…
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun referandum kampanyasını adeta Tek Adam iddiası üzerine kurguladığı görülüyor.Bunun doğruluğunu veya yanlışlığını zaten halkımız büyük ölçüde görmektedir.
Eğer çatınızı en yanlış temel üzerine kurarsanız ne kadar sağlam olabilir ise; Kılıçdaroğlu'nun da kampanyasına temel aldığı konunun en yanlış üzerine kurulması da öyle yanlış olmuştur.Hatırlarsanız Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de bir çatı adayı Ekmelettin İhsanoğlu’nu muhalefet aday göstermiş, ancak seçimde çatı çökmüştü. Mevcut Parlamenter sistemde, CHP Liderinin sözünü ettiği geniş yetkiler tamı tamına Başbakan'a ait aslında. Cumhurbaşkanı da, neredeyse SINIRSIZ YETKİLİ ama bunun karşılığında neredeyse tamamen SORUMSUZ. Yani; Vatana ihanet dışında hiçbir yetki ve kararından dolayı YARGILANAMIYOR, HİÇBİR DENETİ-
ME TABİ TUTULAMIYOR ve aldığı hiçbir kararı YARGI VE MECLİS dahil

kimse İPTAL EDEMİYOR.
Bunun karşılığında ise; 16 Nisan'da referanduma sunulan 18 madde Anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanı aldığı kararlarla belli ve zor kurallarla denetlebilecek.. Yani sınırsız SORUMSUZLUK tamamıyla ortadan kalkıp tam tersine hesap veren ve kararlarından dolayı SORUMLU HALE GELEN bir başkan olarak karşımızda olacak. Tabi ki “EVET” çıkarsa.

Bunu da tabi ki, güçlü bir muhalefet sağlayabilir.
Bundan sonra sadece siyasetçiler olarak değil, medya- sivil toplum, üniversiteler ve gençlik olarak neler yapılmalı?
Denetimlerini ciddi ve akılcı biçimde, duygularından arınmış olarak, vatan, millet ve bayrak için yapmalı. Yanlış yapanları indirmeliler.

Şunu sevinerek söylemeliyim ki; gençler öyle kaderlerini ve ülkelerini ilgilendiren hiçbir konuya uzak değil.
 

 

Bundan böyle referandumdan ister “EVET”, ister “HAYIR” çıksın, siyasetçisiyle, akademisyeniyle, valisi ve yerel yöneticileriyle ve her şeyden önemlisi yarınları emanet edeceğimiz gençleriyle Türkiye'yi çok daha güzel günler bekliyor..

Ben böyle düşünüyorum. Kimseyi karamsarlığa itmenin gereği de, manası da yok..

+++

Avrupa’nın barbarlığı Türk ve Müslüman düşmanlığı yine hortladı. Gerçi hiçbir zaman bitmemişti ama, şimdi yine haçlı zihniyeti öne çıktı. Sözde kendilerini demokrat sayan, insan haklarına saygılı olduklarını belirtenler ne nane olduklarını gösteriyorlar.

İşte Hollanda, İşte Almanya…

Son gelen haber ise İsveç. Bu devlette Mehdi Eker’in toplantısına mani olduğu haberi geldi.

Bunlar sözde bizim dostlarımız müttefiklerimiz. İnsan haklarına ve demokrasiye saygılı olduklarını her defasında haykıranlar bizim bakanımıza iniş izni, konuşma izni vermiyorlar. Faşist düşüncelerle hareket ederek, bizi yıldırmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin büyümesine, güçlenmesine karşı çıkıyorlar. Türk’ü ve Müslümanları hazmedemiyorlar. Sözde medeni Avrupa söz birliği edercesine Türklere ve Müslümanlara tavır alıyorlar. ABD’nin tutumu zaten belli. Ne yapacağı belli olmamaktadır.

Bizim hedefimiz ve ilkemiz ise belli:
Atatürk’ün dediği gibi :”Yurtta sulh, cihanda sulh.”

Türk devleti, Türk Milleti bunların gerçek yüzünü bir kez daha görmekte ve bunlara cevabı en iyi şekilde aklı selim olarak vereceğini düşünmekteyim.

Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin.

Bu yazı toplam 300 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.