Murat KARAKOYUNLU

Murat KARAKOYUNLU

Yazarın Tüm Yazıları >

Hamur

A+A-

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçiş sürecini tamamladık. Türkiye yeni bir geleceğe doğru yelken açtı. Güçlü, hızlı karar alan ve uygulayan bir Türkiye ile 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine doğru yol alacağız.

Geçmişte yaşanan pek çok siyasi problemin çöpe atıldığını, koalisyonlar döneminin kargaşasını, bitip tükenmek bilmeyen yetki tartışmalarını, yargı, ordu ve hükümet atışmalarını geride bıraktık. İstikrar en büyük kazancımız oldu.

Uygulamada güzel görünen yanları bu işte sistemin. Fakat size bir haber vereyim mi? Bundan sonra bırakmamız gereken bir söylem olacak. O hani, sıklıkla dile getirdiğimiz, başımızı yastığımıza rahatça koymamızı sağlayan bir söylem: “Bu ülkenin %70 i muhafazakârdır kardeşim. CHP sittin sene iktidar olamaz.”

16 Nisan referandumu, bundan sonrası için Türkiye toplumunu bir konuda birleşmeye zorlayacak. İlk turda adaylardan hiçbiri %50 çoğunluğa ulaşamazsa en yüksek oyu alan iki aday sonraki tura kalacak ve halk o saatten sonra ya A ya B demek durumunda kalacak. Bunun anlamı şu. 65 yıl boyunca %30ları aşamayan, tek parti iktidarını rüyasında dahi göremeyen CHP, bundan sonra her daim ardında %40 - %45 - %50, hatta daha fazlasının olabildiğini hissederek hareket edecek. Konunun sosyolojik değerlendirmelerini istediğiniz kadar yapabilirsiniz. Bugün yaptığımız “hayır diyenlerin tamamı CHP’li değil söylemleri” gibi yarın da pek çok şey söyleyebiliriz. Ama bu, sonucu değiştirmeyecek. Toplum iki saftan biri içerisinde yer almak durumunda kalacak ve bu ikiden biri basit bir asabiye algısıyla söylersek “biz değilsek, onlar olacak.”

Burada biz ve onlar ayrımını fikir temelli bir ayrımın ötesine götürmediğimi, asla bir ayrıştırmaya gitmediğimi de vurgulamak isterim.

Peki şimdi ne olacak?

İlk etapta endişe verici gibi görünen bu durum aslına bakarsanız toplumsal yenileşmemiz için bize büyük bir fırsat sunuyor. Muhafazakar çizgideki aydınların önemini daha çok ortaya koyuyor. Önümüzde 2019 Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Olmadı 2024, olmadı 2029. Türkiye günden güne geriden gelen neslin kararına doğru evriliyor. Yanisi şu: 15 yıllık Ak Parti iktidarında en çok öz eleştirisini yaptığımız konu gündemin en tepesine oturuyor: Gençler.

Türkiye’nin geleceğine şekil verecek olan gençler, önümüzdeki dönemin Cumhurbaşkanlarını seçecekler. Hamurunda starlık değil milli bilinç ve ruh olan gençler yetiştirmeye önem vermeliyiz gayri. Koca salon toplantılarından birebir diyaloglar dönemine yeniden dönmeliyiz.

Kimse kusura bakmasın. Öyle hamaset kokan sloganlarla, salon toplantılarıyla değil. Öyle yaşa var ol şakşakçılığıyla, "bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik" edalarıyla değil. İlimle, irfanla, insanla gitmeliyiz gençlerimize. İbn Sina ve Stephan Hawking ile. El Cezeri ve Nikola Tesla ile. Teknolojiyle, sanatla, sinema ve tiyatroyla, internet ve sosyal medya ile.

 

Bu sefer cephemiz çok daha büyük. Bu sefer Lady Gaga ile savaşacağız. Bu sefer Hannah Montana ile TheBigBangTheory ile Minecraft'la, CandyCrash'la, Emojilerle savaşımız. Bu sefer daha çok işi var Ak Parti'nin, bu sefer daha çok engeli var, milli ve manevi değerlere sahip her Türkiye hayalinin.

 

 

Bu yazı toplam 1003 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.