1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Hangi İslam, Hangi Sol, Hangi Milliyetçilik, Hangi Kemalizm?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Hangi İslam, Hangi Sol, Hangi Milliyetçilik, Hangi Kemalizm?

A+A-

Başlıktaki “Hangilere” daha bir çok kelime ekleyebiliriz: Hangi ateizm, hangi Budizm, hangi komünizm, hangi şia, hangi  selefilik,  hangi Hristiyanlık,  hangi Yahudilik?  

Hepimiz insanız ve hepimiz Âdemin (as)Torunlarıyız. Bunun en büyük belgesi dünyada yaşamış ve yaşamakta olan yüzlerce ayrı ırka, dine, görüşe (deizm, ateizm…) sahip insanların;  dünyanın hangi bölgesinde, ikliminde yaşıyor olurlarsa olsunlar, asırlardır sürmekte olan zaman şeridinin hangi diliminde yaşamış veya bu gün yaşamakta olursa olsunlar… Fark etmiyor, tüm insanlar ve toplumlar, hadiselere, olaylara birbirine yakın lakin farklı tepkiler veriyorlar.  

“Beş parmağın beşi de bir değil”  diyen düşünce ne kadar haklı değil mi?  Bırakın aynı dinden,  mezhepten, ırktan,  siyasi görüşten olan insanların ayrı düşüncelere, inançlara, duygulara sahip olmalarını;  aynı ebeveyne sahip kardeşler bile birçok mevzuda uzak görüşlere sahipler. Niye böyle? Çünkü fıtrat öyle, Rabbimiz her insanı özel, her ferdi farklı bir şekilde yaratmış. Bu farklılıklardır ki aynı dünyanın, aynı kıtanın, aynı ülkenin, aynı şehrin… Aynı ebeveynin çocukları olmamıza rağmen hiçbir şeyimiz tıpatıp birbirinin aynısı olmamıştır ve olmayacaktır. Bu olmazlardır ki dünyadaki çekişmelerin, münakaşaların, savaşların sebeplerini oluşturuyor. 

Yazdığımız bu mücerret fikirleri müşahhas misallerle takviye ve beyan edelim; tarihte ve günümüzde insanları en çok etkileyen kurum dindir. Şu anda dünyada yüzlerce çeşit din vardır. Bunlardan kitaplı/ilahi kaynaklı olanlar, mensuplarının çokluğuna göre Hristiyanlık, İslam, ve Yahudiliktir. İnsanlığa kurtuluş reçetesi olarak kendini takdim eden bu üç kitaplı dine baktığımızda kendi aralarında onlarca mezhebe ayrıldığını görürüz.  Bu durum, dinler ve dinlerin hayata uygulanma pratiği ile ilgili tam ve yeterli bir bilgiye sahip olmayan insanların kafasında kocaman bir soru işareti oluşturur. Dinimiz olan İslam bu gün, en başta üç mezhebe (Ehlisünnet, Şia, Vehhabilik),  sonrada bu mezhepler kendi aralarında üçe, beşe, ona ayrılıyor. Hristiyanlıkta,  Katoliklik Protestanlık, ortodoksluk,  gibi mezheplere onlarda kendi aralarında daha küçük tarikat ve görüşlere ayrılır. Aynı durum Yahudilik içinde geçerli.

AYASOFYA MESELESİ BİR MİLAT OLACAK

Dinler böylede “İZM” ler farklı mı? Hayır. Kırk çeşit komünizm, elli çeşit liberalizm, onlarca çeşit Faşizm, Deizm, Ateizm, Budizm… Mevcut. Dinlerin ve mezheplerin bu kadar bölünmüşlüğüne kızan birilerde, “ en iyisi Laiklik” demiş,  ama Laiklik de zaman içinde kırk bölüme ayrılmış. İngiltere’nin, Almanya’nın, Fransa’nın,  Osmanlının, T. Cumhuriyetinin, hatta Türkiye’deki her siyasi görüşün ayrı bir laiklik anlayışı var. Orada da bir birlik yok.

Son yıllarda buna benzer bir gelişme daha oldu ülkemizde. Değişik nedenlerle bir araya gelmesi mümkün görünmeyen siyasi, mezhebi, ideolojik görüşler, uzun süre iktidarda kalan ve yorulup yıprandığı halde bir türlü yenilemeyen Ak Parti’ye, daha doğrusu Sayın Erdoğan’a karşı bir kalkan buldular:  “Atatürkçülük/Kemalizm”  Yalnız bu ittifak en çok Kemalizm’e ve Atatürkçülüğe zarar verir hale geldi. Çünkü birbirine hiç benzemeyen bu görüşler,  kendi düşünceleri ile M. Kemal Paşanın düşüncelerini örtüştürmek için çok uç fikirler ileri sürmeye başladılar. Bu gün Türkiye’de dindar, ateist,  milliyetçi, batıcı… Gruplardan bir kısmı Atatürkçülüğü/Kemalizm’i ortak payda olarak kullanıyor. Bu birliktelik İktidara karşı iyi bir şemsiye olsa da kalıcı ve sağlam değil.

Dün gece buna çok güzel bir örnek verildi Haber Türk ekranlarında. İki Atatürkçüden dindar milliyetçi görüşlere sahip Yusuf Halaçoğlu, Atatürk’ün Ayasofya’nın ibadet edilen esas bölümünü müze yapmadığını hararetle savunurken, tarihçi Sinan Meydan ise Ayasofya’yı Atatürk’ün müzeye çevirdiğini hararetle savundu. Buda gösterdi ki dinler gibi, ideolojiler gibi Kemalizm’de yekpare değil çeşit çeşit.  Bu da çok normal. 

Bu yazı toplam 1413 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.