1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Haremler İşgal Altında
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Haremler İşgal Altında

A+A-
Mısır darbesinin hemen akabinde hiçte şaşırmadığımız bir gelişme oldu. Suudi Arabistan’ın kralı darbe yönetimine destek verdiği gibi üstüne birde demokrasi direnişçilerini terörist ilan ederek gerçek yüzünü gösterdi. İslam dininin doğduğu ve temsil edildiği mübarek bir beldenin başında hüküm süren bu zavallının akıbetini rabbimize bırakıyorum. Ama şu gerçek bilinmelidir ki Suud toprakları sınırlarında bulunan kutsal mekanlarımız Kral Suud ailesi tarafından işgal altındadır. Dinimizin en önemli iki mescidinden olan Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebi bu kraliyet ailesi tarafından, Kudüs’te ki Mescid-i Aksa ise İsrail tarafından işgal altındadır. 
Mazlum insanların asker ve polis namlularından çıkan kurşunlarla can verdiği Mısır’da ki yaşanan vahşet karşısında koltuk endişesiyle sessiz kalan ve daha da kötüsü vahşetin kaynağı cuntacıların yanında yer alanları bir Müslüman olarak kınıyorum. Olan biten karşısında sessizliğini bozmayan ve tüm dünya Müslümanlarının yaşadığı vahşet karşısında zevkinden ve yaşantısından taviz vermeden hac ve petrol gelirleriyle para denizinde boğulan bu ailenin Allah tarafından hidayete ulaşmasını temenni ediyorum.
Kalpleri çevirecek olan Allah’tır. Umulur ki yaptığı hatanın farkına varan Suud ailesi de hemen uyanarak ebedi alemini cehenneme taşıyacak olan bu yanlışından tez vakitte dönerek af ve mağfirette bulunur.
Değerli okurlarım, makam ve mevki peşinde koşmaktan ömrünü heder eden İslam ülkeleri liderlerinin kişisel ihtiraslarından kaynaklanan zulümler sebebiyle kan akmaya ve Müslüman ana ve babaların, Müslüman yetim ve öksüz çocukların gözlerinden yaşlar akmaya devam edecek. Suud, Kuveyt, Dubai, Ürdün gibi olan biten karşısında sessiz kalmakla vahşete kol kanat geren kim olursa olsun o mazlum yetim ve öksüz çocukların gözyaşında boğulmaya mahkumdurlar.
Kralda olsa, çiftçide olsa, çöpçüde olsa gidilecek yer tek bir noktada birleşiyor. O yüzden şaşaaya kapılıp kendinden geçmek yerine lütfen herkes üzerine düşen görevi tam anlamıyla yerine getirmenin şuuruna ersin. Kimisinin elinde ki devlet gücü, kimisinin elinde ki kalemi, kimisinin dilinde ki duası hayra vesile olabilir. Bu imkanlarımızı sadece kişisel çıkarlarımız için sarf etmekle günümüzü heder edersek bugün bize çok uzak görünen karanlık, yarın bizi de bulabilir. O halde bu gaflet yüklü yapımızdan uyanmak zorunda olduğumuz bilinmelidir.
Batı dünyasının oyuncağı olmaktan kaynaklanan sebeplerle siyaseten şamar olanına çevrilen İslam dünyası için toparlanma zamanıdır. Bu toparlanmaya yeltenen İslam ülkelerinin başına gelenler açık ve alenen ortadadır. Bu yüzden kuru laf kalabalığı yerine oyunun farkına varmalı ve dış egemen güçlerin şebeği olmamalıyız.
Bugün Mısır’da, Arakan’da, Suriye’de, Irak’ta, Tunus’ta, Libya’da yaşanan kaotik ortam yarın Türkiye’de, Suudi Arabistan’da, Dubai’de, Kuveyt’te ve diğer İslam beldelerinde de yaşanabilir. Buna açılan yolları tıkamak ve sebep olacaklara dur demek tüm Müslümanlar üzerine vazifedir.
Gezi parkında ki ağaçlar bahanesiyle sanki birkaç ağaç yüzünden hasıl oluyormuşçasına masum bir çehreye büründürülen protestoların gerçek yüzünün ne olduğu kısa zamanda ortaya çıktı. Diğer İslam ülkeleri yetmezmiş gibi birde bizim başımıza çorap örmek için epey çabalasalar da sağduyunun galibiyeti ile bu karmaşadan kısa sürede Allah’ın izniyle sıyrıldık. Hala bunu kaşıyanlar var. Halkımızı saf yerine koyarak, olayın ağaç, fidan gibi masumane sebeplere bağlı gösterilmesi için kirli planlar peşinde koşan ve içimizde yaşayan çevreler var. Bugünkü yaşadığımız refah ortamı açık tabirle birilerine batmaktadır. Yarattıkları iç karışıklık sonrasında ağzından salyalar damlayarak sırıtan batı dünyasına bu fırsatı vermemek bizim elimizdedir. Tekrar olayları parlatmak için çaba gösteren iç hainlere karşı milletçe dik durmasını bilmeli, sanayicisiyle, esnafıyla, siyasetçisiyle, işçisiyle, memuruyla güç birliği yapmak zorundayız. Yaşadığımız huzur ortamının maddi bir karşılığı yoktur. Bunun kıymetini bilerek yaşamalı ve iç hainlerin başlattığı fitne hareketlerine en sert tepkiyi vererek yılanın başı büyümeden ezilmelidir. Adı sanatçı olan ve halk tarafından uydurma dizilerle kahramanlaştırılan birilerinin kullanılmasıyla halk kitlelerini arkalarına toplayacağını zanneden zavallılar yaşanan olaylarda gördüler ki halkımız filmciye, türkücüye, şarkıcıya, komedyene takılıp ta gerçek benliğini kaybedemeyecek kadar iradesine sahip bir yapıdadır.
Başbakanımızın son Mısır darbesi karşısında gerçek Müslüman yakışır tarzda dik durması ve geri adım atmaması İslam ümmetinin en büyük beklentileri arasında idi. Ama yalnız bırakılıyoruz. Sadece adı Müslüman olan liderlerin başbakanımızın peşine düşerek gerçek tepkiyi koyamayacak kadar dünyevileşmiş yapıları ve korkak tavırları yüzünden cesaret alan şeytani milletler bunu çok iyi bildikleri için oturdukları yerden düğmeye basmaya devam etmektedirler. Siyasi bekasını bunların gönlünü hoş tutmaya bağlayan İslam ülke liderlerinin sonu da yalakalıkları yüzünden Saddam; Kaddafi, Mübarek, Zeynel Abidin Bin Ali gibilerden farklı olmayacaktır.
İçimizde siyaset yapan siyasi parti temsilcileri ve gönül verenleri de başbakanımızın ardında dik durmalı ve gerekli desteği vermelidirler. Siyasi beklentiye dayanan siyasi manevralarla oyalanırlarken atı alan Üsküdar’ı geçebilir. Örneğin Saadet Parti’li kardeşlerimiz içinde aynı durum söz konusudur. Miting alanlarında telin yürüyüşleri yapmalarına diyecek sözüm yok. Ama bugüne kadar yaptıkları bu çıkışları hangi dünya ülkeleri ciddiye aldı ve zulme son verildi ? İşte otorite ve iktidar elinde olan Sayın Başbakanımız recep Tayyip Erdoğan tüm dünyaya meydan okuyarak darbecilere karşı net tavrını açıkça ve mertçe ortaya koymuştur. O halde onunla birlikte olma ve birlikte hareket etme zamandır.
Vesselam…

 
Bu yazı toplam 46 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum