1. YAZARLAR

  2. Mehmet BİNA

  3. HASANI BASRİ VE GÖZLERİ GÖRMEYEN KIZ
Mehmet BİNA

Mehmet BİNA

Yazarın Tüm Yazıları >

HASANI BASRİ VE GÖZLERİ GÖRMEYEN KIZ

A+A-

Bir gün bir zat Hasan Basri hazretlerine gelerek yalvarır:
“Aman efendim! Ne olur? Allah için bize bir yardımda bulununuz...” Hazret-i imam da;
“Nedir derdin? Ne hususta yardım edelim? Önce derdini ve ihtiyacını isteğini söyle ki sana yardım edebilelim” der. Adam;
“Efendim! Benim çok akıllı bir kızım var, onu çok severim, şimdi bu akıllı kızıma bir şeyler oldu. Gece gündüz durmadan ağlıyor... Kur’an-ı kerim okuyor ağlıyor, namaz kılıyor ağlıyor, hadis-i şerif okuyor ağlıyor ve bugünlerde gözleri görmez oldu. Korkuyorum ki hepten kör olacak... Sizden istirham ediyorum gelseniz de bir baksanız. Bir nasihat etseniz biraz öğüt verseniz şu kızıma” diye rica eder. Hasan Basri Hazretleri kabul eder, adamın evine kadar giderler. Eve vardıklarında Hasan Basri hazretleri;
“Yavrum neden ağlıyorsun? Gözlerin ağlamaktan temelli kör olabilir! Sebebini bize söylersen sana yardımcı olabiliriz. Senden rica etsem sebebini söyler misin?” der. Kız şu cevabı verir:
“NASİHAT ETMEYE GELDİK!..”
“Efendim benim hiçbir hastalığım yoktur sıhhatim gayet yerindedir. Gözlerimin ağlayarak bu hâle gelmesinin iki sebebi vardır. Bu gözlerimiz ahiret âleminde Allahütealayı ya görecek ya da görmeyecektir. Eğer Cenab-ı Hakkı görme nimetine ererlerse böyle binlerce göz O’nu görmek için feda olsun; eğer görmezse o zaman Allahüteala kendi zatını görmeye layık kılmadığı bu gözleri kör etsin! Allahütealayı görmeyecek gözü ben ne yapayım” der ve biraz sonra da “Allah” diyerek can verir.
Hasan Basri Hazretleri bu hadiseden çok duygulanır, gözlerinden yaşlar akar ve şöyle der:
“Nasihat etmeye geldik nasihatimizi aldık,
Hekim olmaya geldik hekimimizi bulduk...”

EŞİNİ HZ.ÖMERE ŞİKAYET EDEN ADAM

Hz Ömer hilâfeti zamanında bir adam, davranışlarını beğenmediği karısını şikâyet etmek üzere Halife’nin evine gelir. Kapının önüne oturur ve Hz. Ömer'in çıkmasını bekler. Derken içerden bir gürültü kopar, Hazreti Ömer'in hanımı, koca Halife’ye bağırıp çağırmakta, fakat Hz. Ömer (Radıyallâhuanh) ağzını açıp da karısına tek kelime söylememektedir. Bu hali gören kapıdaki kimse boynunu bükerek:
— Bütün şiddetine ve sertliğine rağmen, üstelik de müminlerin emîri iken Ömer'in hâli böyle olursa, benim hâlim nice olur? Diyerek kalkıp giderken, Hz. Ömer dışarı çıkar. Adamın arkasından:
— Hayır ola, derdin neydi? Diye seslenir. Adam da der ki:
— Ey müminlerin emîri! Karımın kötü huylarını ve bana karşı haddini aşıp ileri gittiğini sana şikâyet etmek üzere gelmiştim. Senin karının da sana karşı olmadık sözler söylediğim duyunca, vazgeçip geri döndüm ve kendi kendime dedim ki: ‘Müminlerin emiri karısıyla böyle olunca, benim derdime nasıl deva bulacak?’Bu sözleri dinleyen Hz. Ömer, adama şunları söyledi:
— Kardeşim, karımın benim üzerimdeki hakları sebebiyle ona tahammül etmeye çalışıyorum. Zira o benim hem aşçım, hem fırıncım, hem çamaşırcım, hem de çocuklarımın sütannesidir. Hâlbuki o bütün bunları yapmak zorunda da değildir. Üstelik gönlümün harama meyil etmesine engel olan da odur. Bu sebeple onun yaptıklarına katlanıyorum, deyince Adam:
— Ya Emîre'lMüminîn! Benim karım da aynen öyle, dedi. Hz. Ömer şunları söyledi:
— Haydi kardeşim, karına katlanmaya bak! Hayat dediğin göz açıp kapayıncaya kadar geçiyor.
Kaynak; (Zehebî, el-Kebâir, 179)

 

Bu yazı toplam 138 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar