1. YAZARLAR

  2. Hakkı Balcı

  3. Havai Fişekli, Lgbt’li Bir Muhabbet
Hakkı Balcı

Hakkı Balcı

Yazarın Tüm Yazıları >

Havai Fişekli, Lgbt’li Bir Muhabbet

A+A-
Özellikle Ramazan ayı boyunca, orucu sinire dönüştüren muhabbetler ve insanlardan kaçmama rağmen haftalık mutad sakal traşım sırasında kuaför koltuğunda yakalandım…
Üç numara makine yüzümde; masaj yapar gibi, ritmini bozmadan tıkırdayarak yürürken; on numara sorular yağmaya başladı yan koltuktan…
Doğrusu sevdiğim, muhabbetine zaman zaman tatlı mukabeleler ettiğim, konuşmaktan daha çok dinlemeyi, susmayı tercih ettiğim her şeye muhalif bir amca…
Bu satırı yazarken bile tebessüm ettiren, kendince inandığı değerleri biraz sinkaf, abartı ve yüksek ses tonunda anlatmaya çalışan ve kendi doğrularından asla vazgeçmeyen bir büyük…
“Söyle bakalım sayın köşe yazarı; ramazanla, oruçla, havai fişek atmanın ne alakası var? Bu Müslümanlığa sığar mı? İsraf değil mi? Neye yazmazsınız bunları?
Özü itibari ile haksız değildi amcam ancak böylesi bir muhabbetin muhtemel sonuçlarını kestirebildiğim için cevabı; oruç-asabiyet denklemine dikkat ederek ve tebessümle vermeye çalıştım…
“Tepkinde haklı olabilirsin… Belediye Başkanı da, yardımcısı da hemşerin… Bu soruyu direkt kendilerine yöneltebilirsin… Bence öyle yap… Cevabını onlardan al…”
Amcamın bu cevap hoşuna gitmedi…
Veryansın devam etti, ramazandan, iftar yemeklerinden, hükümetten, koalisyondan, R.T. Erdoğan’dan vesaire vesaire…
Oldum olası kuaför koltuğunda rehavet basar… Amcam konuştu ben sustum… Bir ara espri tonunda, tebessümle sordum…
“İstanbul’da bazı parti milletvekillerinin de destek verdiği LGBT’lerin ("lezbiyen", "gey", "biseksüel" ve "transgender") ramazan ayında yaptıkları ahlaksız yürüyüşe de aynı tepkiyi gösterir misin?
Sen misin bu soruyu soran?  Patladı amcam
“Ne varmış kardeşim bunda… Özgürlük var… R.T. Erdoğan kuranı eline alıp sallarsa onlarda bunu yapar…”
Tut tutabilirsen amcamı…
Tutmaktansa susmayı tercih ettim… Sustum…
Bu arada yan koltuktan 20-25 yaşlarında bir genç; konuya müdahil…
“Dün bende katıldım o yürüyüşe…”
Delikanlıya gayri ihtiyari, kontrolsüz bir soru sordum… Doğrusu sorum cuk oturmuş olsa da ramazanın, orucun ruhuna aykırıydı ama çıkmıştı bir defa ağzımdan…
Ne sorduğumu; ne siz sorun ne ben yazayım…
Amcam hala konuşuyordu...
Delikanlı ise susmuştu… Ya efendiliğinden sustu yada ahlaksız LGBT yürüyüşüne katılmanın ilk pişmanlığını yaşıyordu…
Hülasası;
Kuaför salonunda tartışma konusuna gösterilen tebessüm, espri ve susarak gösterilen mukavemet, başka ortamlarda yerini kırıcı münakaşalara bırakma ihtimali çok yüksek…
Zira barut gibiyiz hepimiz…
Öyleyse; kaçmak, az konuşmak, hele hele siyasete hiç bulaşmamak, oruçlu olduğunu unutmamak en doğrusu…
Ve hatta bu düsturu Ramazan ayından sonra da devam ettirmek en makbulü…

GÜNÜN SÖZÜ YAZININ ÖZÜ
"Sevdiklerinizle siyaset yapmayınız.
Zira; siyaset dostlukları zedeler.
Siyasetçiler yollarına devam ederken;
Siz dostlarınızı yitirdiğinizle kalırsınız." M.Ö 4. Yüzyıl-Aristoteles
 
 
 
 
 
 
    
Bu yazı toplam 95 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.