1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. HAYAT BAYRAM OLSA
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

HAYAT BAYRAM OLSA

A+A-

Başlığı okuyunca, "Nasıl yani?" dediğinizi duyar gibi oluyorum...

Evet bir şarkı vardı:
“Hayat bayram olsa”

Hayatı bayram da, zindanda yapan aslında biz insanlarız.

Bende diyorum ki,

Her gün Ramazan olsa…

Her gün ramazan olmasını neden arzuladığımı açıklayayım.

Ramazan’ın ilk günü  ve Pazar günü hayat o kadar sakindi ki, bıkmışız şu kalabalıktan, gürültüden çok bıkmışız. Her sabah olduğu gibi gazeteye gitmek üzere kullandığım güzergahta deyim yerindeyse, in cin top oynuyordu! Dolmuş kornaları, yolcu kapma  yarışması falan yoktu. Caddeler, otobüs durakları, otobüsler ve diğer toplu taşıma araçlarında anormal derecede az sayıda vatandaş vardı.Onlar da sanki zaman durmuşçasına ağır hareket ediyorlar gibiydi...

Sanki bu kentin hiç trafik sorunu yoktu.

Trafik sorunu deyince yazmadan geçemeyeceğim. Buradan Vali bey veya Emniyet Müdürüne arz ediyorum. Şu bizim kendi komplekslerini tatmin etmek için icad edilen fahri trafik müfettişlerine bir çeki düzen verilmelidir. Neye göre zabıt tutuyorlar, niçin tutuyorlar belli değil.  Adının Ayşe Yılmaz olduğunu öğrendiğim bir sözde fahri müfettiş, önüne gelene zabıt tuttuğunu ve emniyette de en çok bu kişiden şikayet olduğunu öğrendim. Dediğim gibi bunlar temizlenmelidir. Araştırdım bir çok kentte böyle bir uygulama yok.

Koca bir şehrin göbeğinde her gün özellikle sabahları yaşanan müthiş hengameden eser olmayışının tek bir nedeni vardı. Ramazan ayının ilk günlerini yaşamaktaydık. Birkaç gün sonra okullarda tatile girerse bu durum daha da rahatlayacak.

Ama şunu da belirtmeden geçemeyeceğim.

İftar vakti yaklaştığında da birbirimize daha hoşgörülü ve sevgiyle yaklaşalım ki, Ramazan-ı şerifin manevi hazzının tadına varabilelim.

Bu ramazan günlerinde bir başka konu daha dikkatimi çekiyor. Elbette aziz, mübarek ayda insanların garabet damarları kabarıyor. Tok açın halinden anlar olmaktadır.

Bunun için iftar sofraları kurup, eşimizi, dostumuzu çağırıyoruz. Bunlarda haydi neyde.

Ya diğer soflara,

Birbirimizi iftar sofralarında ağırlamak yerine yıldızlı mekanların zengin iftar sofralarında varlıklı insanların birbirlerini ağırladığına yine tanık olacağımız aşikardı

Geçenlerde bol yıldızlı bir işletmenin yönetimince ilk iftarı biz gazetecilerle birlikte yapmak adına davet edildik. Rahatsız olmam nedeniyle bu davete katılamadım.

Demem ve önerim şu ki; kuş sütünün bile eksik olmadığı iftar sofralarının ihtiyaç sahibi insanlara açmasıdır. Hem böylece iftar sofraları 'israf' sofrası olmamış olur, hem yapacağınız hayrınız da yerini bulmuş olur.

Bilmem siz ne dersiniz ?

+++ 

Yazımı Yunus Emre’nin bir sözü ile bitireyim.

Edebim el vermez,

Edepsizlik edene;

Susmak en güzel cevap,

Edebi elden gidene

Bu yazı toplam 226 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.