1. YAZARLAR

  2. Lütfi ŞAHİN

  3. Hayatımın Aynası
Lütfi ŞAHİN

Lütfi ŞAHİN

Yazarın Tüm Yazıları >

Hayatımın Aynası

A+A-
Sıcak bir havanın habercisi gibi yaz yağmuru yağmış ve ardından boğucu bir havanın etkisi ile ıslak olan yerler kısa sürede kurumuştu. Adana’nın ünlü olan yaz sıcakları, o sene daha da bir belirgin hale gelmişti. Gölge olan alanlarda bile insanlar duramıyor, kendilerini serinletecek meyve sularına hücum ediyorlardı.
Ara sokakların birisinde kalabalık olan evin önünde ağlama sesleri geliyordu. Ağıt yakan insanlar, üzüntülü bir olayın olduğunu hissettiriyordu. Gözü yaşlı ve üzüntüsü yüzünden okunan bir bayan, yaşı on olduğu tahmin edilen çocuğa dönerek:
- Ahmet, annenden sonra bugün babanı da kaybettin… Çok üzülüyorsun, bunu tahmin ediyorum. Çocuk yaşta hem yetim hem de öksüz kaldın…
Bunları söylerken hıçkırıklara boğulan genç kadın sözlerine zorlukla devam etti:
- Salih senin baban, benimde kardeşimdi… Ama ne çare ki ölümün önüne geçilmez, biz sana hem anne, hem de baba olmaya çalışacağız.
Buğulu gözlerle bakan Ahmet, halasına kısık bir sesle düşüncelerini aktarmaya
çalışır:
- Halacığım, kadere isyan etme gibi bir hakkım yok. Takdir edilenin dışında da bir şey olmaz.
Bu konuşmalar kısa sürmüştü, cenazenin kaldırılması ile beraber eş ve dost olanlar gitmeye başlamıştı. Akşam saatlerine kadar ise kimse kalmamıştı…

***
Halasının yanına taşınan Ahmet, bir taraftan okuluna devam ediyor, bir yandan da kitaplar okuyarak kendini yetiştirmeye çalışıyordu. Okuduğu kitaplardan birisi ise Mevlana ve onun hoşgörüsü üzerineydi. Ahmet , bu kitabı okurken tuhaf duygulara kapılıyordu; çünkü Mevlana’nın iyi insan tariflerine halası Nermin Hanım tamamen uyuyordu… Bunu halasına ifade etmesi gerektiğini düşünen Ahmet, akşam saatlerinde halasıyla otururken konuşur:
- Halacığım, ben şu sıralarda Mevlana ve onun hoşgörüsü üzerine bir kitap okuyorum.
- Ne güzel, değerli bir insanın sözleri ve hayatını okuman senin ufkunu da iyi yönde geliştirecektir.
- Halacığım, beni sevindiren bir husus; okuduğum kitaptaki davranışlar ile senin davranışların oldukça benziyor. Hoşgörün, insanları sevmen ve onları küçük görmemen, çevrene karşı duyarlı olman gibi bir çok özelliği sende gördüm…
Kibirlenmekten uzak durmaya çalışan Nermin Hanım, olayı uzatmak istemiyordu. Kısa bir ifade ile açıklama yaptı:
- O senin iyi yüreğinin görüntüsüdür…
Kısa bir sessizlik evresinde Ahmet bu kısa cevabı düşünmüştü ve sessizliği bozarak konuştu:
- Halacığım, bu cevabın ile kitabın en önemli noktasını da üzerinde taşıdığını
göstermiş oldun. Ben bundan sonra size bakarak hayatıma yön vermek istiyorum, yani siz benim hayatımın aynası olacaksınız ve sizi de hayat boyu çok seveceğim…
Bu yazı toplam 135 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.