1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Hayatımızı Sorgulayabilmenin Önemi
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayatımızı Sorgulayabilmenin Önemi

A+A-
Geçtiğimiz pazar günü canım oğlum Nafiz’in sünnet merasimini yaptık. Hamdolsun babalık görevini yapmanın doyumsuz hazzını yaşamış oldum. Bu arada maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen babacığım Nafiz Usman ile biraderim Fatih Mehmet’ten rabbim razı olsun. Ömürlerini uzun, işlerini bereketli eylesin. Bu mutlu günümüzde bizi yalnız bırakmayan çok sayıda akraba, eş ve dostumuza da ayrıca teşekkürlerimi bu satırlardan iletmek isterim.

Bu sünnet programını yaparken de geçtiğimiz mayıs ayında kalp ameliyatı olan ve uzunca bir süre kendisiyle ilgilenerek iyileşmesine katkıda bulunmaktan büyük haz duyduğum anacığımın ameliyatı sonrası iyileşmesi sebebiyle de eş, dost ve kardeşlerimizle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduk. İşleri ve başka programları sebebiyle iştirak edemeyen kardeşlerimiz dışında dünyevi ihtirasları sebebiyle katılmaktan imtina eden bazı akraba ve arkadaşlara da rabbimden hidayet temenni ediyorum. Onların varlığı elbette çok anlam kazanırdı. İçlerinde ki birikmiş hasetlik, fesatlık, kin ve garezin bizim için ifade ettiği hiçbir anlam yok. Bu dünyanın sınav olduğunu çok iyi biliyoruz. Bugün benim içinde olduğum imtihandan yarın sen geçersin. Bugün çok mutlu olabilirsin. Ama yarın dünyanın en huzursuz insanı olabilirsin. Bugün çok iyi bir zengin olabilirsin. Ama yarın büyük yokluklarla mücadele edebilirsin. Kendisine çok güvendiğin yakınlarınla mal ve menfaat için itiş kalkış olabilirsin. Bugün iki ayaküstünde oraya buraya koştururken yarın o ayaklar üstünde duramazsın bile.
Yani demek istediğim bu dünyanın yalan ve fani olduğunu anlamak için illa ki emri hak mı vaki olması gerekiyor?
Bugün yaşın genç iken eğer ömrün varsa ileride vücudunun seni taşıyamayacağı günlerinde ki geleceğini iyi hesap etmelisin. Bugün bolluk içinde yüzerken yarın onca birikimine rağmen o birikimlerin senin hayatına renk katamayacağını, kaybettiğin sağlını yerine getiremeyeceğini iyi hesaplamalısın.
Bugün envaı çeşit yiyeceği gözü kapalı götürürken yarın o yediklerini ağzına bile sokamayacak durumlara düşeceğinin hesabını iyi yapmalısın.
Şu anda içinde bulunduğun yaş kadar yaşam sürüp süremeyeceğini bilmiyorsun. Bu konuda tek ilim sahibi olan yüze yaradan karşısında her an sorumluluk bilincinde olmayı bilmelisin. “Her şeyi ben bilirim.” Saçmalığıyla avunmak yerine her şeyi hakkıyla bilen rabbimizin huzurunda veremeyeceğin hesapların altına yatmamalısın. Hatada ısrar etmek bir Müslümanın işi değildir. Mümin insan her an olup bitenler karşısında sabırlı, ihtiyatlı ve metanetli olmayı bilebilendir.
Bize bu bedeni, bu ömrü, bu ruhu, bu azaları veren büyük bir otorite karşısında hiçlik mertebesinde olduğumuzu iyi anlamak durumundayız. Anlamazsak gittiğimizde anlatacaklar. Ama iş işten geçmiş
olacak.

Değerli okurlarım! asıl güzellik dostluktan, kardeşlikten, paylaşmaktan, israftan kaçınmaktan, mütevazı olmaktan ve dünyaya fazla meyletmemekten geçer. Dünyaya kıyasıya bağlanan insanların yoğun olduğu içinde ki asrımız bizim yaşamamıza layık görülmüştür. O zaman bu asrın şartlarına göre en iyiyi yapmaya ve yerine getirmekle mükellefiz. Büyük huzurda avukat izni yok. Büyük huzurda yakın çevre desteği yok. Büyük huzurda yalan sallamak yok. Büyük huzurda seni kontrol eden melaikenin ortaya koyacağı gerçekler karşısında susan diline inat konuşan azaların var. Attığın adımın hesabını ve sebebini en ince ayrıntısına kadar bilen büyük bir otoritenin gücü var.
Parayla, çevreyle, yalanla dolanla çevrilen işler artık dünya geçmişinde kalacak. Onlar sadece senin ebedi hayatın için birer imtihan vesilesi idi. Artık ya o işlerin hayrını ya da şerrini göreceksin.
Anlatmak istediğim mesajımı iyi algılayabildiniz mi? Kardeşlerim oğlumun sünneti vesilesiyle karalamayı planladığım yazımın konusu dönüp dolaşıp nerelere geldi?
Hesabını iyi yaparak bu dünya hayatına şekil vermemiz lazım. Yüze dinimiz islamın emirlerini yerine getirmek suretiyle yaşamımıza yön vermemiz gerekiyor. Bu hayatın emanet olduğunu iyi algılamak ve onu en iyi şekilde yaşamak gerekiyor. Hayat treninin duracağı durağa varmadan azığımızı iyi yüklenmemiz ve kendimizi rabbimizin huzuruna en iyi şekilde hazırlamamız gerekiyor.
Bugünkü sorunumuz yukarıda da zikrettiğim gibi doyumsuzluk sorunudur. Devamında sıla-i rahimde kopuşlar ve insani ilişkileri tamamen maddi beklentilere yoğunlaşmasından kaynaklanıyor.
İnsani özelliklerimizi tam hakkıyla kuşanmadığımız sürece insanlığı pekte huzurlu günler beklemiyor. Bakınız etrafınıza! Olan biten onca olay karşısında insani anlamda bir farkındalığımız var mı, yok mu?
Buyurun muhasebenizi iyi yapın…

 
Bu yazı toplam 110 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.