1. HABERLER

  2. KÜLTÜR-YAŞAM

  3. Hayatın 5 bin yıldır kesintisiz devam ettiği yer: SİLLE
Hayatın 5 bin yıldır kesintisiz devam ettiği yer:  SİLLE

Hayatın 5 bin yıldır kesintisiz devam ettiği yer: SİLLE

Konya’nın Selçuklu ilçesine bağlı, kent merkezine 8 kilometre uzaklıkta yerleşim yeri olan Sille, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

A+A-

Nagihan Çapkın

Sille, eski bir Rum yerleşimi. Ancak sıradan bir yerleşim bölgesi değil, erken Hıristiyanlık döneminde dini bir merkez. Tarihte  Roma ve Bizanslılar için Kudüs'e bağlanan yol olması ve ipek ve baharat yolları üzerinde bulunması nedeniyle önemli bir dini merkez olma özelliğini taşıyor. Konya Merkez’e çok yakın olmakla birlikte dokusu ile farklılıklar gösteriyor. Tarihte bilinen en büyük manastırın olduğu yer. “Ak Manastır” adıyla anılan “Ayios Khartion Manastırı”, tam 800 yıl kesintisiz hizmet vermiş olan dönemin en önemli yapılarından.  Ak Manastır Konya'da yaşayan Mevlevi dervişlerince de ziyaret edilmiş ve bahçesinde küçük bir de mescit yaptırılmıştır. Kahramanlı Ortadoksların mübadele öncesi yaşadığı yerleşimdir. Yerli halkın çoğunluğu Ortodoks Türkler, yani Karamanlılar; ama Müslümanlarla birlikte yaşanıyor. Halk, sadece Türkçe konuşuyor, tüm kaynaklarda da Yunan alfabesi kullanılarak Türkçe yazılıyor; Karaman Rumları gibi. Zamanla Hıristiyan halk azalmaya başlıyor. 1900’lerin başındaki nüfus sayımına göre, Hıristiyan-Müslüman oranı değişiyor; Sille halkının yüzde 60’a yakınının Müslüman olduğu kayıtlara geçiyor.

HER YERDEN FIŞKIRAN BİR TARİH

Tepelere yayılmış olan mahallelerden bugüne sadece kalıntılar kalmış durumda. Şimdiki nüfus ise sadece 4 bin civarında. Yıllara inat, “evet, buradayım” diyen, dünden bugüne yaşamın kesintisiz devam ettiği Sille’nin her sokağında, her köşesinde, birkaç dönemin: Roma, Bizans, Selçuklu. Köprüler, camiler, şaşaalı hayatların izlerini taşıyan kocaman evler… Ve tüm Sille’ye yayılmış olan mezar taşları. Görmemenin imkânı yok.  Kimisi daha renkli, şekilli; bazıları daha düz. Özgün yapısı son yıllarda zarar görse de günümüzde köy ve çevresi Sit alanı olarak kabul edilip koruma altında. Her yerden fışkıran bir tarih, bir mücevher var…

AYA ELENA KİLİSESİ

İmparator Konstantin’in annesi Helena’nın yolu düşüyor ve gözüne kestirdiği noktada güzel bir kilise yaptırıyor, adı da “Ayia Elena” oluyor. Yıllarca kullanılan, defalarca onarım gören kilise, 2012 yılında “tarihe saygı” projesi kapsamında bir kez daha tamirat görüp kapılarını açtı. Üstelik kilisenin ikonaları da, Yunanistan’daki “Silleli Rumlar” derneğinden geldi.
Sille, 800’lerde Arap akınlarına maruz kaldı. 1071’de Selçukluların Konya’yı ele geçirip başkent yapmasıyla da önemi iyice arttı. 1226’da, Sultan 1. Alaeddin Keykubat, seferleri sırasında tanıştığı bir grup Hristiyan Peçenek Türkü’nü, Sille’ye getirdi. Bölgenin çeşitliliği arttı, sanatçılar çoğaldı. Mimari, halıcılık, çömlekcilikle tüm civarda nam saldı. “Sille taşı” denen ve bu yörede çıkan bir tür taşla yapılan evlerin ünü, tüm ülkeye yayıldı.

MAĞARA KİLİSELERİ TAPINAKTI

Hıristiyanlık öncesinde pagan tapınakları olarak kullanılan mağaraların çoğu daha sonraları kilise olmuş. Özellikle biri oldukça büyük. İçinde sıra sıra oyuklar var, mezar oldukları söyleniyor. Başka bir söylence de, eski zamanda şifa arayan halkın, gelip bu oyuklarda geceyi geçirdiği. Özellikle baş dönmesi, sinir sistemi rahatsızlıkları olanlarda çok etkili olurmuş… Tabii bunlar yüzlerce yıl öncenin yaşantısından. Kaya kiliseleri, Sille merkezden yürüyerek ziyaret edilebilecek yerler arasında.

HALISI TARİH OLDU

Şimdilerde, “cehri ağacı bitkisi”nden elde edilen kök boyayla boyanan Sille halısı pek dokunmuyor. Ama sokaklar, evler bir bir yenileniyor. Turkuvaz çinili minareleriyle Selçuklu camileri, nefes kesiyor. Baraj gölü kıyısında oturmak da insanı epeyce dinlendiriyor.
Konya’dan minibüsle ulaşılan Sille’yi mutlaka gidilecek yerler arasında. Otomobille sadece 10 dakika sürüyor.

GEZİLECEK YERLER

Köyün hemen girişinde ise güveç ya da su testisi alabileceğiniz çanak-çömlek atölyesi ve satış yeri var. Bir nevi müze görevi görüyor, eskiden hamammış. Bölgeye özel taştan yapılıyor ürünler. Gezilebilecek yerler arasında Aya Elena Kilisesi, Ak Manastır, Karataş Camisi ve Kurtuluş Camisi var. Ak manastır zamanında 800 yıl aktif kullanılmış bir yer ama artık ziyarete kapalı.

Sille Karataş camisi ise mağaraların tam karşı dağın tepesine 1878 yılında yapılmış bir cami. Günümüz yerleşim yerlerine biraz uzak kaldığından sadece teravih namazlarında hizmet veriyormuş. Kurtuluş camisi de 1794 yılında inşaa edilmiş. Ayrıca köyde Osmanlı döneminden kalan tarihi mezarlıklar da bulunuyor.


 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.