1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Hayatınızı Strese Feda Etmeyin - 1
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayatınızı Strese Feda Etmeyin - 1

A+A-

Yazımda milletçe birçoğumuzun mustarip olduğunu bir konuya değinerek çözüm yollarına dair sizinle bir hasbihal etme niyetindeyim. Güncel şartlar nedeniyle insanoğlunun yaşadığı buhran ve stres gerçeğini bilmeyenimiz yoktur. İşte bu strese dayalı yaşam tarzımız nedeniyle hastanelerde çok sayıda insanın doktorlardan medet umduğunu görmekteyiz. Ama işin daha üzücü tarafı ruhsal anlamda ki sorunlar bazı moral kaynaklı girişimler sonucunda çözülebilir. Ama bedenen yaşadığımız ya da yaşamak zorunda kalacağımız konularda yapacak bir şey kalmıyor. Bugün psikiyatri kliniklerinde, hastanelerin diyabet polikliniklerinde, tansiyon dengesi bozulmuş hastalıklarda, kalbin ritmik çalışmasını bozan hastalıklarda ve daha nicelerinin kökeninde içinde bulunduğumuz hayatın strese dayalı meydana gelen rahatsızlıklar olmuştur. Hayatın yükünü omzuna alan insanımızın her gün gelişmekte olan hayat standardının yükselmesi durumuna adaptasyon sağlamak zorunda bırakılması beraberinde birçok sıkıntıyı da getirmektedir. Bu sebeple ufakta olsa katkı sağlayabilmek amacıyla bende bazı düşüncelerimiz buradan paylaşmak istedim.

Birçok insanla konuşmaya başladığınız zaman bazı klişe kelime veya cümleler olağan hale dönüşmüştür. Birine hatır sorduğunuzda, canının sıkkın olduğunu ya da moralinin bozuk olduğunu ifade eden cevaplar almanız yüksek ihtimaldir. Bu sebeple insanın kendi kendisine tabip olması ve bu türü arızi durumlar karşısında kafasını dinlendirecek ve sakinleştirecek kişisel terapiler yapması gerekli olmaktadır. Bunu hepimiz yaşıyoruz. Bir günümüz iyi olsa dahi diğer günümüz bir anda değişerek sizi stres küpüne çevirebiliyor. Bunun sebeplerine girerek kafanızı ağrıtmak istemiyorum. Az çok hepimiz neden kaynaklandığını biliyoruz. Okula gidersiniz, hocanıza ya da bir arkadaşınıza canınız sıkılmıştır. İşyerinde bir müşteriniz talep edeceği isteğinden vazgeçmiştir. Haber bültenlerini izlediğinizde memlekete dair olumsuz bir haber sizi bir anda umutsuzluğa sevk etmiş, moralinizi yerle bir etmiştir. Bu örnekleri daha misliyle artırmak mümkündür.

O halde bize düşen bu tür olası durumlar karşısında hayatı tamamen es geçerek depresyona götürecek tehlikelerden sıyrılmak olmalıdır.

Peki, ne yapmalıyız?

Buradan vereceğim birkaç örneği tatbik ederseniz, Allah’ın izniyle sizi sarıp kuşatan stres yükü hafifleyecek ve bozulan moraliniz düzelecektir.

İletişim; İnsanı diğerlerinden ayıran en farklı özellik iletişimdir. Malumunuz, kendimizi huzurlu ve güvende hissettiğimizde yaptığımız ilk şey; genelde yakın bir dostunuzla ya da aile üyelerinizden biriyle sohbet etmek oluyor. Hiç şüphesiz, birileriyle sohbet etmek, konuşmak en ilkel, basit ve başarılı çözümdür. Kimse dostça bir merhabayı yanlış anlamaz.

Sosyalleşmek: günümüzde ki en etkin yöntemlerin başında gelir. Eşinizi, arkadaşınızı, ailenizi, çevrenizi mutlu etmeyi amaç edinin. Sohbet edin. Onarı güldürecek keyiflendirecek bir şeyler anlatın. O gününüzün nasıl geçtiğini anlatın. Evinizin huzur kaynaklarının başrolü görevini üslenen çocuklarınızla vakit geçirin. Son zamanların en büyük yozlaşma kaynağı olan Twitter, Facebook vs. ile kendinizi yalnızlaştırmayın. Birebir diyalog ve sohbetlerin verdiği katkıyı ve huzuru bilgisayarınızla ulaşabileceğiniz, birçoğu sahte dostluklar size sağlayamaz. En azından akşam işten eve döndüğünüzde cep telefonlarınızı ve bilgisayarlarınızı bir kenara atın. Gerçek hayatınızın tadını çıkarmaya çaba sarf edin.

Sanat: Tabiatın güzelliklerinden çeşitli nedenlerle koptuk. Çocukluğumuzun gerçeği olan doğal yaşam alanlarına dahi ulaşmak bir mucizeye dönüştü. Ama biz yeni standartlara göre kendimize pekâlâ bir yön çizebiliriz. Örneğin; Müzik en büyük güdüleyici, birleştirici, oyalayıcı kültür ürünlerimizden oldu. Müzik dinleyebilir, yapabiliriz. Mesela, Çalgı çalmayı öğrenin, güzel yazı, grafik, resim, heykel gibi yüzlerce alternatiften birini seçin. Sanat tarihinde kendinize uygun bir seçenek bulun.

Oyun: İnsana ait birçok şeyin oyun oynayarak geliştiğini, oyunun gerçeğin özü olduğunu belirtmek isterim. Bunda da bilgi yarışması, sözcük oyunları, zekâ oyunları, bulmacalar gibi birçok seçeneği deneyebilirsiniz. Ya da şöyle bir örnek vereyim. Uzun yıllardır ekranlarda izlemekte olduğumuz, “Kim Milyoner Olmak İster” isimli bilgi yarışmasında sizde aile üyelerinizle evden yarışmaya münferit olarak iştirak edin. Bundan oldukça büyük haz alacağınızı garanti ederim. Dizi filmler gibi, Survivor gibi dandik programlarla vaktinizi yiyeceğinize bu şekilde bir katılımla daha yararlı bir seçeneği uygulamış olursunuz.

Bir sonraki yazımda kaldığımız yerden devam edelim…

Bu yazı toplam 357 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.