1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Hayatınızı Strese Feda Etmeyin - 2
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayatınızı Strese Feda Etmeyin - 2

A+A-

Geçen başladığım yazı dizime devam ediyorum. Biliyorsunuz günümüz toplumları olarak yaşamakta olduğumuz strese dayalı yaşam tarzımızın bir neticesi olarak yaşadığımız hayattan pek haz almıyor ya da alamıyoruz. Ama bunu aşmak zorundayız. Aksi takdirde strese dayalı yaşamamız bizim hem ömrümüzden hem de yakın çevremize yaşatacağımız sıkıntılardan götürmektedir.

Geçmiş yazımda paylaştığım unsurlardan bir yenisiyle yazıma devam edeyim.

Spor yapmak: Spor türlerinden birini seçebilirsiniz. Ya da çalışabilirsiniz. Fiziksel çalışma da çoğu zaman bir spordur. Mesela; birkaç fide alıp ağaç dikebilirsiniz. Sokak hayvanları için su ve yiyecek bırakabilir, bunu koşarak yapabilirsiniz.

Gönüllülük: Gönül işlerini başarıyla yürütmekte olan çok arkadaş görüyorum. Emekli olmuş ama hayattan kopmamak uğruna çeşitli vesilelerle insanlığa katkı sağlayabileceği bir takım uğraşlar bulabiliyorlar. Size örnek vermek isterim; Tema, Kızılay, Sokak Hayvanlarını doyurma ya da buna benzer çok sayıda etkinlik sizi mutlu kılar. Unutmayalım ki en büyük huzur kaynağı, başkalarını mutlu etmekten geçer. Neden tek başınıza olasınız ki? Mutluluk hep birlikte tanımladığımız duygusal bir durumdur. Bunu diğerleriyle yaşamak mutluluğumuzu artıracaktır.

Doğayla bütünleşme: Çoğunlukla doğayı sadece izlemek bile büyük bir eğlence kaynağı sayılır. Bir ağaca anlamlı bakmak dahi bir anlam ifade eder. Bir bitki yetiştirmek, doğa harikalarını görmek, onları araştırmak hayata karışmaktır. Evinizin balkonunda hiçbir masraf yapmadan bile bunu gerçekleştirebilirsiniz. Bu konuda örnek alabileceğim en önemli unsur sevgili babamdır. Milyon kere maşallah, sahibi olduğumuz bağa gittiğimizde saatlerce toprak çapalamakla, kuruyan ağaç dallarını temizlemekle, yeni fidanlar dikmekle yaşadığı hazzı bizler yeni nesil olarak algılamakta bile güçlük çekiyoruz. Orada da yaptığımız en önemli iş, büyükçe bir ağacın gölgesinde saatlerce uyumaktan öte gitmiyor. Uyumanında elbette faydası vardır. Ama yorulduktan sonra daha anlamlıdır.

İzlemek: Malumunuz, elektronik cihazlar hayatımızın bir parçası haline dönüşmüştür. Abartıya kaçmadıkça televizyon, bilgisayar ekranlarının hayatımıza katkısını fırsata çevirmek uygundur. Örneğin sosyal paylaşım siteleri kanalıyla uzunca bir süredir irtibatınızın kesildiği ilkokul arkadaşınızı, lise arkadaşınızı bulabilir. Hasret giderebilirsiniz. Birde benimde fırsat buldukça izlemeye gayret gösterdiğim internetteki binlerce belgeseli izleyebilirsiniz.

Amaçsızca bir şey yapmayın. Daha çok sıkılırsınız. Eğer makul bir hedefiniz olursa iyi olur. Vakit geçirmek de bir hedeftir ancak öğrenmek, düşünmek, anlamaya çalışmak daha iyi hedeflerdir. Mesela ben, tarih için vakit geçiririm. Geçmişle günümüz arasında bağ kurmaya çalışırım. Geçmişte yaşanan hatalar ile günümüzde halen aynı hatalarda ısrar edildiğine dair konularda elimden geldiğince bilgi sahibi olmaya çalışırım. Bunlardan farklı tecrübeler edinmeye çalışırım.

Bu arada unutmayın, sıkıntı zihinde oluşan istem dışı bir durumdur, fiziksel hiçbir şey değildir.

Son noktayı koymadan önce bir konuya başından beridir hassaten değinmek istiyordum. Yazımda bahsetmiş olduğum konularda bazı çözümler üretmiş olabiliriz. Ama insan mutlu eden ana etkenin dini anlamda hayatına renk katmak olduğunu da belirtmeden geçmeyeyim. Maneviyat olmadığı sürece insanoğlunun yaşam stratejisi hiçbir şey ifade etmez. Sonuç itibariyle bizler bu dünya hayatının, sürekli olan ahiret hayatına bir imtihan vesilesi olduğunu biliyoruz. Nitekim uzun yıllardır devam etmekte olan dünya yaşamında bir konuya özellikle dikkatinizi çekmek isterim. Hayatına başlayan nice insanlar, dedelerimiz, ninelerimiz günü geldiğinde dünya hayatlarına bir son vererek yeni bir hayata uçtular. Kalıcı olan hayatlarını düşünmeden yaşayan nice pişmanlıklar yaşanıyor. Bu konuyu çoğunuz biliyorsunuz. Yaşamı boyunca bazı insanlara zulmetmekle ömrünü heba eden insanlar olmaktan rabbimize sığınırız.

Değerli okurlarım,

Hamd, Âlemlerin Rabbi olan Allah’adır. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’e, Ehl-i Beyt’ine, ashabına, onun yolunda yürüyen, kıyamet gününe kadar onun sünnetine tabi olan, Müslümanca düşünen ve Müslümanca yaşayanların üzerine olsun. “O Allah ki kullarını en güzel bir biçimde yaratmış, onlara en güzel yolu açıklamış ve kendisine tabi olanları en doğru yola iletmiş, cennetle müjdelemiş ve asi olanları da cehennemde çetin bir azapla uyarmıştır.

Her kim ömrünü küfür ve isyanla noktalarsa zillet yurduna atılır. Her kim de ömrünü imanla sonlandırırsa ebedi olan nimetler yurduna götürülür.

İşte bu sebeple hem dünyamızda bizi mutlu kılacak hem de ahiret hayatımızı garantiye alacak olan bu gerçeği aklımızdan çıkarmayalım.

Bu yazı toplam 313 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.