1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Hayır’da Şer Görünüyor
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Hayır’da Şer Görünüyor

A+A-

Son birkaç haftadır ülkemizde bir gürültüdür kopuyor. Yapılacak referandum öncesinde her zaman olduğu gibi ülkemiz adına sonucun nereye varacağını hesaplayan yok. Varsa yoksa küçük hesaplar peşinde koşuşan gruplar oluşmaya başladı. Suçu tek taraflı olarak kabul etmiyorum. Mahiyeti hakkında detaya sahip olmadan asıp kesenlerin kopardığı bir gürültü ile yine gruplaşmaya başladık. Öyle bir durum ortada ki evet diyenlerle hayır diyenlerin birbirine oranı eşite yakın düzeyde seyrediyor. O arada ki cüzi farkı kapan kaba tabirle malı götürecek. Karşılıklı suçlamalar, aşağılamalar, küçük görmeler ile kendi fikrini kabul ettirmeye çalışan özellikle hayır cephesine mensup sanatçı takımının düne kadar bu halkın büyük bir zevkle takip ettiği bilmem ne programının yapımcısı ya da bilmem ne filminin başrol oyuncusu olduğunun bir önemi kalmadı. Herkes kendi tarafının daha baskın olduğunu gösterme derdine düşmüş. Falan sanatçı, filan şarkıcı bilmem ne cephesindeymiş. Çok ta tınnn! Sanatçının da, aktörün de, aktristin de, sunucunun da, yapımcının da topu topu şahsı adına vereceği bir oy hepsi o kadar. Haa sanmayın ki bunlar kitleleri arkasından koşturacak gücü ve özveriyi çoktan kaybettiler. Bulanık suda balık avlama peşinde koştururlarken ortaya koydukları hazımsız tavır sonrasında yılların birikimi olan o muhteşem sevgi ve saygıyı da kaybettiler. Halkımızın kendilerine olan rağbeti sıfırlanmaya doğru ışık hızında ilerliyor. Devamında oluşacak tepki neticesinde yok olup gideceklerinin farkında olduklarını da sanmıyorum. Bu vatandaşın çabuk unutma gibi bir özelliği olduğunun oldukça farkında olan bu gruplar bir şeyin farkında değiller… Halkımızın olaylar ve gelişmeler karşısında doğru bildiği konuda ki net tavrı ve dik duruşu sonrasında kolaylıkla oltaya gelmiyor. Bu karşısında ki sanatçı da olsa şarkıcı da olsa hiç fark etmiyor. Son günlerinde Levent Kırca’nın halkı aşağılarcasına takındığı tavır sonrasında yakın bir zaman kadar zevkle izlediğim yapımları bile gözümde değerini kaybetti. Çünkü sanatçı olarak fikrini söylemedi. Kinini kustu. Bu memlekette herkesin kendince doğru olduğuna inandığı bir takım fikirleri vardır. Sana yanlıştır. Ama savunan kişi için sonuna kadar doğrudur. O halde sen bu fikrinden vazgeçmesi için o kişiye hakaret etme hakkını nereden alıyorsun? Fikirler hakaretle değil, konuşmayla ve bildiği doğruları savunmakla karşı cepheye lanse edilir. Tabii oldukları statükocu anlayışın ilelebet devam edeceğini zanneden zavallılar, takip ettikleri metodun kendi savundukları fikrin galebe çalması durumunda nasıl bir tavır sergileyeceklerini ve halk üzerinde nasıl bir baskı oluşturacağını iyi hesaplayamadılar. Hala da bu hatalarında ısrarlı olmaları karşısında şaşkınlığım sürüyor. Konu öyle bir noktaya gidiyor ki çoğunluk ta olsanız bizim savunduğumuz laik kökenli yönetim sistemi değişmez bir gerçektir demeye getiriyorlar. Oldu canım! Yakın tarihimizde küçük gördüğünüz Osmanlı devletimizin iç ve dış hainlerce tepetaklak edilerek dayatılan bu yeni sistem ebediyen kalacak mı sanıyorsunuz? Kusura bakmayın. Günü geldiğinde o sistem de miadını doldurur ve daha doğru daha milliyetçi daha güçlü bir sistem inşa edilir. Kendimiz olacağımız bir sistemle ülkemiz dört dörtlük idare edilir. Bugün tabi olunan sistemin daha 100. Yılını doldurmadan yarattığı enkaza bakın! İçimizde iç ve dış hainler odaklanmış. Birisi Amerika’dan birisi Kandilden ülkemizi yıkma hesapları yapıyor. Bu kadar oyuna rağmen bu ülke için canını vermeye hazır olan milyonlarca insanımızın olduğunu gördük. O fedakârların sizin birkaç sistem değişikliği yaygaranızla alabora olacağını mı sanıyorsunuz? Unutmayın! Siz marketlere ekmek ve sigara almaya koşarken o insanlar, tankların altına, tüfek ve silahların karşısına, hainlerin kullandığı uçakların menziline koştular.

Bu vatan için gerçek dost olanlar o gün berraklaştı. Şimdi referandum için hayır cephesinde olanların genelde rahatının esiri olanların ve hakaret etmeyi alışkanlık haline getirenlerin düşüncesi olduğunu gördükçe ok yönünü farklı gösteriyor. Siyasi inatlaşma, bazı beklentilerine ulaşma uğruna vatanını satabilecek bir takım çevrelerin olduğunu çok iyi öğrendik. Özellikle FETÖ mensubu teröristlerin hala çıkmayan canlarından bekledikleri umudun verdiği gazla haince saldırmaya çabaladıklarını görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde HDP’lilerin evet diyeceklerine dair bazı demeçler çıktı. Bu da hedef saptırmacadır. Lütfen dikkatli olun. Oyunlara gelmeyin. Muhtemelen ABD aklı olabilecek bu tür yönlendirmelerle halkın zihninde yeni algılar yaratma peşinde koştuklarından şüphemiz yok. Pisliklerini yapma uğruna her yolu mubah gören FETÖ ve HDP gibi grupların algı çalışmaları şu iki ay içerisinde daha da artacak.

Son olarak Abdülhamit’in torunu Nilhan Osmanoğlu geçtiğimiz gün yaptığı açıklamada, "Bizim canımıza yetti parlamenter sistem artık. O yüzden biz başkanlık sistemine evet diyoruz" ifadelerini kullanmıştı hatırlarsınız.

CHP’li Özgür Özel, iğrenç ifadeler kullandı. "Sen Atatürk'e dil uzatıyorsun ya. Eğer Atatürk olmasaydı sen mutlaka yine yaşardın" diyerek "Ama hangi sarayın, hangi odasında, hangi kafesin altında dedenin, babanın uygun gördüğü, hangi paşanın kaçıncı karısı olurdun onu bir düşün" ifadelerini kullanacak kadar aşağılaşabiliyor.

İşte bu yüzden hoşgörü noktasında sıfırlanmış bir hayır cephesiyle sadece kendi doğrularını savunan ve halka izah etmeye çalışan bir evet cephesi var.

Tercih ederken çok iyi düşünün…

Bu yazı toplam 384 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.