1. YAZARLAR

  2. Kerim Candan

  3. HAYIRLISI OLSUN
Kerim Candan

Kerim Candan

Yazarın Tüm Yazıları >

HAYIRLISI OLSUN

A+A-

Sözün bittiği ve kimsenin diyecek bir lafı kalmayıp da konuşmanın bir sona bağlandığı ya da bağlanamadığı durumlarda Hızır gibi imdadımıza yetişir de rahat bir nefes alırız.

Hayırlısı Olsun” derken murat edilen hayırın sınırlarını keşfedemeyeceğimiz için kalbimizden geçen iyimserlikle yüce yaratıcının takdirine razı oluruz. Bütün lafları cömertçe harcadığımızda, ilk defa bulunduğumuz ortamlarda, yeni tanıştığımız birisiyle, çaresiz kaldığımız durumlarda ya da düşüncesine katılmadığımız birisine cevap verirken “Hayırlısı Olsun” deyip geçiştirmek isteriz.

Böyle açık kapı aradığımız zamanlarda “Hayırlısı Olsun’ ile neyin hayırlı neyin şer olduğunu her zaman bilemediğimizi de biliriz. Hakkımızda hayırlı olanı isteyip temenni ettiğimizde kafamız da rahatlar. Çünkü biz kullarına sonsuz rahmetiyle yaklaşan yüce Rabbimiz de kullarının sıkıntılarına olmadık yerlerden beklemediğimiz kapılar açar ki bizim için ciddi bir dert olan sorun, bir bakmışsınız önemli bir sorun olmaktan çıkmıştır. Böylece omuzlarınızdaki yük azalmış, Allah (CC)’a şükrederken bulursunuz kendinizi…

Bazen de karşıdaki sözü uzattıkça uzatır, sizin de aceleniz vardır. Bir an önce görüşmeyi noktalayıp bitirmek istersiniz ama karşıdaki bir kere bitirmek istemiyordur. Siz de bu durumda hayırlısı olsun diyerek “eee, artık yeter” anlamında birkaç kez vurgulamak zorunda kalabilirsiniz. Ama adamın bir kere dilinin bağı çözülmüştür ve geriye bağlamak zorlaşmıştır. Düşen çenesini! de geri vermeniz gerekir ki “kısa kesip aydın havası olsun” istersiniz. Elbette konuyu vurgulamak için satır aralarına serpiştirdiğimiz bu son deyimler konunun daha iyi anlaşılmasına katkı sağlamışlardır. Yoksa en azından bu yazı için argo sayılabilecek bu deyimlere bu yazıda yer bulamazdım.

Kısa kesip neden Aydın havası olsun dendiğini de merak etmiyor değilim. Aslında bu söz az ve öz konuşmanın önemini anlatan bir söz, fakat neden Aydın havası derseniz, buyurun beraber bakalım:

Balıkesir, eskiden en güzel aba kumaşlarının dokunduğu bir yermiş. Günlerden bir gün Balıkesir'e yolu düşen bir adam, buranın meşhur aba kumaşından bir elbiselik almış, memleketine götürmüş. Elbise diktirmek için doğru terzisine gitmiş. Terzi adamın ölçüsünü aldıktan sonra:
- Bu aba hem üstlük hem de şalvar dikmeye yetmez, deyince tepesi atan müşteri kızgınlıkla terziye bağırmış:
- Yahu nasıl yetmez? Etekleri kısa olsun, kısa kes Aydın abası olsun, demiş.
Bu söz, dükkânda bulunan diğer müşterilerin de çok hoşuna gitmiş ve dilden dile dolaşır olmuş…

İster Aydın’ın abası, ister Konya’nın havası olsun ne fark eder ki? Az ve öz konuşmanın yeri yurdu olur mu? Her yerde makbul olan az ve öz konuşmaktır. Hal böyle iken bende fazla uzatmadan yazıyı tamamlayayım. Ne yapalım, ne edelim, dilimizin döndüğü kadar anlatmaya çalıştık, başkaca ne gelir ki elimizden “Hayırlısı Olsun” demekten başka…

 

Bu yazı toplam 2733 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.