1. HABERLER

  2. RAMAZAN

  3. Hayvan ile kâfir arasındaki fark
Hayvan ile kâfir arasındaki fark

Hayvan ile kâfir arasındaki fark

Allah Teâlâ insanları üç kısma ayırmıştır. Mü'min, kâfir, münafık. Bakara Sûresi'nin başında hakiki mü'minin vasıflarını beyan buyurduktan sonra, kâfiri ve vasıflarını açıklıyor.

A+A-
Allah Teâlâ insanları üç kısma ayırmıştır. Mü'min, kâfir, münafık. Bakara Sûresi'nin başında hakiki mü'minin vasıflarını beyan buyurduktan sonra, kâfiri ve vasıflarını açıklıyor.

Küfür: Lügatte bir şeyi gizlemek örtmek ve saklamak demektir. Araplar, bu kelimeyi gecenin karanlığı, denizin dibi için kullandıkları gibi, tohumu toprakla örttüklerinden çiftçiler için de kullanmışlardır. Daha sonra bu kelime, hakkı hakikati gizleyen, onları inkâr edenler için kullanılmış ve hakkı hakikati inkâr edenlere, iman etmeyen imansızlara kâfir denmiştir.

İman: İnanmak, kabul etmek ve teslim olmak.

Kâfir ise, inanmamak, inkâr etmek karşı gelmektir. 

Merhum Elmalılı, Hak Dini Kur'an Dili adlı tefsirinde konuyla ilgili; "İman edilecek şeylerin birine veya bir kısmına inanmamak küfürdür. Yani, küfür için iman edilecek şeylerin hepsini inkâr etmek şart değildir. İman bir bütündür, tamamının inkârına bağlı değildir. Bir kısmını inkârlada insan kâfir olur" der. Ve şu örneği verir: 

Mesela; bazen namaz kılmayan ile namazı terk etmeyi alışkanlık haline getiren arasında büyük fark vardır. Namazı, imanı olan, onu vazife tanıyan kimsenin (insanlık hali) arasıra bazı üşengeçliğinden kılamaması akla uygundur. Şu halde cüz'i terk, küfür olmayabilir. Fakât amelleri terki alışkanlık edinen, namaz kılmayı hiç hatırına getirmeyen, ömründe hiç kılmayan ve hatta kılmamaya azmetmiş bulunanların kıble ehli olduklarına (Müslüman olduklarına) nasıl hükmedebiliriz? Bu hiç namaz kılmayanların, Allah'a, Peygamber'e, Kur'an'a, ahirete, farz olan vazifelere imanı olduğuna nasıl hükmedebiliriz?

Bu izahtan sonra Rabbımızın kâfirler hakkındaki buyruğunu görelim:

- "Ey Muhammed, şüphe yok ki kâfirleri uyarsan da uyarmasan da birdir (hiç farketmez). Onlar iman etmezler."

- "Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir. Gözlerinin üzerinde de perde vardır. En büyük azap onlarındır."

- "Şüphesiz inkâr edenler ve kâfir olarak ölenler var ya, Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların lâneti işte bu kâfirlerin üzerinedir."

- "O lânet içinde ebedi kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez. Onlara mühlet de verilmez."

- "Kâfirlerin durumu, ancak çobanın bağırıp çağırmasını duyabilen ve manasını anlamayan hayvanların durumu gibidir. (Çobanın sesini duyarlar, ama dediğini anlayıp idrak etmezler.) Bu kâfirler; sağır, dilsiz ve kördürler. Bu yüzden hakkı idrak etmezler" buyurulur. (Bakara 6, 7, 161, 162, 171)

Furkan Sûresi âyet 44'de ise yine kâfirler hakkında bakınız ne buyuruluyor.

- "Yoksa sen kâfirlerin çoklarının işittiklerini veya düşündüklerini mi sanırsın? Onlar ancak hayvan gibidirler, hatta gidişatları hayvandan da aşağıdır."  

Çünkü hayvanlar kendilerine iyilik edenleri tanırlar, iyilik edenle kötülük edenleri seçerler, iyilik edenlere yaklaşır, kötülük edenlerden uzaklaşırlar, ama kâfir bütün iyilikleri, rızıkları yaratan ve ihsanda bulunan Rabbından kaçıyor. Onun için Rabbımız onlar hayvanlardan da aşağıdır buyuruyor.

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.