1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. HAZMETMEK KOLAY MI?
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

HAZMETMEK KOLAY MI?

A+A-

Hazmetmek, sindirmek, duyumsamak mıdır?

Kelimenin tam sözlük anlamını söyleyecek olursak;

Sindirmek, elde edilen başarıyı, altında ezilmeden taşımak ya da uyum sağlamaktır.

Başka taraftan hoşa gitmeyen bir davranışı, sözü karşılıksız bırakmak, içine atmak katlanmak, dayanmak, sabretmek.

Yanılmıyorsam Hacıveyiszade merhuma zevattan biri gelmiş;

--- Hoca Efendi falan zadelerde yemekte idim. Falan Hoca Efendi sizin aleyhinizde konuştu. Deyince Hacıveyiszade merhum;

--- Peki, evladım yemekte ne vardı, neler yiyip içtiniz?

--- Efendim çok mükellef sofra idi. Çorbası, etlisi, sütlüsü, tatlısı, kahvesi çayı hepsi güzeldi Hocam! Deyince. Hoca Efendi;

--- Evladım o kadar yemekleri hazmettin de niye orada konuşulanları hazmetmeyip buraya kadar getirdin! Konuşulan her şeyi taşımamak gerektiğini ifade etmiş

Böylesi laf taşıyanlara itibar etmemeliyiz. Edersek o zaman huzur rahat bulamayız.

Liseli yıllarda bizden üst sınıfta çocuk vardı. Bana ters ters bakardı. Onunla aynı sınıfta olduğum komşumun çocuğuna sordum;

--- Tevfik bu çocuk bana niye ters bakıyor. Bir durum varsa bilelim. Dedim. O da.

--- Ahmetçiğim o sana gıcık oluyormuş. Falan filan ondan ne duyduysa bana anlattı. Ben kendimi tutamadım bende onun aleyhinde konuşmaya başladım. Bizim komşu çocuğu iletken tel gibi benden duyduğunu ona, ondan duyduğunu bana getiriyormuş. Tabi bunu sonradan anladım. Bir sınıfa giderken salonda omuz vurdum. Sonra;

--- Ne oluyor? Diyerek yakasından yapıştım. Sen niye bana böyle dedin? O bana sen niye böyle dedin? Ben demedim. Sen kimden duydun? Her ikimiz de Tevfik’ten duyduk. Diyorduk. Sonra ben;

--- Gel arkadaşım biz bir birimizi kıracağımıza arada laf taşıyan, yalınayaklık, ispiyonluk yapan Tevfik’in ağzını burnunu kıralım. Demiştim. Sonra barıştık. Tevfik ikimizle de konuşamadı. Daha doğrusu konuşmaya yüzü olmadı.

Sonrasında öyle veya böyle sonradan sahip çıkamayacağımız sözler sarf etmeyeceğimizi anladık. Sarf edilmişse de hazmedeceğimizi de anladık.

Futbol takımının hocası beyanat veriyor:

Kaybetmeyi hazmetmek kazanmaktan daha zordur.

Kaybettiğimiz o gün; gösterdiğimiz saygıyla kazandığımız zaman rakiplerimizden ne beklediğimizi ortaya koymuş olduk.

Hülasa her ne duyarsak duyalım her ne durumda olursak olalım hazmetmesini bilmeliyiz. Hazmetmemiş olanların da sözüne itibar etmeyelim.

Ya peygamber efendimiz;

“Benim bildiklerimi bilseydiniz az güler, çok ağlardınız.” Hadisini hatırlayınız.

Ebu Zerr (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Ben sizin görmediğinizi görür, işitmediğinizi işitirim. Nitekim sema uğuldadı, uğuldamak da ona hak oldu. Semada dört parmak sığacak kadar boş bir yer yoktur, her tarafta Allah'a secde için alnını koymuş bir melek vardır.

Allah'a yemin olsun, benim bildiğimi siz bilse idiniz az güler, çok ağlardınız, yataklarda kadınlarla telezzüz etmezdiniz, yollara, çöllere dökülür, (belanızı defetmesi için) Allah'a yalvar yakar olurdunuz." [Ebu Zerr (radıyallâhu anh) ilâve etti:] "Keşke sökülen bir ağaç olsaydım." [Tirmizî, Zühd 9, (2313); İbnu Mâce, Zühd 19, (4190).]

Bu yazı toplam 233 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.