1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Hazreti Hadimi’nin Vefatı
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Hazreti Hadimi’nin Vefatı

A+A-
Allah Tealanın kanunu icabı her nefis ölümü tadacağına göre, irşad ehli veli de olsan âlim de olsan ecel sana da bir gün uğrayacaktır elbette! Fakat vefat etmeden onların nelere dikkat ettiklerine şöyle bir bakmak lazım.
Hadimi Hz. vefatın‘dan önce hastalığının son deminde oğullarına vasiyeti şudur: ”Vefat ettiğimde gasilim (Cenazeyi yıkayan kişi) gelinceye kadar gaslimi geciktirin. Zira gasil ve tekfin yıkama-kefenleme merasiminin, tarafından yapılması emanet ve vasiyet ettiğim zat beni gasledecektir”diyerek oğullarına tembihat da bulunmuştur.
Hz. Hadimi, hastalığından kurtulamayarak sabah namazının ilk vaktinde ruhunu teslim etmiştir. Merhumun vefatını duyan talebeleri, evine gelerek gasil merasiminin kendileri tarafından yapılması teklifinde bulunurlar. Oğulları; Babamızın gasil merasimi yapmasını, bir zat’a emanet ve vasiyet etmiş, vasiyet ettiği zat gelecek. O gelinceye kadar gaslimi geciktirin diye bize vasiyet etti. O zat gelene kadar gaslini geciktirmek mecburiyetindeyiz demişler.
Merhumun gaslini, kuşluk vaktine kadar geciktirmişler. Bu sırada gasil gelir. Merhum’u gasil ettikten sonra Konya’ya gider. Konya’da Celaleddini Rumi Hz.nin dergâhında (Mevlevi kapısı) bir süre kalıp yaşadıktan sonra Konya’da vefat eder. Hadimi’nin gasil’i; Şeyh Mehmedi Tırapzoni’nin kabri, yakın zamana kadar Mevlana türbesinin niyaz penceresi yakınında bulunup, kitabe dergâhı (Tekke mezar taşı) yazısı Mevlana yöresinde Konya’nın topraklık mahallesine çıkan yol ”merhum gasil’in tam kabri üzerine rastlaması üzerine, merhumun mezarı, türbe kabristanının başka yerine kaldırılmıştır.
HADİMİ(K.S.) KİTABE MEZARTAŞI YAZISI)
Cami’ül mecami fi ilm-usul-ül diniye Şarih-ül Tarikat’ül Muhammediye Kutb-ül-arifiin Gavsülvasilin Ebu said Muhammed-ül Hadim Ruhuna Fatiha. Tevellüd:1113-Tarihi vefatı:1176

HADİMİ(K.S.) TÜRBESİ
Hadimi’nin vefatından sonra yapılan eski türbenin yerine, merhumun torunlarından Hadim müftisi Ahmet Said Hadimlioğlu’nun önderliği ve Öğretmen Sayın Mithat ÖZAL’ın gayretiyle yeni türbe; mimari projesine göre yapılmış, beyaz mermer ile kaplanmıştır.
Mezar taşındaki “Gavselvasılin” sözünün manası, maneviyatta Allah Teâlâ’ya ulaşanların büyüğü ifadesini taşımaktadır. Hadimi, hiçbir zaman ilmine gurur duymamış daima alçak gönüllü olmuştur. Hz. Hadimi, kendisinden sonra eser bırakmanın ehemmiyetini şu veciz beytiyle ifade etmektedirler.
Kamil odur ki: her yerde koya bir eser
Eseri olmayanın yerinde yeller eser.

Hz. HADİMİ İLE ALAKALI ŞİİRLER
Hz. Hadimi, Hak aşığı, Peygamber aşığı ve ehlullah yolunun sevdalısıydı. Aşağıdaki şiirinde; Aşkı, muhabbeti, tevazuu, iki cihanda şefaatin, Efendimiz üzerine çok salâvat getirmenin lüzumunu, cehennemin dehşetini, cennet ve cemali ilahiye nasıl kavuşmanın güzelliğini anlatmaktadır. Ve daha birçok manalarından istifade ederiz düşüncesi ile şiir ve naatlarından bir bölümünü yazıyorum.

HADİMİNİN MÜNACATI
(Allaha yalvarışı) Hz. Hadiminin Naat’ ı ( HZ. Rasülümüzü medhi)
Eşittim ruh’i kudsi’den sehergah sadayı tuyu ilallah
Uyup bilmezlikle nefs’i sovne günahlar etmişim esteğfirullah
Fakirem kapına geldim şefaat ya Rasülallah,
Mukırrem suçumu bildim şefaat ya Rasülallah

Günahkârım yüzüm kara korkarım atarlar nar’a
Meğer senden ola çare şefaat ya Rasülallah
Okundu şanına levlak ki: şah’ı erselnak,
Dedi Hak sana Eğtaynak şefaat ya Rasülallah

Sen ol Sultan’ı kevneyn’sin Şefi’i dü Cihan’sın
Şefaat ya Rasülallah
Habibin cümleden ola seni medh eyledi mevla,
Makamın ahsen ala şefaat ya Rasülallah,

Nice Medh eyleye insan mürekkep çünki nisyan
Meğer senden ola ihsan şefaat yaRasülallah
Benim muhtaç serğerdan ameli tevbe denin uryan,
Meğer senden ola derman şefaat ya Rasülallah

Okudum çok tahiyyatı salât ile salevatı
Akabinde münacatı şefaat ya Rasülallah
Kat’i çoktur tahıyyatın dahi cürüm ve cenayat’ım
Kapın’a arzı hacatım şefaat ya Rasülallah

Meğerki: gel isyanım ğulam aynı noksanım
Veli’ ken ehl’i imanım şefaat ya Rasülallah
Gönül’de şevk’i derdime, mecal kalmadı terkime
Cemian aslı fer’ime şefaat ya Rasülallah

Cehennem kaynayıp taşa bilinmez ne gelir başa
Zükür, nas karındaş’a şefaat ya Rasülallah
Kerem kıl sen gel efred’a eğer hısım eğer yad’a
Hususan ehli evlad’a şefaat ya Rasülallah

Gözümüz kapladı perde, devasından kamu derde
Bize, üstad’a şakird’e ya Rasülallah
Atalar kıl garibane, bizi gönderme virane
Bütün ahbabı cirane şefaat ya Rasülallah

Kitab olup beher cana, çekerler tutuşup yana,
Umuman ehli imana şefaat ya Rasülallah
Bu raci ümmetin ahz’ı amelden nakıs etme
Meğer lütfı ola mezhar şefaat ya Rasülallah

Nazar kıl aynı nefetten Nasip eyle şefaatte,
Fakirem cümle ümmetten şefat ya Rasülallah
Kerem kıl garibane Can’ü ahbabı civana
Umuman ehli imana şefaat ya Rasülallah
Ümmetin Hadimi ahkar Âlem de nakisI ebter
Meğer lütf’a olmaz aher şefaat ya Rasulallah Yusuf ağa kitablığı 4893 kayıt Sayılı yazma”Dergi”de.
Bu yazı toplam 206 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.