1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Hazreti Ömer’i Ağlatan Günler de miyiz?
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Hazreti Ömer’i Ağlatan Günler de miyiz?

A+A-
Malum Hz Ömer efendimiz zamanında Müslümanlar öyle güçlenmişler öyle zenginleşmişler ki o dönemde dünyanın iki büyük devleti olan Persleri tarihten silmişler Bizans’ı da dize getirmişlerdi.
Fakirlik ve yoksulluktan sonra Zenginliğe ve bolluğa kavuşan iki büyük sahabenin tavırları günümüz Müslüman’ına ibret olacak nitelikte.
“Hz. Ömer bin Hattab’a, Kadisiye Savaşında alınan ganimetler getirildi. Hz. Ömer, ağlayarak ganimetleri elleriyle karıştırıyordu. Yanında bulunan Abdurrahman bin Avf: “Yâ emîra’l-Mü’minîn, bugün sevinilecek ve neşeli olunacak bir gün, sen niçin ağlıyorsun?” diye sordu. Hz. Ömer: “Evet haklısın, fakat böyle büyük servete kavuşan toplumların arasına kin ve düşmanlık girer” diye cevap verdi. Sonra şöyle duâ etti: “Allah’ım, bu malın, Ömer’i denemek için bir fitne ve tuzak olmasından Sana sığınırım.” Daha sonra şu âyeti okudu: Onlar, verdiğimiz mallarla, evlâtlarla, kendilerine yardım edip iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? (Hayır) onlar farkında değiller.” (23/Mü’minûn, 55-56) (Beyhakî, 6/358; Kenzu’l-Ummâl, 2/146)


Abdurrahman bin Avf oruçluydu. Yemek getirdiler. Yemeği görünce şöyle dedi: “Benden daha hayırlı olan Mus’ab bin Umeyr şehid olduğunda kefen olarak bir küçük aba/örtüye sarıldı. Başı örtülünce ayakları, ayakları örtülünce de başı açıkta kalıyordu. Benden daha hayırlı olan Hamza da şehid olduğunda böyle olmuştu. Daha sonra servetimiz alabildiğine çoğaldı. İyiliklerimizin karşılığını bu dünyada almaktan ve âhirete bir şey kalmamasından korkarım” dedi ve ağlamaktan yemek yiyemedi. (Buhârî; Hılye, 1/110)
Bu iki büyük sahabenin tavırları günümüz Müslüman’ı için misal teşkil etmiyor mu? Türkiye’de yıllardır güç, servet, şatafat daha çok küçük bir azınlığın elinde idi. Son yıllarda “sermayenin tabana, Anadolu’ya yayılması” şeklinde formüle edilen durum neticesinde birçok fakir insan zengin oldu. Bunların çoğunluğu da genelde “dindar muhafazakâr” çevrelerden! Pekiyi bu insanlar mensubu oldukları dinin tarihinde, bu hali yaşayan numune insanların(sahabelerin) nasıl tavır takındıklarından haberleri yok mu? Hz Ömer(ra) ve Abdurrahman b. Avf (ra) efendilerimizi üzüntüye ve endişeye sürükleyen bu imtihan günümüzde fakirlikten sonra servetle karşılaşan müminler için ne manaya geliyor?
Benim gördüğüm, bildiğim ve arkadaşların anlattıkları bazı hadiseler maalesef bu halin sonradan zengin olan kardeşlere pek hayır getirmediği yönünde. “Giyimde meydana gelen değişmeler, (marka ve pahalı elbiseler) oturulan evde meydana gelen değişmeler, (lüks semtlere taşınıp lüks evler, lüks yazlıklar edinmeler) Pahalı ve lüks araba tutkusunun başlaması,(önce kendine sonra eş ve çocuklara) ikinci eş, çocukları yurt dışına (Avrupa ve Amerika’ya) göndermeler…
İnsanlar tarihi dikkatli okusalar, Müminler, Kuranı, Hadisleri ibret gözüyle okuyup, Peygamberlerin, peygamberimizin ve sahabelerin hayatlarını örnek almak kastıyla inceleseler bu gün yaşadıklarımız hallerin tarihte çokça yaşandığını bilecekler. Kuran da, hadislerde bu hallere karşı nasıl uyarıldığımızı ibretle görecekler. Romalıların lüks yaşantısının başlarına ne belalar açtığını anlayacaklar.
Kuran- Kerim, belli bir dönem, belli bir zaman, belli bir mekan için değil, tüm zamanlara(dünya ve ahret) , tüm mekanlara ve tekmil çağlara gönderilmiş ebedi bir mesaj; Peygamber efendimiz de tüm zamanlara, tüm mekanlara ve tekmil çağlara gönderilmiş ebedi önderdir. Tabi buna inana, bunu bilene…
Bu yazı toplam 146 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum