1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. Hediyeler ve Geçen Haftadan!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

Hediyeler ve Geçen Haftadan!

A+A-
Geçen hafta şehrimizden en son Hacı kafilesinde bulunan arkadaşımız Sarraf ve son yılların inşaat sektörünün başarılı işadamı Ahmet Gündüz ve eşini cumartesi günü sabah saat 10.30’da Çumra’dan uğurladık.
Cenabı Allah sağlıcakla hac farizasını yapıp sevdiklerine kavuşmayı nasip etsin! Diyerek yolcu ettik.
Pazar günü sabah Doğanlı (Simi) Köyü eski Muhtarı Bayram Cihan’ın yeğenini düğününe katıldık.
Düğünde eski yeni kasaba muhtarları, belde belediye başkanları, il genel meclisi üyeleri ile yıllar sonra görüşme imkânımız oldu.
Evet, doksanlı yıllardan bu yana neler neler değişti değil mi?
Dinek Saray Köyümüzde adaşım Ahmet Yıldız’ın düğününe teşrif ettik. Düğünde Dinek Saray Köyü Muhtarı Sefer Yılmaz, Yenisu eski Belediye Başkanı Şahin Arı, yine eski Dinek Belediye Başkanı Hasan Uysal ile çay içtik sohbet ettik.
Apa, Apasaraycık, Dinek, Yenisu, Balçıkhisar, Doğanlı, Aydoğmuşlu hemşerimizle hasbi hal ettik.
Düğünler sonrası Kıbrıs Yaylası Civarında Alibeyhüyüklü hemşerimizle sohbet ettik.
Alibeyhüyüğü trofası ile Kıbrıs Yaylası arasında Konya Şekerin dikmiş olduğu iğde ağaçlarında iğde yolduk.
Daha ötesinde bu mevkiinin adını bile koyduk. Kıbrıs Yaylasına doğru meylinden yani yokuşundan ötürü “İĞDELİ SIRT” adını verdik.
Düğünlere hediyelerle gittik hediyelerle döndük!
Ha bu arada hediye deyince Nasrettin Hoca fıkrası ile yazımızı bitirelim mi?
“Hoca, Timur’a hediye etmek için bahçesindeki ağaçtan, en güzel ayvaları bir sepete koyup düşmüş yola. Hoca’yı üstünde bayramlık kıyafeti, kolunda sepetle görenler, merakla sormuşlar:
--- Hayırdır, Hoca, nereye gidiyorsun?
Hoca böbürlene böbürlene cevaplamış:
--- Hünkâr’a hediye götürüyorum. Bakın mübarekler ay parçası gibi. Muzibin birisi
--- Aman Hocam sen ne yapıyorsun, demiş, Timur’a hiç ayva götürülür mü? Her şeyden nem kapan bir adam. Al Hünkâr’ım, ayvayı ye mi diyeceksin?
Hoca’nın canı sıkılmış, hak vermiş. Peki, demiş:
---- Ne götüreyim o zaman?
Timur’un aşçısını tanıyan birisi:
--- İncir götür, demiş.
Hoca sepetteki ayvaları sokaktakilere dağıtıp incir almış, Timur’un huzuruna çıkmış:
--- Akşehir’in en güzel incirlerini getirdim, sıhhatinize iyi gelir, deyince, Aksak Timur Hazretleri:
--- Getir bakalım şu sepeti önüme koy, geç karşıma dikil demiş.
Hoca, memnun karşısına dikilince Timur, incirleri Hoca’ nın kafasına kafasına fırlatmaya başlamış. Bir yandan da bağırıyormuş:
--- Hiç kimse sana incirden nefret ettiğimi söylemedi mi?
İncirler kafasına geldikçe Hoca da:
--- Çok şükür Allah’ım!
deyip duruyormuş. Timur şaşırmış:
- Adama bak, demiş, üzüleceğine şükrediyor!
Hoca şükretmeye devam ederek söylenmiş:
--- Ya ayva getirseydim!
 
Bu yazı toplam 68 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.