1. YAZARLAR

  2. Mustafa ÖZYURT

  3. Helak Edici Şeyler
Mustafa ÖZYURT

Mustafa ÖZYURT

mustafa özyurt
Yazarın Tüm Yazıları >

Helak Edici Şeyler

A+A-
Büyük olsun, küçük olsun, her günah esasında Allah’a karşı yapılmış bir edepsizliktir, çizgi dışına çıkmaktır. Aynı zamanda büyüklerimizin ifadesiyle küfre doğru adım atmadır. Günahlar, büyük olsun küçük olsun müslümanınhelakını hazırlar, Allah muhafaza!
Hadimi k.s. helak edici şeylerden bahsederken, helaktan necat bulma, keffaret ve sonunda derecelere nail olmayı manidar bir şekilde şöyle sıralamaktadır:
Rasülullahs.a.v.) den uzun bir hadisi şerifin ahirinde: “Yani üç helak edici, üç kurtarıcı, üç keffaret ve üç derece vardır” buyurulmuştur.
İzah: Mühlikata gelince (helak edicilere) : 1. O, mutaâ olan pahıl, yani kendisine itaat edilen cimri ki, insanlar ona itaat eder ve pahılliğine itaat eder yani kendisinde var. Ama kendi harcayamadığı gibi başkasınında kendisine muhtaçlık yönünden boyun eğmesini ister ki bu mana da itaat demektir. Herkes onun emrine tabi olur. O ise, nefsi hevasına tabidir.
2. Kişinin kendini güzel görmesi (ucub): Yani ayıplarını unutarak kendini kâmil görmesidir. İmama Gazali r.a. Ucub’un afatı, Allahtan gelen yardıma perde olmaktır. Ve insanın helakına bundan daha sürâtli şiddetli bir şey yoktur, diye ifade etmiştir.
Hz. İsa a.s.: Ey Havariyyun! Kaç lambayı, ışığı rüzgâr söndürdü ve kaç abidiucubifsad etti” yani rüzgâr kandileri söndürdü. Ucub da abid’liği ifsat etti buyurmuştur. 3. Nefsi hevasına tabi olmaktır.
MÜNCİYYATA GELİNCE: Rıza’da ( gönlü hoş olduğu zamanlanlarda), gazap’da (öfkelendiği anlarda) adalet, ganilik (zenginlik) ve fakirlikte iktisat. Gizli ve aşikâre olanlarda Allah Teâlâ’dan haşyettir (yapacağı, işleyeceği şeylerde Allah korkusunu düşünebilmesidir).
KEFFARETLERE GELİNCE: Bir namazdan sonra diğer namazı intizar (beklemek). Soğukların şiddetli olduğu zamanlarda bile, sabahın soğuğunda kâmil abdestli olmak ve cemaata devamlılıktır.
DERECATA GELİNCE: Taam yedirmek, insanlar arasında, bildiğin veya bilmediğin kişiler arasında selamı ifşa etmek. Gece namazı kılmak. İnsanlar nevmi gaflette iken, derin uykuda iken, uyku lezzetine gark olmuş olduğu zamanda, gecenin o boşluğunda teheccüd namazını kılmaktır. O, vakit safa vaktidir. Envarıişrakınin ve rahmet yağmurunun indirildiği vakittir.
Arzu eden her Müslüman SeyyidiSadats.a.v Efendimizin bu hadisi şerifinden istidadı kadar alacaktır. Cenabı Hakk istidadımızı kuvvetlendirsin. İbniEbi’d-Dünya Hz. Ali (r.a.) dan, oda Peygamber Efendimizden:
“Benim sizin üzerinizde en çok korktuğum iki haslet vardır. Biri, nefsi hevanıza tabi olmanız, ikincisi tulu emel’dir. Tulu emel dünyada uzun kalmak ve dünyalığa dalmak, doymamak manasınadır. Çünkü heva’ya tabi olmak seni hak’tan meylettirir, değiştirir. Tulu emel ise seni dünyalı kılar” buyurduğu nakledilmiştir.
Yani nefsi hevası, insanı hakka tabi olma yerini nefse bırakmaktır. Uzun emeller peşinde koşmak ölümü unutturur ve sana dünyayı sevdirir. Seni dünyayla iç içe bırakır da, kendini kolay kolay kurtaramazsın” buyurmuştur. Hafezanallah!
İkinci bir hadisi şerif de: “Rasülullahs.a.v.; Akıllı kimse nefsine galip gelen ve ölümden sonrası için amel edendir. Aciz ise, nefsi heva’sına tabi olup ve Allahı temenni edendir” buyurmuştur. Yani hem nefsine uyacak, kendi bildiği gibi yaşayacak ve hemdeAllahı temenni edecek! Bu olacak şeymi?
Başka bir hadisi şerif de: ”Akıllı insan, nefsine galip ve halim olandır” buyurulmuştur. Yani zeki akıllı, fetanetini kullanan kimse nefsine galip gelendir. Nefsini Rabbisinin emrine mutı kılandır (uydurandır). İbadetine müdavim olandır.
Menavi, Şeyh Muhiddini Arabî’den (k.s.) “Bizim meşayihımız, sözleri ve fiilleri üzere nefislerini muhasebe ederler. Defterlerine kayd ederler. Yatsıdan sonra olduğu zaman, nefislerini ( yani kendi kendilerini ) muhasebe ederler. Defterlerini hazırlarlar. Eğer istiğfara müstehak olanlar varsa istiğfar ederler. Eğer şükredecek şeyler varsa şükrederlerdi. Ve sonra uyurlardı diye nakleder.
Bu bab da, husus da çok şey yazılabilir, ama biz burada bu muhasebeyi, Rasülullah (s.a.v.) in: “Hesaba çekilmeden nefislerinizi muhasebe ediniz” buyurduğu hadisi şerifine istinaden yapıyoruz.
Bir kimse, kendisini şehevi arzulardan men etmiyor, haramlardan kendini uzaklaştırmıyor, ondan sonra veya bununla beraber ısrarla avf ve cennet bekliyor! Tevbe ve istiğfarı da terk ediyor, aciz olan bu kimsedir diye beyan edilmiştir. (b.s.476) (Devam edecek)

 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.