1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Helal-Haram Kalmadı !..
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Helal-Haram Kalmadı !..

A+A-
Öyle bir zaman yaşıyoruz ki,
Öyle bir millet olduk ki,
İnsanın küçük dilini yutası geliyor.
Mübarek Ramazan ayını yaşıyoruz.
Ramazan ayının başlamasıyla inancımıza göre şeytanlar kilitleniyor.
Ama demek ki, şeytandan başka şeytanlarda var.
Zamanımızın şeytanlarına bir şey kar etmiyor.
Elbette bu ölçülerimin dışında kalan insanlarda özür diliyorum. Ancak bu ölçü içinde kalanlarımız çoğunlukta…
Şöyle camilere ve imanlara bakıyorum. Hemen her vaazlarında “Helal- Haram” dan bahsediyorlar.
Helal lokma- helal kazanç diyorlar.
Tabi onlar bize bunu tebliğ ediyorlar.
Peki biz ne kadar bunlara uyuyoruz?
Bilirsiniz gazetemizin zafer meydanında bir panosu var. Bu panoya halkı aydınlatmak ve halkımıza değer verdiğimiz için ilk sayfayı asıyoruz. Buradan gelip- geçen insanlar dikkatlerini çeken bir haber varsa şöyle bir göz atıyorlar.
Önceki gün Torku Konyaspor’un süper lig fikstürü çekildi. Bizde gazetecilik ve habercilik örneği sunarak ve okuyucularımıza ve Konyalı spor severlere bir jest olsun diye arkadaşlarım fikstür’ü hazırlayıp gazetemizin panosuna astık.
Zaman zaman gazetenin balkonundan dışarıya ve panoya göz atarız. Biz fikstürü herkes görsün, baksın diye astık ama, iki dakikaya bir fikstürün yerinde yeller esti.
Kızından çocuğuna, büyüğünden küçüğüne insanlar fikstürü görmek okumak için toplanıyorlar. Bu güzel bir şey. Konyaspor’un takip edildiğini, panomuza ilgi duyulduğunu gösterir. Bu bizi sevindirir.
Ne var ki, pano etrafındaki kalabalık azalınca koskoca insanlar panodaki fikstürü söküp götürdüler. Arkadaşlarım bunun üzerine tekrar tekrar çıktı alıp, panoyu yenilediler.
Buna biraz kızdım tabi ki.
Yine arkadaşlarım dediler ki,
“Abi bunda ne var? İnanın gazetenin tamamını söküp götürüyorlar.”
Yazık.
İnsanlar helal- haram, yanlış mefhumunu unutmuşlar.
Belki basit gibi görünebilir ama, bence hiçte basit değil.
Dilim yakıştıramıyorum ama, çalmada, çırpmada büyük küçük olmaz.
Suçun büyüğü, küçüğü olmaz.
Şimdi dönelim Osmanlı’ya
Tarihe baktığımızda Osmanlı evine kilit asmıyormuş.
Dükkânların kapısı kapanmadan camiye gidiliyormuş.
Birde bu güne bakalım.
Bizim ecdadımızın yaşamına bakınız, birde bugüne.
O ecdada tabi olanlar yine aynıdır ama, nasıl, hangi ecdada dahil bu insanların da izane gelmesini istiyorum.
Siz ne dersiniz?
Yazımı Ünlü Rus edebiyatçı Lev Tolstoy'dan bir söz ile bitirelim :
“ Hayat bizi resmen dört işlemle sınar. Gerçeklerle çarpar, ayrılıklarla
böler, insanlıktan çıkarır ve sonunda topla kendini der. “
Bu yazı toplam 47 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.