1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Hep Birlikte Eller Havaya: “Lailahe İllalah!
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Hep Birlikte Eller Havaya: “Lailahe İllalah!

A+A-

(Kafamız çok karışık: bir bakış açısına göre güzel işler yapılıyor, on binler peygamberi anıyor, milyonlar bu anma programlarını seyrediyor, peygamberler padişahı, gül yüzlü Muhammed (sav) gündeme oturuyor…

Başka bir görüşe göre ise, “Dinin özünden uzak işler yapılıyor, din magazinleşiyor, bu tür etkinlikler dini popüler hale getiriyor…” Çok büyük ve etkin dini cemaatler, diyanet işleri başkanlığı gibi resmi ve etkin kurumlar bu tip kutlamaları tasvip etmekle kalmıyor bizzat bu tür programları düzenliyorlar. Öte yandan da samimiyetinden ve bilgisinden şüphe etmediğimiz âlimler bu tür kutlamaların, bu şekilde yapılan anmaların dinin özüne ve amacına aykırı olduğunu savunuyor. Bizim gibi insanlar da bu tartışmalar karşısında kafası karışmış bir halde âraf’ta kalıyor. Kutlu Doğum kutlamaları bir yönü ile çok faideli, çok bereketli, diğer yanı ile ise İslam’ın özünde olmayan bir metodun içselleştirilmesi neticesini ortaya çıkarttığı için pek sakıncalı olduğu iddia ediliyor.)

Sakıncalı Diyenler Açısından Bakıldığında…

Büyük salonlarda, baloya gider gibi israf ve gösteriş içindeki beyefendilerin hanımefendilerin katıldığı, neon ışıkları altında, güçlü, yüksek sesler eşliğinde yapılan konuşmalar, okunan şiirler; sanki Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, veya Klasik Batı Müziği korosundaki sanatçıların sahnelerindeki görüntüye benzer görüntüler, hatta tıpkı bu konserlerde olduğu gibi ilahilere, türküye, şarkıya katılır gibi el çırpıp tempo tutmalar… (Arnavutluk’ta Sami Yusuf’un konseri gibi) Bu tip törenlerle bu kutlamaların yapılması çok garip!  Aynı renk ve gösterişli elbiseler giymiş, başları açık/kapalı gencecik kızların/erkeklerin büyük saz ekiplerinin eşliğinde ilahiler okuması, naatlar söylemesi bir kompleksi (batı kompleksini)ifade etmiyor mu?

Bu görüşte olanlar diyorlar ki; “Bu işin, bu kompleksin sonunun nereye varacağını size söyleyelim: 5-10 yıl sonra türbanlı kızlar arasında kutlu doğum haftası münasebeti ile yapılan  “T.T.G.Y “(Türkiye Türbanlı Güzellik Yarışması) olacaktır. Gidişat ona doğrudur.” Bu görüşte olanlar yukarıdaki fikirlere şunları da ekliyorlar: “Doğru hedefe doğru yollardan ve doğru araçlarla gidilmesi gerek. Aksi halde menzil-i maksuda varmak biraz hayal olur. Amaç Peygamberimiz (sav)i anmak, O’nu tanımak, O’nu tanıyarak O’nun ahlakıyla ahlaklanmak, O’nun yolundan giderek cenneti kazanmaksa bu iş ancak O’nun metoduyla olur ve O’nun izinden giderek gerçekleşir. Batılı tarzda, batılı metot ve batılı araçlarla İslami bir netice elde etmek biraz zor görünüyor…”

“Güzellik, İyilik, Yayılmalı” Diyenler Açısından Bakıldığında

Allah’ın (c.c) son elçisi (sav), son peygamberi (sav), peygamberlerin padişahı, kıyamette Nebilerin bile kendisinden şefaat umduğu, şairlerin kendisini övmekte aciz kaldığı, Allah’ın, ismini kendi ismi ile birlikte yazdığı (bile yazdım adını ile adını) Hz Muhammed (sav) mi, ne kadar çok tanırsak, ne kadar çok seversek, ne kadar çok anarsak o kadar sevap kazanmış oluruz. Bu sebeple haram olmamak şartı ile tüm yollar ve metotlarla bu işi gerçekleştirmeliyiz. Bu konserle olur, gül dağıtmakla olur, şiirle olur, tiyatro ile sinema ile olur fark etmez.

Bu görüşte olanların savunması şöyle; “Bizler, niyet hayır ise akıbetin hayr olacağını, amellerin niyetlere göre değer kazanacağı gerçeklerini dile getirmekle vazifeliyiz. Bu gerçekler ışığında Allah Teala’nın, yapılan çalışmaları, dökülen terleri,  verilen emekleri boşa çıkarmayacağını umuyoruz. Peygamberi sevmenin, O’nu anmanın ancak O’nun yolundan gitmekle ancak O’na tabi olmakla, sadece O’nun (SAV) ahlakıyla ahlaklanmakla olduğu hakikatini biliyoruz. Bu nedenle bu gerçeğe varmak için (haram olmamak şartı ile) her yolun mubah olduğunu düşünüyoruz..."

Sonuç olarak bende şöyle diyorum; mademki ehlisünnetiz, bu mevzuda kendisini ehil sayan ve Ehli Sünnet olduğunu söyleyen âlimlerimizin de görüş açıklaması şart. Gerek alimler, gerekse etkili ve yetkili kişiler ve kurumlar görüşlerini açıkça bildirmeli. Bildirmeli ki insanlarda buna göre vaziyet alsın. Bizler mevzuunun yetkilisi olmadığımız için ancak konuyu tartışmayı dillendiririz o kadar.

Allah (cc) cümlemizi peygamber (sav) ahlakıyla ahlâklanmaya çalışanlardan eylesin. (amin)

            

Bu yazı toplam 305 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.