1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. Her duyumunuz doğru olmayabilir, araştırın!
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

Her duyumunuz doğru olmayabilir, araştırın!

A+A-

Okulların eylül ayında açılıp açılmayacağı tartışılıyor. Her taraftan farklı görüş ve yorumlar ortaya atılıyor.

Sıradan bir vatandaş olarak müsadenizle bir kaç cümle ifade edeyim.

Virüs için daha 2 ay önceden karar verilerek okulların açılacağını ilan etmek büyük  yanlış olur. Çünkü her an değişime uğrayabilen, tam bitti derken bir yerlerde yeniden patlak veren, insan hayatını ciddi düzeyde tehdit ederek ölümle yaşam arasında bir çizgiye iten tehlikeye ilişkin yöneticilerin nasıl bir açıklama yapmasını beklersiniz ki?

Diyelim ki hükümet yetkilileri eylül ayından itibaren okulların açılacağını şimdiden duyurdu. Akabinde, tüm toplum kendini buna göre hazırlamak suretiyle planlamasını yaptı. Allah muhafaza ağustos ayında da korona belası yeniden patlama yaparak yükselişe geçti. İnsanların yaşamını tehdit eder hale geldi. İşte o anda yeniden karar değişikliğine gitmek zorunda kalırsınız.

Bu durumu ben olağan karşılarım. Sıkıntı şu; çoğunluk her konuda uzman olduğu için özellikle de muhalefet cephesinden iktidar partisine türlü yollardan sataşma ve yıkıcı eleştiri bombardımanı yağdırılmaya başlanmayacak mı?

Bu kadar ciddi bir tehdit karşısında dahi iktidara iftira etmek için türlü yollar deneyen muhalefet cephesinin, gelecek seçimlerde ki oy oranını yükseltme tasasını liste başına koymasını makul görebilir misiniz?

Bizim sıkıntımız ne biliyor musunuz?

Ne olursa olsun ötekileştirmek, dışlamak, eleştirmek, aşağılamak, küçük düşürmek, başarısızlığını beklemek gibi önüne geçilemez bir karaktere sahip muhalefet mantığına sahip tarzımız….

Bunu sadece siyasi anlamda düşünmeyin.

Onlar, her an göz önünde oldukları için daha çok dikkat çekiyorlar.

Ama, okulda, kafede, lokantada, pazarda, camide kısacası yaşamın her alanında insanımızın vazgeçilmez özelliği, kendi haklılığı konusunda ısrarlı tutuma mahkum olmasıdır.

Yıllar önce böyle huylarımız yoktu. Çünkü sosyal medya mecraı henüz zihinlerimize enjekte edilmemişti. Şimdi ki nesil çoğunlukla internetten her gördüğünü, okuduğunu doğru telakki ettiği için o fikrin yılmaz savunucusu olarak diğerlerinin karşısına çıkıyor ve ölümüne o fikri savunmayı rehber ediniyor.

Yanlış algılara sahip ketum bir topluma dönüştük.

Çoğunluğumuz, hamd-ü senalar olsun müslümanız. Ama islami konularda dahi sosyalleşme adı altında zihinlere enjekte eden çoğu dipsiz ve temelsiz fikir kargaşalarının baskın çıkışı ve daha da kötüsü toplum katmanlarının duymaktan haz aldığı dini algılarda yaralamaya yol açan görüşlerin ifade edilmesiyle kolayca taraftar kitlesi bulunabiliyor.

Ekseriyet araştırmasını doğru kaynaklardan yapmayınca garabet yapımız ortaya çıkıyor.

Sarığı başına takıp cübbeyi sırtına geçiren her kişinin kolayca kendine taraftar ya da diğer ifadeyle mürit edinebildiği bu dönemde, kişi ağızlarından çıkan her lafı yol edinip bir gün olsun Kur’an-ı Kerim’den sayfa çevirmeyen kalabalıkların aslında kurgu bir düzenin oyuncağı olduğu, dilendiği gibi çekip çevrilebildiği zamanımızın, aslında bizlere hesap gününün yaklaştığı mesajını verdiğini düşünmeliyiz.

Sahih rivayet olarak günümüze ulaşan bir hadisi şerifi sizlere aktarmamın doğru olacağı kanısındayım.

“Yahudiler yetmiş bir (71) fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Hristiyanlar yetmiş iki (72) fırkaya ayrıldılar, biri hariç diğerlerin hepsi cehenneme girer. Bu ümmet de yetmiş üç (73) fırkaya ayrılacak, biri hariç hepsi cehenneme girer.”

Şimdi sizlere bir önerim var. Ne olursa olsun ana kaynağımız her zaman Kur’an-ı Kerim’dir. Diğer güvenilir kaynağımız da Sünnettir. Bize gelen tüm konularda ilk öncelikle müracat edilecek mercii bu iki kaynaktır. Bunlardan sonra zaruret hasıl olursa icma, kıyas tercihlerine müracat edebilirsiniz.

İstirham ediyorum. Her duyduğunuzla, internetten her okuduğunuzla iman etmeden önce konuyu, asli kaynaklarımızdan teyit ediniz. Eğer birinin yardımına ihtiyaç duyarsanız bırakın TV, internet cambazlarını; ilinizin, ilçenizin müftülüğüne giderek fetva kurulundan netice alarak doğruya ulaşınız. Artık her türlü imkana sahipsiniz. Hiç kimse sizi doğruya ulaşmaktan men edemez.

Yazımın girişinde zikrettiğim korona konusundan taa nerelere geldik. Aslında hepsi aynı noktaya çıkıyor biliyorsunuz.

Alanının uzmanı olan kişilerin bilgilendirmesini dikkate alın. Oradan buradan fırlayarak şöhret olma, prim yapma derdinde olan çapulcuların boş fırıldaklarıyla kendinizi yormayın.

Değerli bir hükümetimiz var. İçine bir şekilde girebilmiş işe yaramaz olanlar çıkacaktır. Örneğin virüs tehdidinde Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca Bey’in açıklamalarından daha net bir şey var mı?

Bize düşen; tavsiye ettiklerini, önerilerini dikkatle takip ve tatbik etmektir. Maske takın deniliyorsa takılacak. Sosyal mesafe deniliyorsa uyulacak. El hijyeni tavsiye ediliyorsa tatbik edilecek. Bu hassasiyete sahip olduktan sonra toplumsal şartların seyri bizi hangi yöne sevk ederse ona göre eylül ayının, ekim ayının veya daha ilerisinin planını yapabiliriz.

Bu yazı toplam 1567 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.