1. YAZARLAR

  2. Lütfi AYHAN

  3. Her Şey Allah’ın Kontrolünde
Lütfi AYHAN

Lütfi AYHAN

Yazarın Tüm Yazıları >

Her Şey Allah’ın Kontrolünde

A+A-

Mübarek ramazan günlerinde Ümmet-i Muhammed yine huzursuz yine mahzun.  Bazı iç hadisler  ile dıştaki önemli gelişmeler ( ABD’ nin pyd ye büyük silahlı yardımı, Katara uygulanmaya başlanan ambargo, Suriye, yemen, Irak, Libya, Arakan da devam eden zulümler, Avrupa’daki terör olayları, İran’daki baskın…)  tüm İslam devletlerinin ve  Ümmet-i Muhammedin tamamının  ağzının tadını kaçırmaya devam ediyor.

Böyle zor durumlarda Dünyaya, insana, gelişen hadiselere  Kuranın /İslam’ın ve yaşanmışların albümü diyebileceğimiz tarih ilminin gözüyle bakmazsak yeis tufanı ruh okyanusumuzu savurmaya başlar.  Kendimizle, ülkemizle ve dünya ile ilgili gelişen olumlu - olumsuz gelişmelere maddeci bir gözle, güdük akıl gözlüğü ile bakarsak korkudan hiçbir şey yapamaz hale geliriz.

 “Her şey Amerika’nın elinde, gâvurlar çok güçlü, onlar ne isterse o olur. Rusya, Çin, Almanya İngiltere, İsrail… Hepsi çok güçlü, hepsi pek kudretli, bunların gücüne güç, kuvvetine kuvvet yetmez. Bundan dolayı bizlerin, devlet olarak, millet olarak bu büyük güçlere karşı yapacağımız fazla bir şey olmadığından kabuğumuza çekilmek, olaylara karışmamak, etliye sütlüye bulaşmamak eyleminden başka yapacağımız hiçbir şey yok. Evet, zulüm var ama ne yapalım gücümüz yok. Evet sömürü var, evet kan var, evet haksızlık, katliam diz boyu… Lakin bizim gücümüz bunları engellemeye yetmez.  Bu nedenle yapılacak en akıllı iş, ardımızı dönüp, ıslık çalarak oradan uzaklaşmak olmalı…” Fikri hem Kurana, hem insanlık onuruna, hem de tarih ilmine zıt bir davranıştır. İslam’ı iyi anlayan, tarihi iyi okuyan zihinler bu tez karşısında şu gerçekleri görerek bu yanlışa dur derler :

Kuranda (ki O, Allah’ımızın insanlığa gönderdiği son kitap, son ilahi mesajdır) gerçek gücün imanda olduğu bildirilir:  “ Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir. Ali İmran 139…”

İnsanlık onuru, yani fıtrat, insana, her zaman hakkın, adaletin, mazlumun, garibin yanında ol der. Bir mümin şuna inanır güç haktadır, kuvvette değildir. Haklı olan güçlüdür. 

Tarihde zaten bu görüşlerin çok sık sergilendiği bir hakikatler meydanıdır. Nerde o kudretli Çin İmparatorluğu 2123 Yıl yaşadı. Nerde o Doğu Roma İmparatorluğu ki  1058 Yıl, nerde o Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu ki  844  yıl, nerde o Osmanlı İmparatorluğu ki  624 Yıl... Yaşadılar. Hepsi de gittiler tek tek gidenler gibi. Eğer her şey madde, eğer her şey maddi güç olsaydı ne bu devletler yıkılırdı, ne firavunlar, nemrutlar, karunlar,  krallar yok olurdu. Bu teze (yani gerçek güç madde değil manadır tezine)  en büyük örnek İslam tarihinde var. Şöyle ki Peygamberimizin(sav) Medine kurduğu Medine İslam devleti hem nüfus olarak, hem toprak olarak, hem askeri, hem de  teknik güç olarak, o zamanın iki süper gücü olan Bizans ve Sasani imparatorluklarının gücü karşısında  solda sıfır kalıyordu. Lakin gelişmeler gerçek gücün parada, toprakta, askeri güçte,  ekonomik gelişmişlikte… Olmadığını, inanan ve haklı olan devletlerin, grupların daha güçlü olduğunu göstermiştir. Bu iki süper güç Peygamberimizin vefatından kısa bir süre sonra Hz Ömer devrinde dize getirilmişlerdir. İslam devleti, Sasani imparatorluğunu tamamen sona erdirmiş Bizans’ın da birçok toprağını ele geçirmiştir.   İslam tarihini şöyle bir okuyan bu gerçekleri apaçık görür.

Bu günde din aynı din,  dünya aynı dünya, hayatın kanunları aynı kanunlar… Bu yüzden günümüzdeki gelişmelere, hadiselere Kuranın /tarihin gözüyle bakarsak ne ye’se düşeriz ne de ümitsizliğe kapılırız. ABD güçlüymüş, Ortadoğu’yu dizayn edecekmiş! O güçlü değil biz manen zayıfız. Rusya Şöyle yapacakmış, çok kudretliymiş. Hayır, biz manevi yönden geriledik Rusya bundan dolayı şımarıyor.” Çin Sincan’da çok zulüm yapıyor, lakin biz zayıfız bir şey yapamayız” Hayır, Bu zalimlerin, bu cebbarların  gücü hakkın karşısında sıfır mesabesindedir. Önemli olan bizim, Peygamberimiz ve sahabeler dönemindeki imana ve  İslam’ın hayat anlayışına sahip olmamızdadır. Öyle olduğumuz gün ne ABD, ne Rusya, ne Almanya, ne Çin   karşımızda duramaz ve zulüm yapamaz. Lakin İslam dünyası Vehnle yaşadığından, İmamiyesi kopmuş tespih gibi darmadağın olduğundan, selin önündeki çer çöp gibi hayat selinin önünde savrulup gidiyor. Günümüz İslam Dünyasının gücünü, dünyanın süper güçleri ile kıyasladığımızda ( nüfus, asker, para, silah…)  Hz Ömer devrinde ki İslam devletinin durumundan çok daha iyi olduğunu görürüz. O zaman eksik olan ne? Eksik olan inancımızdaki, maneviyatımızdaki, yaşantımızdaki zayıflık, bunları tersine çevirdiğimiz gün zulüm sona erecek, kutlu asırlar tekrar avdet edecektir inşallah.

Bu yazı toplam 443 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.