1. YAZARLAR

  2. Ahmet Yıldız

  3. HERGELE denince!
Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız

Ahmet Yıldız
Yazarın Tüm Yazıları >

HERGELE denince!

A+A-
“Hergele” Farsça kökenli “har” ve “gele” den gelir.
Har: Eşek. Gele: Sürü böylece “eşek sürüsü” oluşuyor.
Anadolu’da eşek, erkek sığır, at olan sürüye verilen addır. Hergeleyi her adamı hergele çobanı yapmazlarmış. Hergele sürüsünün içersinde sığır böğürür, eşek anırır, at kişner. Her birinin kendine has yapıları vardır. Her birine ayrı bir sistem içerisinde idare edip yayması gerekir.
Herkes hergele çobanlığı yapamaz. Çünkü hergele çobanlığı yapmak zordur.
Dolayısı ile muhakkak sürüsünün karnını doyurması gerekir. Bunu maharettir.
Çünkü eşek olsun at olsun ne yük taşımaya ne de binmeye alışmamıştır. Başka deyişle bir nevi yoz sürüsüdür.
Ünlü pehlivanlardan Hergeleci İbrahim at sürüsüyle idman yaptığı söylenir.
Bunun yanında şehirlerde “ Hergele Meydanı” bulunurdu. Ankara’daki, şimdiki adı “İtfaiye Meydanı”, sonra Opera Meydanı, Cumhuriyetin ilk yıllarında eşek sürülerinin bağlı olduğu, böl olduğu bu meydana 1950-1960’lı yıllara kadar “Hergele Meydanı” derlermiş.
Düşünün şimdiki gibi otomobillerin olmadığından, en önemli taşıma aracı eşeklerdi. Öylesine eşek trafiği varmış ki, bugünün oteli diyebileceğimiz hanların alt katlarında mutlaka eşek, at ahırları bulunurmuş.
Handa yatak için ayrı fiyat, eşek ve atlara için de ayrı fiyat uygulanırmış.
Şimdi nasıl arabalar için yedek parça ajandaları varsa o zamanlar da her sokakta semer, eyere, heybe, kamçı, gem ve benzeri koşum malzemeleri satan dükkânlar vardı. Ayrıca nalbant ve nalbant malzemeleri satan dükkânlar vardır.
O yıllarda nalbantlık en revaçta bir meslektir. Hatta Devlet Kurtuluş Savaşında yeteri kadar nalbant bulunmadığı için Konya’da nalbant okulu bile açılmıştır.
Bizim şehrimizde de şimdiki Ulu Cami yanında ki Şakiroğullarının Apartmanı ve işyerinin bulunduğu yerde Hanın olduğunu hatırlıyorum.
Rahmetli Eğisteli Ali Dündar yakın zamana kadar o handa testi, küp, sırça, hasır benzeri şeyler alır satardı. Yatılan odaları dükkân ahırları da depo olarak kullanırdı.
İçeri Çumra Kasabamızdan Gökkayaların Hanı olarak anılır imiş. Gökaylardan Şakiroğullarına geçen ve bugünkü güzel Ulu Cami önüne yakışacak şekilde bina yaptılar.
Hala Bozkır’da eşeklerin bağlanabileceği belediyece yer gösterebilmektedir. Hala eskilerin tabiri ile taşağrı bölgelerde eşek, katır kullanılmaktadır. Eşek, katırların şimdiki deyişle parkı bulunmaktadır.
Farsça kökenli olan dilimize giren “hergele” sözcüğü şimdi başka manalarda kullanılmaktadır. Tecrübesiz boş, meslek edinmemiş gençlere de hergele dendiği de oluyor.
Ben Çumralıyım dolayısyla Çumra'dan çok örnek veririm, Çumra'da şimdiki sebze pazarının olduğu yerde, Cumhuriyet Lisesinin bahçesinde, Hikmet Berberoğlu parkının olduğu yerde, şimdi yıkılmakta olan ve geçit yapılacak olan Belediye Fenişleri Hizmet Garajının olduğu yerde sığır ve hergele toplandığını ala bele hatırlıyorum.
Hergele kelimesi kültürümüze girmiş bizde aslı ve ne manaya geldiği sizlerle paylaşayım istedim.
 
Bu yazı toplam 122 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.