1. YAZARLAR

  2. Mehmet Kaçar

  3. HERKESİN KENDİ YAZDIĞI KİTABI VAR!..
Mehmet Kaçar

Mehmet Kaçar

Yazarın Tüm Yazıları >

HERKESİN KENDİ YAZDIĞI KİTABI VAR!..

A+A-

İnsanoğlu, yaşamını sürdürdüğü bu dünya aleminde, bir kitap yazmadım diye düşünüp üzülmesin. Çünkü, her insan bu dünyaya geldikten sonra, akil-baliğ ve şuur yaşına eriştiği andan itibaren bir kitap yazmaya başlar. Bu kitap öyle bir kaç ayda, bir kaç yılda yazılıp bitirilen bir kitap asla değildir.
Bu kitabın son noktası, son nefeste konulan nokta ile ancak son bulur. Yani insan dünyada ki yaşadığı hayatı boyunca, yapmış olduğu hayır ve şerde, nokta nokta, virgül virgül, ilmik ilmik dokuduğu bir hayat kitabıdır bu. Ve bu kitabın ahiretteki adı ise “amel defteri” dir.
Bazıları için bu defter, sağ taraftan kendisine taktim edilir ve bu guruba girenler dünya hayatında yazmış olduğu kitabını hayırlarla doldurmayı başarmış olan insanlardır.
İnsanların bazıları da vardır ki, onlara da bu defter yani kitap sol yanlarından verilmektedir. Bu türe giren insanlar ise, dünya da ilmek ilmek dokuyup doldurduğu bu kitabın içeriğini de, şerlerle doldurup yazan insanlardır. Hayır onlar için dünyada ki iken hiç istemedikleri bir sosyal durumdur.
Bu “amel defterini” aynı zamanda bir filim senaryosuna benzetecek olursak, insan bu filmin senaryosunu hem kendi yazıyor hem de bu filmin baş rol oyuncusu olarak bu filimde kendi rol alıyor.
Bir kısım insan da kendi filminde oynarken, iyi rol üstleniyor ve ömründe zerre miktarları olan milyarlaca hayırları doldura doldura bu rolü oynamaya hak kazanıyor.
İnsanların bazıları da vardır ki, bunlar da yine dünya hayatında ki yaşamı sürecinde, nokta nokta şerlerle ördüğü ve doldurduğu bir senaryo yazıp, bu senaryoda da şerlerle tabi olduğu için kötü bir rol alarak kendi filminde kötü rol de bir baş rol oyuncusu olarak rol kesecektir.
Bir de bu senaryo kaydedilirken, senaryonun, yorulmayan, uyumayan, kağıdı kalemi bitip tükenmeyen, hata ve yanlış yapmayan yardımcı ve kerim yazıcıları(kiramen katibleri) vardır. Bu kerim yardımcılar yazıcıları da insan oğlunun, mümeyyiz yaşta başladığı kitap yazım işine, son nefesini verinceye kadar insana yardımcı olan yazıcıları dır ve aynı zamanda da bu oynadığı alemler için filimin de bu yardımcılar aynı zamanda kameramanları dır da.
İnsan oğlunun kendisi için yazdığı senaryonun mahşer ve mizan terazisinde galası yapılacaktır. Bu gala da da kendisi salon koltuğuna oturup, dünya hayatında yazdığı senaryonun baş rol oynadığı filmini seyre başlayacaktır.
Bu sinema solonunda ki temaşa anın da ise, dünya da iken yapmış olduğu hayır ve şerleri salise salise seyredecektir. Bunu seyrederken de bazen yaptığı kötülüklere üzülecek, bazen de yaptığı hayırlara sevinecektir.
En son sahnelerde veya kitabın son faslında da, yeni bir yaşam yeri olan ahiret aleminde, mahşer ve mizan da bu kitabın ve filmin son noktasını koyup, kerim yazıcıların yazdıklarını bir bir tasdik edip kendisi bu yazılanlara bizzat şahitlik edip, tastikledikden sonra ya cennetin yahutta cehennemin yoluna doğru yola revan olacaktır.
Dünya hayatımızda, kerim yazıcılara yazdırdığımız kendi kitabımızın ve kayda aldırdığımız filmin galasına girdiğimiz kapı ise “kabir alemi”dir. Kabir aleminde ki gösterim (hayırlı veya şerli yönleriyle) bize gösterildikten sonra da, kitabın alt başlıklarından biri olan ve filmin de devam eden ikinci sahnesine göre mahşer meydanında toplanmak üzere yeni bir yolculuğa başlamış oluruz. 
Bu yolculukta yine dünya aleminde kerim yazıcılara yazdırdığımız hayırlı ve şerli duruma göre yâ sıkıntılı veya da rahat bir şekilde devam eder. Mahşer meydanına geldiğimiz de, terzilerin kurulmuş olduğunu görürüz. Kerim yazıcıların yazdığı ve sahneye konulan bu filme göre, ölçüsü yüzde yüz adil olan bu terazinin kefelerinde hayır ve şer amellerimiz tartılır. Hayır amellerimiz eğer ağır gelmişse ki(kul hakları, şirk, dinden dönme/mürtet, münafıklık hariç. Çünkü bunları bizzat kullarla görüşülüp çözülecek olan hadiselerdir.) mutlu sona ulaşmak için yine kerim yardımcılar vasıtasıyla cennet yoluna, ebedi istirahatgaha doğru sorunsuz bir şekilde yola revan olursun ve sırattan da hızla geçergidersin.
Yok eğer, mizan denen ve yüzde yüz adil olan terazinin kefesinde, zerre miktarı dahi olsa şer tarafı ağır gelmişse ve Rahmanın rahmetine de mazhar olamamışsan, o zamanda yine kerim yardımcıların yardımı ile, insan için kötü son olan ve Rahman içinde adaleti gereği yaratılmış bulunan, cehenneme doğru yolculuğa çıkarsın. Dünya da müslüman olan bir kimse(dünyada ki hayatında da bir suç işlediyse, dünya hapishanesinde suçunun karşılığını çektiği üzere) cehennem hayatında şerlerin karşılığı kadar cezasını adalet gereği çekip tamamladıktan sonra yine mutlu sonla bitecek olan ebedi istirahatgahı olan cennet yolculuğuna kerim yardımcıları vasıtasıyla intikal ettirilir( bir hadisi şerifte, cehennem cezasını bitirip cehennemden çıkan bir kişiye Rabbül alemin, hadi gir cennete buyurunca insan sevinçten gülümser ve dişlerini görürsün buyurulur) ve burada ebedi olarak mutlu ve mesut tüm istek ve arzuları yerine getirilerek yaşam sürdürmeye devam eder.
Bu yaşam şekli dünyada ki gibi midir? yoksa yeni bir tarz damı dır? onu ancak ve ancak Yüce Mevlam bilir. İnsan, mutlu sona veya şerli ortama doğru gitmeyi de, sadece ve sadece kendi akıl ve iradesiyle seçer. İşte filmin ve kitabın diğer bir ana teması da budur. 
Bizim nasslardan öğrendiğimize göre cennet yurdunda günah ve şer gibi insanı eşreflikten çıkaracak kötü amellerin işlenmeyeceği ve insanın peygamberler, şehitler, gaziler, âlimler, ashabı kiram, tabiun ve etbauttabiun gibi eşref insanlarla beraber yaşamını sürdüreceği dir. Rabbim bizlere, böyle mutlu sonlar nasip eder inşaallah! “Kişi sevdiği ile beraberdir” ve mutlu sonda budur.
Fi Emanillah!..
 

Bu yazı toplam 1069 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.