1. YAZARLAR

  2. Serdar USMAN

  3. HEY MUHARREM VE MERAL! HER ŞEYİN FARKINDAYIZ
Serdar USMAN

Serdar USMAN

Serdar USMAN
Yazarın Tüm Yazıları >

HEY MUHARREM VE MERAL! HER ŞEYİN FARKINDAYIZ

A+A-

Çok önemli günlerdeyiz. Yaklaşık bir ay sonra ülkemizin geleceğine yön verecek olan bir seçime gideceğiz. 90’lı yılların artık siyasetini yeniden canlandırmak ve bizi bir sürü psikolojisiyle oradan oraya çekmek, diledikleri gibi şekillendirmek isteyen çevrelerin yaygara yüklü söylemlerini yeniden duymak halkımızı fazlasıyla germeye başladı. Bunda da cumhurbaşkanımızı alaşağı ederek yerine diledikleri gibi güdüp, çekip çevirebilecekleri birilerini oturtup senaryolarını oynama düşünceleri yatıyor. 
Adaylığı açıklandığından bu yana Muharrem İnce’yi takip ediyorum. Daha işin başında üslubuyla kavgacı yapısını ortaya koymaya başladı. Ben izlerken 2000 öncesi yılların karanlık ve istikrarsız dönemleri zihnimde canlandı. Tepemize dikilen yöneticilerin kavgaları ve her adımda krize yol açan çıkışlarını yeniden hatırladım. Ortaya öyle bir durum çıkıyor ki Muharrem İnce, Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu gibi isimler siyaset yapma konusunda hala 90’lı yılların karanlık dehlizlerine hapsolmuş ve tozlu raflara terkedilmiş olan siyasi mantığın canlanmasından medet umuyorlar.
Rakiplerinin açığını aramak ya da olabildiğince onları yererek prim sağlama çıkışlarıyla iş yapabileceklerine inanıyorlar. Kürsüde bir mikrofon buldular mı, karşılarında onları dinleyen bir grup kitle yakaladılar mı kendilerini kaybederek alabildiğince saldırı düzenine geçiyorlar.
Ortada proje yok.
Ortada vaat edilen geleceğimize aydınlık saçacak bir çabaları yok.
Boş vaatler mi? Ohoooo! Gırla gidiyor.
Halkımızın damarına hoş geleceğini düşündükleri kavgacı, saldırgan çıkışlarla kendilerine prim sağlayıp başarı yakalama gibi saçma bir düşünceye sahipler. 
Zaman dar… Yemeyip içmeyip yine vaat bombardımanlarına başladılar. Muharrem İnce, sözde cumhurbaşkanı seçildiğinde, gençlere ilk müjde olarak 19 Mayıs'ta ve 29 Ekim'de ihtiyaçlarını giderebilmeleri için 500’er lira para verecekmiş. 19 Mayıs'ta gençlik bursu, 29 Ekim'de cumhuriyet bursu. 
Zamanında Tansu Çiller’in çift anahtar vaadine bakılırsa benim kendi şahsi çabalarım dışında rabbimin lütfettiği birikim dışında bir ev ve bir arabam daha olmalıydı. Üzerinden yıllar geçti. O günden sonra üstüne bir de oğlum dünyaya geldi. Neredeyse askerlik çağına geldi. Tansu Hanımın boş vaatleri de unutuldu gitti. 
İP Genel Başkanı Meral Akşener durur mu hiç? İktidara geldikleri takdirde kuracakları Türkiye Dayanışma Fonu projesi ile ilgili olarak, "30 Nisan 2018 tarihi itibariyle borçları, bankalarca veya tüketici finansman şirketlerince yasal takibe ya da yakın takibe alınmış olan ve de borçları tahsilat şirketlerine satılmış olan 4,5 milyon vatandaşın tüketici kredisi, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarından doğan borçlarını satın alacağını ifade etmiş. Yani borçlarını sıfırlayacakmış.
Meral hanım Muharrem’le kıyaslandığında açıklamalarında biraz daha inandırıcı bir üslup takınarak vatandaşın gönlüne girmeye çalışmış. Bu ustalığını da kimlere borçlu olduğunu az çok tahmin edebiliyoruz. 
Yıllardır fukara çocuklarının eğitimi ve gelişimi yalanlarıyla memleketin dört bucağından toplanan yardımları kendi keyifleri ve paralarına para katacakları yatırımlara harcayıp, milletimizin durgularıyla oynaşanların kumpas yeteneği uygulamalarıyla zihinlere nasıl nüfuz ettiklerini unutmuş değiliz.
Karamolla dayımızda boş durur mu? Durun daha bir ayımız var. Daha ne gibi vaatler ortaya koyacak bekleyip görelim.
Dilin kemiği mi var?
Vaatleri sırala, oyları yakala…
Köprüyü geçene kadar ne yaparlarsa yapsınlar, kar sayıyorlar. 
Ama düşünemedikleri bir detay var. Saygıdeğer Devlet Bahçeli’nin yakaladığı ve çözdüğü bazı gerçekleri bilerek ya da bilmeyerek gölgelemeye çalışıyorlar. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici geri planda oynanan oyunun farkına vardı. 
Ne Bahçeli’ye ne de Destici’ye destekleri karşılığı vaat edilen bir şey olduğunu sanmıyorum. Bu liderler, oynanan kumpasın mahiyetini çözdüler. İşin içinde iş döndüğünü, sırtını YPG’ye PYD’ye dayayan birilerinin ve Amerika ile Avrupa eksenli uyduruk siyaset taktikleriyle kandırılan siyasi oluşumların kime ve neye hizmet ettiklerini gören bu liderler oyuna gelmediler. 
Ben şahsen Mustafa Destici’nin mecliste yer alabilmek düşüncesiyle hareket ettiğini hiç sanmıyorum. Gerçek benliklerinde ki vatan sevgisinin ve o vatanı diz çöktürme gayesiyle hareket edenlerin oyununu gördüler.
Vatan elden gittikten, Amerika ve Avrupa ülkelerinin oyuncağı olduktan sonra ülkeye başbakan olsan ne yazar?
Recep Tayyip Erdoğan kanalıyla karanlıklardan aydınlığa çıkışa doğru hızla yol aldığımız bu günlerde önümüze konmaya çalışılan kirli planların tutsağı olmayacağız. 
Bunca saldırı ve ülkemize karşı alınan onlarca önlemin sebebi sizce ne olabilir, hiç düşündünüz mü?
Bu batı dünyası işine geldiğinde sonuna kadar destek verdiği onca siyasi ve kumpas oluşumu karşısında, Erdoğan hareketinin önünü kesecek planlar uygulamasının sebebi sizce nedir?
Ekonomide katbekat önümüzde olan bu ülkelerin Türkiye’nin uyanışı karşısında paniklemelerinin temelinde ne olduğunu anlıyorsunuz değil mi?      
 

Bu yazı toplam 810 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.