Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI

Mustafa Uzunpostalcı
Yazarın Tüm Yazıları >

HIDRELLEZ ÜZERİNE

A+A-

Hıdrellez kelimesi Hızır ve İlyas’ın buluşmasını ifade eden, halk ağzında söylenişidir ve bu söyleyiş öteden beri yaygın bir şekilde kullanılagelmiştir. Hatta dinle hiçbir ilgisi bulunmadığı hâlde, bazı bölgelerde zaman içinde dini bir yönü varmış gibi kabul edilmiştir. Bu da ölümsüz olduğuna inanılan Hızır ile İlyas’ın buluştukları gün olarak belirlenmiştir.  

         Aslında böyle günlerin dinle ilişkilendirilmesi bu günlerde bazı fevkalâdeliklerin beklenmesinden kaynaklanmıştır. Bazı günler vardır ki, o günlerde kişinin kapalı olduğuna inandığı talih ve kısmetinin açılacağına inanılır. Bundan dolayı kendisinin böyle bir durumda olduğuna inanan kimse o günü kutlarken talih ve kısmetinin açılacağı düşüncesi ve inancına dayanır.

Bunun gibi, zenginlik uman kimse o günü zenginleşeceğine inandığı için veya o günün kendisine uğur getireceğine inanan kimse böyle bir inancının bulunduğu için kutlar.

Hıdrellezin kutlanmasının temelinde yatan da böyle bir düşüncedir. Bazı günlerden bir fevkalâdelik bekleyen ve uman kimselerden bir kısmı Hıdrellez gününde hastalıklardan kurtulacağına inanmaktadırlar. Çünkü bu günde kır çiçeklerini kaynatıp içenlerin hastalıklarından kurtulacakları inancı vardır.  

Ayrıca böyle düşünenlere göre bu günün gecesinde bütün sulara nur yağacağı inancı da bulunmaktadır. Bundan dolayı da bu gece suya girmenin her türlü hastalığa karşı iyi geleceği ve bağışıklık sağlayacağı inancı da bugünü kutlamaya sevk etmektedir.

Hızır’ın yeryüzüne inip elini dokunduğu şeylerde bereket hâsıl olacağı inancında olanlar da kutlamanın başka bir grubudur. Böyle düşünüp inananlar bu sebeple bazı yiyeceklerin ağzını açık bırakırlar. Hatta böyle inananların geleceğine inandığı kimseye mektup bile yazıp bıraktıklarından bahsedilmektedir.

Bütün bu sebeplerden veya bu sebeplerden birinden dolayı da bazı kasaba ve yerleşim yerlerinde özel olarak onların buluşacağı yer olması için belli bir bölgeyi yeşillendirme ve buraya ‘Hıdırlık’ deme alışkanlığı bile yer etmiş bulunmaktadır. Yani Hızır ile İlyas böyle yeşillik bir yerde buluşsun veya buluşacak diye böyle davranılmıştır.

Yani bir yerleşim yerinin içinde ‘Hıdırlık’ ismi bulunan bir yerin böyle olarak adlandırılması bir tesadüf değil, özel olarak hazırlanmış ve özel olarak isimlendirilmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Bilindiği gibi, günümüzde de 1 Mayıs günü ‘Bahar Bayramı’ olarak kutlanmakta ve eğer mesai günlerine rastlarsa herkes tarafından kutlansın diye okullar ve resmi daireler tatil edilmektedir. Bu da bize Türklerin böyle bir inanışa hâlen sahip bulunduklarını göstermektedir.

Gerçi bugün 1 Mayıs sadece ‘Bahar Bayramı’ olarak değil, ‘Bahar ve Emek (İşçi) Bayramı’ olarak kutlanmaktadır.

Durum böyle olsa veya böyle görünse de sanırım temelinde yatan düşünce aynıdır.

Bir Müslüman’a yakışan dininin kendisi için bayram olarak bildirdiği günleri gerçek bayram olarak yaşamak ve yaşatmaktır.

Havaların ısınması ve dağların ve ovaların yeşermesi ise mevsimin değiştiğine işaret kabul edilip artık bugünlere uygun hareket edilmesi gerektiğini de göz ardı etmemek insanın içinden gelen bir duygu olmalıdır

Bu yazı toplam 301 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.