1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hileli Boşanma Ve Müslümanlık
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hileli Boşanma Ve Müslümanlık

A+A-
Elhamdülillah Müslüman’ın.
Bu dinin gereğini belki gençliğimizi yaşarken fasılalarla sapmalar olsa da, elimizden geldiğince yerine getirmeye çalıştım.
Riya olmasın, ibadetlerimi de yapıyorum diye düşünüyorum.
Türkiye nüfusunun yüzde 99.5 u Müslüman diye söyleriz, biliriz.
Birçoğumuz ise İslam’ı Müslümanlığı dilimizle söyleriz ama, gereğini yapmadığımız gibi, sapmalarımızda çok büyüktür.
Yüce Allah bağışlayandır. Affı büyüktür. Ancak yine Yüce Yaratan, tövbe edenin günahlarını af ederim demesine rağmen bir konuya çok dikkat çekmektedir. Af edilmeyen bir şey varsa kul hakkıdır.
Burada kul hakkının ne olduğunu kategorize etmeyeceğim.
Bir konuya değinmek istiyorum.
Hileli boşanma ve bu boşanma sonrasında taraflardan birisi, ya da ikisi vefat eden ana-babasının emekli maaşını almak için bu yola başvuruyorlar.
Bizde nereden geldi ise bir söz vardır:
“Devletin malı deniz, yemeyen domuz!”
Peki düşünmek lazım. Devletin parasının içinde, malının içinde tüyü bitmemiş insanların hakları var. Buna bakan yok.
Kendilerine sorsanız Müslüman…
Ne diyelim, ben bunlara hakkımı helal etmiyorum.
Türkiye'de 22 bin kadının kocasından anlaşmalı boşandığı ortaya çıkmış. Niçin? Devletten yetim maaşı alabilmek için... Devlet de 900 lira 2 bin lira arasında değişen bu maaşları ödememek için ekip kurmuş. Bu ekipler evlere baskın yapmış, anlaşmalı boşanmaları ortaya çıkarmış...
Tabi ki, bunlar tespit edilenler. Ya edilemeyenler. Onları da siz düşünün.
Baskınlarda da ilginç diyaloglar yaşanmış. Örneğin ekiplere kapıyı açan erkek, gelenlerin denetmen olduğunu anlayınca hemen evden çıkmış. Kapıyı iki dakika sonra kadın açmış. 'Biraz önce çıkan eşiniz mi?' sorusuna kızmış. 'Hayır sevgilim. Kimi eve alacağıma siz mi karar vereceksiniz?' diye bağırmış...
Bir başka denetim anında ise balkonda erkek iç çamaşırları varmış. Kadına 'Bunlar kimin diye?' sorulduğunda 'Kardeşimin' cevabını vermiş. 'Ama siz kayıtlarda tek çocuk gözüküyorsunuz?' denilince bir şey diyememiş...
Bir başka denetimde de evin küçük çocuğuna 'Derslerini kim yaptırıyor?' diye sorulmuş. Çocuk 'Babam' deyince anlaşmalı boşanma ortaya çıkmış. Bir evin duvarında ise kadının boşandığı kocasına ait fotoğraf varmış. 'Bu ne iş?' diye sorulduğunda kadın 'Boşandık ama onu hala seviyorum. Bu nedenle fotoğrafını asıyorum' yanıtını vermiş...
Peki tüm bu olaylarda suçlu kim? Para için evlilik gibi kutsal bir kavramı yıkanlar mı? Yoksa bunu onlara yaptırmak zorunda bırakanlar mı?
Bu konuda İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı’nın yazısı dün gazetemizde yayınlandı. Merak eden bulup okusun. Yukarıdaki tespitler Türkiye ve Konya’dan…
SGK müfettiş ve denetmenlerin tespitine göre ise Konya Merkezde bu durumda yaklaşık 800 kişi tespit edildi. Bunların Allah’a havale ediyorum. Tabi ki bu kişilere ödenen paralar ecri ile tahsil için çalışmalara başlandı ve maaşları da kesildi.



 
Bu yazı toplam 60 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.