1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hoş geldin Sonbahar
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hoş geldin Sonbahar

A+A-
Her mevsimin güzelliği vardır. Sonbahar’da öyle…
Yeter ki mevsimleri sevebilmek,hayatı yaşayabilmek …
Mevsimleri aslında ayırdt etmeden severim ama, bazende beni hüznün derinligine iter ve elim ayağım bir birine karışır.
İntihar inancımıza göre günahtır. Onları savunmak adına yazmıyorum ama, neden intihar ettiklerini bilemiyoruz ki ;
Yaşadıklarını bilemiyoruz ki,

Sonbahar denilince ilk olarak "yaprakların intiharı" imgesi geliyor aklıma, ağaçtan dökülmek yerine atladıklarını farz ederek...
İşte Sonbahar’ın ilk ayı Eylül’ü yaşıyoruz. Tabiatın, doğanın sabırsızlıkla beklidiği rahmet Perşembe günü yağdı.Yer- gök, yapraklar, kurt, kuş sevindiler. Hatta öyle ki, şehirdeki birçok mezarlıkta susuzluktan kurumaya yüz tutmuş ağaçların yüzü gülde.

Eylül başladığında sanki ağaçlar gibi benden de bir şeyler dökülecek, kopup gidecekmiş gibi hissediyorum, nasıl desem, hani en çok bu mevsimde kaybedecekmişim gibi... Sarı renkler görüyorum yazarken boyadığım kelimelerde, daha doğrusu sararmak, solmak, ölmek benzeri fiilleri işliyor öznelerim... Çünkü anamı, babamı, yakınlarımı hep sonbahar’da kaybettim.
Yaz mevsiminden sonra, iç bunaltan sıcaklardan sonra, hafif bir yağmur iyi gelir bu ruh haline biliyorum, aradığım bir sonbahar yağmuru... İhtiyacım da var ama epey gecikti,
Çünkü biliyorum, yağmur damlaları da bir nevi ilhamdır, ıslandığımız an gelen...

"Yaprakların intiharı makbuldür, insanların değil..."
Hoş geldin sonbahar,yine kuru yapraklar dökülecek ağaçlardan.Tekrar doğa kuruyup bir daha ki bahar'a kadar kuruyacak dallar,ağaçlar.Oysa ne güzeldi yaz değil mi ? Sıcak günlerine, öfff, pöfff dememize rağmen..Nedense eylül ayının daha bir kasvetli havası vardır.Şarkılara konu olmuştur.Kısacası sonbahar havası bambaşkadır.Okul dönemi başlar,işyerleri daha bir kalabalık olur.
Sobalı evlerde sobalar kurulur kış hazırlıklıları başlar.Ne güzeldir kestane kokulu kış geceleri.Bağ bozumu mevsimidir sonbahar.kışın en güzel müjdecisidir.Yağmurlar suya hasret kalmış toprakları özenle sular doyurur toprağı.Besler kış sebze ve meyvelerini.Buruk aşklara konu olur sevdaları ateşler kalplerdeki kırık dökük yerleri fet eder.

Sonbahar.. İçimi ısıtan mevsim... Ruhumu, var oluşumu, nedenlerimi, sonuçlarımı sorguladığım ve kendimi okuyup yazdığım mevsim...

Yaprakların sararmasıdır sonbahar. Kırmızıdan sarıya doğru her tonunu görebilmektir caddelerde, sokaklarda. Düşen her bir yaprakta, seni üzen bir şeyin kendinden uzaklaştığını görmektir. Yerine yeşillerinin geleceğini bilmenin ümididir. Hüzünü ve ümidi aynı yerde barındıran ve hissettiren bir güzelliktir.
Yakan bir yazın ardından gelen hüzün serinliğidir sonbahar.. Ruha üflediği vakit nefesini, yeniden doğuştur belki de..
Sonbahar sevgisi... Hüzünle yıkanmaktır. Aşık olmaktır, heyecanlanmaktır, özlemdir, beklemektir. Hayal kurmaktır çoğu zaman. Derinlere dalıp sonbahar meltemiyle irkildiğin anlarda sevdiğinin sıcaklığını istemektir yanında. Derin bir ?ah' çekmektir ve her şeyi o ?ah' ile anlatıp sonbahar havasına sığdırabilmektir.
Her nefes alıp verişinde hüzünle doldurmaktır ciğerlerini.

Sonbahar sevebilmektir.
Hissetmektir.
Hem hüzünlenmek hem de gülebilmektir.
Hüznünü mutluluğa çevirebilmektir.
Hayaldir.
Umuttur.
Ümittir.
Sonbahar; aşktır aşk...

Sonbahar hüzündür diye.. insan bu yaşa gelince daha iyi anlıyor.Hüznün hep sonbahar yapraklarında , karanlık gökyüzü ve yağmur bulutlarındasaklandığını..sarı yaprakların, hışırtayan sesleriyle umutsuzlukla beraber beynimde gözlerin, yüreğimde büyük bi sevdanın kırıklıkları acıtarak yürüyorum hayallerimi rahatsız etmeden ıssız bir sonbahar sokaklarında yalnızlık..
caddelere damlayan ve tüm yalnızlıklara eşlik eden hüzünler yağıyor.. adımlarımı sayarak gidiyorum..

Bana göre Sonbahar mevsimlerin en kişiliklisi.Kafası karışık ama kendinden en ödün vermeyeni...
‘Ben böyleyim’ diyor... ‘Canınız isterse.’Sonbaharı sırf bu yüzden daha çok seviyorum ben...

Bir sonbahar daha başladı işte, sarının, kızılın, kahverenginin mevsimi...Etrafta neler oluyor farkediyorsunuz değil mi, doğada...

Daha kaç sonbaharımız kaldı acaba?Ya da yaşadığımız kaç sonbaharı istediğimiz gibi yaşadık acaba?

Belki de hiçbirimiz istediğimiz gibi yaşayamadık hiçbir sonbaharı, hayatı...
Hep ‘bir daha ki sefere’ dedik...

Hep erteledik hayatı...

Niye ertelediğimizi anlamadan, ertelemenin aptalca olduğunu sezerek, hatta hiçbir zaman o ertelediğimizi gerçekleştireceğimiz zamanın gelmeyeceğini bilerek...

Sonbahar, tüm pişmanlıkların ‘ben de burdayım, ben de burdayım’ diye insanın ruhuna üşüştüğü bir mevsim...
Bir çölün ortasında duran koca bir gemi gibi hiçbir yere gitmeden anlamsızca eskidiğimizi hatırlatıyor bize...


Kaybettiklerimizden, yapamadıklarımızdan, yapıp bir daha tekrarlayamadıklarımızdan, unuttuklarımızdan, unutamadıklarımızdan arta kalan bir hüzün...

Sonbaharın ışıkları büyütüyor o hüznü.
Kendinle göz göze geliyorsun.

Ama bu hüznün beni acıtmasını tam sevmesem de beni değiştirmesini seviyorum ben...Her yıl sorularla, hesaplaşmalarla, kendi içime ve hayata bakarak, hem aynı kalıp hem değişerek sonbahardan geçmeyi seviyorum.

Işıklar değişiyor, ben de değişiyorum her defasında...

Sabah ve akşam saatlerinde sonbaharın billur ışıkları eylülün kıvamlı aydınlığının içine sızıyor.

İnsanı üşütmese de ürperten bir serinlik var...Işıklar değişti... Kokular değişti...

Bir bakıyorsunuz gökyüzü balya balya bulutlarla kapanıyor, gri bir renk basıyor kenti...Bir sağanak patlıyor, kuruyup kavrulmuş yapraklar savruluyor rüzgarda...
Sonra hiçbir şey olmamış gibi bunaltıcı bir yaz sıcağı geliyor...
Ardından akşam yeniden ıslak bir karanlık dolaşıyor sokaklarda.
Bir süre daha sıcaklar devam edecek sanırım..
Yani ben etsin isteyenlerdenim...
Sonbaharın hüznüne sıcak bir güneşin karışması hepimize iyi gelir sanırım.
En azından bize alışmak için biraz vakit tanır...
İşte böyle.
Romantik biz Sonbahar yazısı…
Bu yazı toplam 169 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.