1. YAZARLAR

  2. Dursun Seyis

  3. Hukuk Devleti, Yargı Ve Demokrasi
Dursun Seyis

Dursun Seyis

Dursun Seyis
Yazarın Tüm Yazıları >

Hukuk Devleti, Yargı Ve Demokrasi

A+A-
Hukuk devleti mi, yargı bağımsızlığı mı, siyasi irade çoğunluk despotizmi mi var tartışmaları yapılıyor.
Şunu herkes bilmelidir ve kabul etmelidir ki, Türkiye Hukuk Devletidir. Hukuk devletinin varlığını da hükümetler ortaya koyar.
Ancak demokrasi, demokrasi diye diye, demokrasiyi yok etmek isteyenlere de Hukuk devleti müsaade etmez, etmemelidir de. Böyle olunca da kimse “Bu devlet Huku devleti değil, polis devletine yürüyüş var” diyemez. ABD’de hukuk yok mu? Teröre, polise, güvenlik güçlerine karşı mukavemet gösterenlere ABD ne yapıyor. Sonra bıkarınız herkes kendi işine baksın. ABD ‘de İdam yok mu?
Yandaş veya karşıt algısı; hukuk kurallarının uygulanmasında en büyük handikaptır.Bu aşılmalıdır. Hukuk karşısında kim olursa olsun, eşit olmalıdır. Suç işleyen cezasını çekmelidir. Fikre tamam, ama, fikrin eyleme dönüştüğünde bunun hesabını herkes vermelidir.İnsanlar; farklılıkların eşitsizlik doğurduğunu, gücü elinde olanın ayrıcalıklı olduğu, keyfiliğin haklardan yararlanmada düzensizlik meydana getirdiği bir gerçektir. İnsanlar; bazı insanların bazılarından daha ayrıcalıklı olmasını önlemek için de hukuk kurallarını, adil yargılamayı, kanun önünde eşitliği, masumiyet ilkesini, suçsuz ceza olmaz ilkesi benimsemiştir. Bunun sonucu olarak hukuk devleti kavramını benimseyerek, anayasa ve yasalarla siyasi iktidarın,muhalefetin ve sermaye sahiplerinin halk yığınlarını istismarını önlemeye çalışmışlardır. Çağın gereği; anayasal devlet, hukuk devletidir.Buna herkes uymalıdır, uydurulmalıdır.Demokrasi; ayrıcalıkların olmadığı herkesin eşit olduğu hukuk devleti varsa anlamlı sistemdir.Demokrasi; yöneticilerin halk tarafından belli süreyle seçmesi ve değiştirebilmesi iken, Hukuk devleti; kişi sınıf ve zümre ayrımcılığının olmadığı herkesin her vatandaşın doğuştan eşit haklara sahip olduğu temeline dayanır. Bunun içinde kuvvetler ayrılığı anlayışı ile yargı bağımsızlığı esas alınmıştır. Hukuka, adalete herkes saygı duymalı, ayrımcılık veya ideolojik kararlarla hukuk çalışmamalıdır.

Tarih boyunca; yargıyı istediği gibi kullanan siyasi iktidarlar, her zaman hukukta muhaliflere adalet hakkı tanımadan yeni haksızlıklar yaratmıştır. Ne adına?Din adına, ideoloji adına haksızlıklar yapılmıştır, yapılmaktadır. Demokrasi kalkanının arkasına sığınarak kimse demokrasiyi, adaleti ve hukuku yıkmaya kalkmamalıdır. Adaletin, hukukun sulandırıldığı dönemlerde kaos olmuş, kargaşa olmuş, boşluklar oluşmuş ve bunun yerini kanun dışı eylemler doldurmuştur. Hükümetler bunlara kesinlikle karşı koymalıdır ve bunun içinde halk buna destek olmalıdır.
Gücün hukukunun olduğu yerde despotizm vardır. Hukuk başka şeydir, yasa çıkartmak başka şeydir. Hukuk, yasayı belirler. Yasa, hukuku belirlemez. Bir yasa çıkarıldığında bu hukuk olmaz, yasal düzenleme olur. Genel olarak gözlenen; siyasi iktidarın yargı gücünü de kullandığı, bunun için yasal düzenlemeler yaparak yargı erkini emrine aldığı şeklindedir. Mahkemelerde olması gereken yetkiler; hukukun temel ilkelerine dayanmalıdır.HSKY kendine göre hukuk ortaya koymamalıdır. Barolar buna uymalıdır. Konya’da baro seçimi var. Kimse siyasetin gölgesinde seçim kazanmaya kalkmamalıdır.
Hukuk devletinde; kimseye olağanüstü, hukukun olması gerektiğini söylediğinin dışında yetkiler verilemez. Verildiğinde başka güç merkezleri oluşur, hukuk ortadan kalkar. Bundan da hepimiz zarar görürüz. Sıkıntıya düşeriz.Yasalar; hukukun hizmetinde olmalı. Hukuku kimse kullanmamalı.
Hukukun amacı; düzeni ve adaleti sağlamak demektir. Hiç kimseye, olağanüstü, hukukun olması gerektiğini söylediğinin dışında, yetkiler verilmemelidir. Verilirse de bunun nedeni, cumhuriyeti, devleti ve adaleti koruma adına yasal düzenlemelerle olmalıdır.Yaşanan ve yaşatılan sıkıntılar, toplumda hemen herkesi rahatsız edici bir boyuta gelmiştir. Keyfi yandaşı koruma ve kollama, muhalifi sindirme susturma, hak almadan mahrum etme anlayışı; adalet sistemini, yargı sistemini bunaltmış, yargıya olan güveni sarsmıştır. Har aramak, protosto etmek, ülkenin varlıklarını yakıp, yıkmak, yakmak değildir. Oysa yargı; güçsüzlerin sığınacağı limandır. Hak arayan ya da haksızlığa uğrayan insanlar, adaletin tarafsız ve yansız sağlanması ile rahatlamalıdır. Uygulamalardan ve sıkıntılardan ders alınmalıdır.
Şunu unutmayalım ki, güçlünün güçsüze yapacağı en büyük kötülük, adalet adına , demokrasi adına adaletsizlik yapmasıdır, demokrasinin yok edilme çalışmasıdır.
 
Bu yazı toplam 57 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.